• 484 syf.
    Yeniden merhabalar güzel kalpli insanlar! Bir bardak çay ve Zülfü Livaneli'nin ''Güneş Topla Benim İçin '' sarkısıyla selamlıyorum sizleri..

    ''Umutların arasından
    Kirpiklerin karasından
    Döşte bıçak yarasından canım
    Güneş topla benim için..''

    Romanları 40 dilde yayınlanan Ömer Zülfü Livaneli , 1946 yılında dogdu. Ankara'da Maarif Koleji'nde okudu, Stockholm'de felsefe ve müzik eğitimi gördü.
    1972 yıllında fikirlerinden dolayı askeri cezaevınde yattı, 11 yıl sürgünde yaşadı.
    Kitapları sadece Türkiye'de degil, Çin, Almanya, İspanya, Kore gibi ülkelerde de çok satanlar listesine girmiş ve Balkan Edebiyat Ödülü'nü alan bir yazardır.
    Livaneli, dünya kültür ve barışına katkılarından dolayı 1996 yıllında Paris'te UNESCO tarafından Büyükelçilikle onurlandırıldı ve Genel Direktör danışmanlığına atandı.

    Gelgelelim, bilgi dolu ve akıcılıgıyla benı etkısınde bırakan Ömer Zülfü'nün Serenad'ına...

    "Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba? İlk adet gördüğünde mi, 18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi, saçına ilk ak düşünce mi? Bence hiçbiri değil. Bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini."

    ''İnsan ancak acı çekerek olgunlaşır'' diyen dosteyevski, romandaki ana karekter olan kadının olgunlaşmasını, büyümesini yaşamış oldugu acıların kuvvetiyle ilişkilendirilebilir. Ana karakterimiz olan ''Kadın'', Türkiye'deki ataerkil toplumun , kadınlar üzerindeki tesirleri, kadınlar üzerindeki güç konumlarını, kadına olan bakış açıları ve özellikle de dul kadınlara olan tavırlarını eleştirel bir şekilde ele almıştır. Kadın-erkek ilişkileri, ebeveyn sorumlulukları, iş kurumlarının kadın üzerindeki baskılayıcı ve aşagılayıcı tavırlarını, toplumun kadın uzerındeki egemenliğini irdeleyen Ömer Zülfü aynı zamanda tarihte yaşanan acılarla dolu hikayelerı ve özellikle de bu coğrafyada yaşanan insanlık dışı olayları cesurca kaleme almış ve okuyanda derin izler bırakacak türde mürekkebi güçlü ve bilgi doludur.

    Livaneli ; Tarihte ki Struma olayını, Mavi Alay olayını, Ermeni olaylarının gerçek yüzünü göstermeye çalışıp, bu coğrafya üzerınde yaşayan insanların hangı ırktan olursa olsun herkesın derin acılar yaşadıgını ve bu yaşanmışlıkların ikdidarlar tarafından hep saklanılıp, insanları nasıl ötekileştirilip ve kendi çıkarları doğrultusunda nasıl empoze etmeye calıştıklarını aktarıyor. Evet bu coğrafyada yaşayan insanların tarıhi acılarla dolu, etnik kökeni ne olursa olsun, tarih kan ve acıyla dolu... Tarihi şekilendirenler ise toplumu olusturan bireylerden ziyade toplumlara hüküm süren iktidarlar olmuştur. Birbirine komşu olan bir Ermeni ile bir Türk arasında bır problem yoktur ama Ermeni hükümeti ile Türk Hükümeti arasında bir problem oluyor ve bu problemler toplumun her kesimine etki edıyor.

    Yeryüzünde ne çok insanlar var, gökyüzündeki yıldızlar kadar.. Yeryüzünde birbirinden kopuk ne çok insan var , gökyüzünde ki yıldızların düzeninden uzak. Yeryüzünde birbirinden habersiz ne çok insan var, gökyüzünde ki güneş ile ay 'ın uyumundan bihaber. Hayat çeşitli amaçlar peşinde çeşitli kaygılarla akıp gidiyor ve hayat bitiyor .. Güneş yerini Ay'a bırakarak bu ritüelikler devam edıp tekrarlanıyor ama ''Kimse Kimsenin Hikayesini Bilmiyor...''

    Ve siz değerli okuyucular ''Serenad''ın hikayesini kesinlikle okuyun.


    -Başka Bir Gökyüzü / Emily Dickinson -


    Daima açık ve durgun
    Farklı bir sema,

    Ve karanlığa rağmen
    Değişik bir günışığı var orada;

    Solgun ormanlar dert değil,
    Sessiz tarlalara etme aldırış,

    Yaprakları yeşil
    Bir küçük orman var yaz kış-

    Ve parlak bir bahçe var,
    Kırağı ve donun asla uğramadığı;


    Solmayan çiçeklerinin içinde
    Arıların canlı vızıltısını işitirim:

    Gel gir, bahçeme
    Yalvarırım, kardeşim!

    Schubert'in Serenade'si ile kalın...
  • 632 syf.
    ·13 günde·Beğendi·Puan vermedi
    -Selam
    Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki hiç bitmesini istemediğim bir kitap oldu benim için. Ve iyi ki okudum dediklerimden.

    Hikayemiz 10 yaşında yetim Jane Eyre’nin dayısının evinde sığıntı olarak yaşamasıyla başlıyor. Dayısı öldükten sonra evi çekip çevirme işi yengesine kalıyor ve Jane’i zor bir yaşam karşılıyor. Sonrasında katı kuralları olan yatılı okula doğru bir yolculuğa çıkıyor. Ve ilk kez tek başına kalan Jane, hayatın zorluklarıyla başa çıkmaya çalışıyor. Buradaki zorlu öğrenci hayatından mürebbiye olarak mezun oluyor. Daha sonra bir malikâne de iş buluyor ve kaldığı evin sahibine âşık oluyor. Bundan sonra Jane’i akıl almaz olaylar içine alıyor.

    Şunu söylemek istiyorum ki, beni etkileyen kesinlikle Jane’in âşkı değil, bulunduğu döneme nazaran( ki kadın hak ve özgürlüklerine çok sıcak bakılmayan bir dönemde bu özgürlüklere sahip çıkan çok nadide bir eser) o güçlü duruşu, sıfırdan ayağa kalkıp toparlanması, her karşılaştığı olumsuzluklarda yılmaması , sanata olan aşkı ve ufkunun açık olması beni öyle derinden etkiledi ki...

    Sadece âşk romanı olarak bilinmesini haksızlık sayarım kendimce, ve eklemek istiyorum ki dönemi güzelce aktardığı için tarihi roman de denilebilir.

    Ben çok sevdim, uzun soluklu ve bir o kadar da sıcacık bir kitaptı, tavsiyemdir, sevgiyle kalın.
  • 415 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Ahmet Hamdi Tanpınar… Münevver, entelektüel, aydın; okuyan, gelişen, öğrenen, merak eden. Birçok eser yazmış, birçok şiir karalamış, üzerine birçok yazı yazılmış, araştırma yapılmış. Ve bundan sonra da yapılmaya devam edilecek. Kelimeler belki Ahmet Hamdi Tanpınar’yi tarif etmeye yetmez. Kendi döneminin şartlarına rağmen, yaşadıkları olumsuzluklara rağmen yılmadan öğrenmekten vazgeçmeden bir sebat, azim timsali. Belki incelemeyi sadece onu tarif etmeye çalışasak bitiremeyiz. İşte böyle bir yazarın eseriyle mükemmel eseriyle karşınızdayım.

    Huzur… Yazarın kelime oyunu, kelimeleri eğip bükme onlara hükmetme gücü kitabın ismiyle başlıyor. Ahmet Hamdi’nin kalemini yakından tanıyanlar bilir ki onu oluşturan iki temel kavram vardır: Rüya ve Zaman… Bunların yazarın üslubunun bütünüdür. Rüyayla başlasa, zamanla bitirir; zamanla başlasa rüyayla bitirir. İşte bu onun merak ve öğrenme merakının en güçlü yönlerini gösteren aleni örneklerdir. Huzur’der eserine ama kahramanın Huzur’suzluğunu, Huzur arayışını diğer kahramanlarla ilişkilendirerek eşsiz bir eser ortaya çıkarır.

    Eser temel olarak ana karakter Mümtaz ile Nuran’ın aşk hikayesi üzerine kurularak İstanbul’un yer yer ön plana çıktığı olaylar zincirinde eser sizi kucaklıyor ve biranda olayların ortasında buluyorsunuz kendinizi.

    Mahur Beste, Huzur ve Sahnenin Dışındakiler şeklinde nehir roman özelliğine sahip eser bu serinin ikinci romanı. Zaten kitabın sonunda da Mümtaz eve gider ve merdiven basamaklarında başını ellerinin arasına alarak son kitabında bizi beklemektedir.

    Huzur’da ne vardır.. Elbette ‘huzur’ yoktu. Ahmet Hamdi kendi hayatından kesitler sunarak gerçek/ hayal çizgisini iyice çizmiş.  İlginç bir şekilde ‘Nuran’a aşık olur. İlginç çünkü evli ve çokcuk sahibi bir kadına tutkuyla bağlanır. Aşık olduğu kadının kocası Mümtaz’ın temel düşmanı olur. Nuran, Mümtaz’a güvenip güvenmeme ikirciği yaşar önce Mümtaz’a inanır ama Mümtaz’ın dağınık ruh hali Nuran’ı  Mümtaz’dan uzaklaştırmaya yeter… Elbette farklı sebebler de vardır. Okuyunca daha iyi göreceksiniz.

    Ahmet Hamdi, dünya görüşünü satır aralarına, ilmek ilmek usta bir işçilikle   işleyerek okuyucuyu bu yönüyle de büyülemeyi başarıyor.

    Mümtaz: Mümtaz’ın annesi ve babası vefat edince amcası Tahsin’in yanına gitmesiyle kendi hayat serüveni başlar ve olaylar bambaşka hale gelir. Bu hayat gerçek hayatta Ahmet H. yaşadığı hayattır.     Kelimenin tam anlamıyla Ahmet Hamdi’nin kendisidir.  Bolca okuyan, araştıran öğrenen ve yazma aşkıyla tutuşan bir aydın, entelektüel. Eserde satır aralarına sıkıştırılmış yazarın kendi fikirleri, yorumları ve dünya görüşü sıklıkla kullanılmıştır. Ağır bir yalıtılmışlık, yalnızlık; insanlardan kopuk ve kendi kabuğuna çekilmiş insan profili… Kitapta şu satırlarla örnekleyebiliriz: Dünya bensiz de mevcut. Kendi kendine mevcut. Elbette bunu çoğaltmak mümkün. “ Ben yaşamıyor muyum? Bu suali Mümtaz en yumuşak haliyle sordu.”

    O dönemin popüler konusu olan Doğu-Batı kıyaslaması Huzur’da özellikle Ahmet Hamdi’de Doğu kültürünün kapalılığı, kendini geliştirmemesi ve kabuğunu kırmaması yönüyle eleştirel ağırlıklı ele alınmaktadır. Bunu da gençlerin Tahsin gibi yaşı ilerlemiş kahramanların katkısıyla gençlere kültür aktarımı yoluyla yapıyor.  

    Ahmet Hamdi olur da RÜYA ve ZAMAN olmaz mı? Elbette olmaz. Çoğu zaman olayları başlatan rüya olurken ve günlük hayatını mahkum eden rüyalar görürken zaman bir düşman gibi onu çepeçevre kuşatır. Ahmet Hamdi’nin asla kaçamayacağı belki de kalemini var eden iki mükemmel varlık…

    Huzur’u okuyup ‘huzur’ bulmayı beklemeyin. Ama Mümtaz’ın yaşadıklarına duygudaşlık yapın. Huzur’suzluğu tadın. Kelimeler yüreğinize değsin. Ahmet Hamdi’nin usta kalemine tekarar tekrar hayranlık duyun. Kitaplığınızda Türk Edebiyatı’nın münevver insanının bu eşsisiz eserini gururla bulundurun ve ben böyle kaliteli bir yazara sahibim diyerek onur duyun.

    Kitapla kalın sağlıcakla kalın.

    Son olarak şunu da paylaşmak istiyorum Marcel Proust’u ilk kez bir dergide okumuştum. Bende merak uyandırdı. Şimdi de bu eserde duydum. Hemen alıp okumaya karar verdim.

    Kitaplar, sizleri daha güzel kitapalara çıkarsın.

       
  • 312 syf.
    ·Beğendi·8/10
    #okudumbitti️ #kitapyorum
    #mavisakız ️ 312 Sayfa

    "Sevginin, kanatlarını çırptığı sürece yanında taşıdığı ve onunla filizlenen, büyüyen, şiddetlenen bir sürü duygudan yalnızca bir tanesidir nefret. Yalnızca bir tanesi ama en güçlü olanı ve sevginin aslında yanında taşımaktan zevk aldığı ve bir bütün olmaya çalıştığı tek ve en hırçın duygu."
    .
    Herkese Merhaba
    Kitabı elime aldığımda sıradan bir aşk hikayesi diye başladığım doğrudur. Kitabın ismini gördüğümde ise neden Mavi Sakız diye çok merak etmiştim ve okumaya karar verdim. İyi ki de okumuşum dediklerim arasında bir okuma oldu. Serra hastane odasında gözlerini açtığında geriye dönük hiçbir şey hatırlamıyordu. Korkunç bir trafik kazasının ardından neden burada olduğunu, başına ne geldiğini bile bilmiyordu, üstelik hamileydi. Eve döndüklerinde bebeğini kaybetmemesi için nefes alırken bile dikkat etmesi gerekiyordu. Kitap okumayı çok seviyor ve bu süreçte bolca kitap okumayı düşünüyordu. Bir gün kapı çaldığında kim tarafından gönderildiği belli olmayan mavi bir kutu gelir. Anneannesi kutuyu Serra'ya verir. Kutudan kırmızı günlük tarzında yazılmış bir kitap çıkar. Serra kahvesini de alarak kitabı okumaya başlar. Acaba bu günlük Serra'ya neleri anlatacaktı? Yazar takıntılı bir aşka düşen kadının mücadelesini anlatırken, öte yandan arkadaşlığın, ailenin ve her insanın kendinden bir parça birşeyler bulacağı bir hikâyeyi sade ve akıcı bir dille anlatmayı başarmış. Kitabın son sayfaları yüreğimi parçaladı, ahhh Hakan... Sizde bu tür hikâyeler okumayı seviyorsanız doğru adrestesiniz. Bu kitabı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Okuyun efendim...
    #kitaptanalıntılar
    ️ "İnsan biraz iradesine sahip çikabilmeli özellikle de bir kadın"
    ️ "Duygusallık zayıflık değildir, insanlığı fazla kaçmış insanların üzgün yanıdır."
    ️ "Gözlerini kapatmazsan gerçeği yüreğinde hissedemezsin."

    Sevgi, sağlık ve kitapla kalın canlar. Unutmayalım ki her kitap bir yaşamdır.
  • 368 syf.
    ·Beğendi·8/10
    #okudumbitti️ #kitapyorum
    #gazihanosman ️ 362 Sayfa

    "Bir kuruluş hikâyesi..."
    "Hürriyet!" dedi. "Türk'ün karakteri... Tıpkı Uludağ'ın zirvelerinde uçan bir aksungur, bozkırın efendisi bir bozkurt ve rüzgârla yarışan hür bir kısrak gibi..."
    .
    Herkese Merhaba
    Bugün sizlere muhteşem bir tarih kitabı bırakıyorum. Tarih kitabı okumayı çok sevdiğimden belki de, ben kitabı tuyulerim diken diken okudum. İlk sayfalarda şehirler ve konular geçişleri biraz yorucu oldu lakin yüz sayfa sonra kitap aktı gitti. Dostluk, aşk, ihanet ve azmin iç içe geçtiği bir coğrafyayı okurken yer yer gerildim, üzüldüm en sonunda gururla kitabın kapağını kapattım.
    Kitap dört bölümden oluşuyor ve her bölüm kendi içerisinde ayrı bölümler içeriyor. Osman Gazi'nin evliliği, savaşları ve Osmanlı Devleti'nin kuruluşu. Kutlu bir günde doğan, kutlu bir çocuğun altı asra damgasını vurmuş bir imparatorluğu nasıl kurduğuna, hayatta kalma mücadelesine şahit oluyoruz. Sade bir anlatım, güçlü bir kalem ve takdire şayan bir kitap okudum. Tarih kitabı okumayı sevenler bu kitabı mutlaka okuyun efendim. Kesinlikle tavsiye ederim.
    .
    #kitaptanalıntılar
    ️"Tarih; bitmiş olan değil, başlamış olandır."
    ️"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini."
    ️"İyiliğe kötülük şer kişinin kârı, iyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin karışmış oğul.!"

    .

    Sevgi, sağlık ve kitapla kalın canlar... Sorgulatan, düşündüren ve hayatı anlamlandıran okumalarınız olsun...
  • Buck gate okumazdı.Okusaydı belanın gelmekte olduğunu, hem de sadece kendisi için değil,Puget Sound'dan San Diego'ya kadar bütün gel git sahilinde yaşayan, güçlü kaslara ve sıcak tuta kalın bir kürke sahip bütün köpekler için gelmekte olduğunu bilirdi.
  • #balacan
    @bunyaminakbulut_

    Herkese merhaba 🙋‍♀️ şiirlere doyamadım bu ara dediğim bir dönemdeyim sanırım ☺️ aslında çok yogun okuma dönemi oldugunda şiirler farklı bir pencereden soluk almamı sağlıyor.. Tabi yolunuz bir de güçlü bir kaleme ve ruha hitap eden bir yazara denk geldi mi kendinizi şanslı sayın 🙈🕯️✍️ #kemankeş kitabında da bahsettiğim gibi yazarımız o kadar donanımlı ki şiirlerinde de bunu vatan, aşk, özlem gibi çeşitli alanlara yaymasından da görebiliyorsunuz.. Şiirleri kesinlikle dolu dolu, hangi konuya değinirse değinsin okurken hissediyorsunuz.. ben yazarımızın kalemini sevdim, sizlerde okuyup şans verebilirsiniz. Ayrıca @bunyaminakbulut beyefendinin sayfasını incelediğiniz zaman göreceksiniz kültürümüze ait okçuluk, deri ve el işi kıyafetler, hayran kaldıgım el yapımı kalkanlar gibi o kadar başarılı ürünler üretilmiş ki... Sayfasını gezerken bile keyif aldım.. Üreten, kültürüne ve değerlerine sahip çıkan yazarları daha bir seviyorum iyi ki yolum denk düşmüş böyle kapsamlı bir yazara ☺️🙋‍♀️📚 yolunuz açık, okuyucunuz bol olsun ☺️📚🙋‍♀️

    Kitapla ve sevgiyle kalın ☺️📚🙋‍♀️