Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

İnsanın Yalnızlıkla Sınavı
Puan vermedi·200 syf.··
2022 42. kitabı
Açlık
Açlık
insanın varoluşsal sancılarını etkileyici bir dille anlatan bir kitap.
Knut Hamsun
Knut Hamsun
, açlık ve yoksulluğun zihinsel dünyayı nasıl altüst ettiğini etkileyici bir biçimde ortaya koyuyor. Karakterin gururu, çaresizlikle birleşip güçlü bir içsel çatışma yaratır. Modern insanın yalnızlığına ayna tutan bir eser.
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Say Yayınları · 198235,6bin okunma
Açlık
Puan vermedi·200 syf.··
2024 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2024 21:23
Gururlu bir insanın sefalet içindeki yaşamı. Başkalarına sefil olduğunu belli etmemek için açlığın azabına rağmen verilen yardımları geri çeviren, yazar olmak isteyen bir insan. Açlık hissini giderebilmek için talaş çiğneyen bir kişinin öyküsü. Bu zorluklar bize şimdi biraz uzak gelebiliyor. Ama iki ay önce sabah dolmuşla okula giderken caminin önündeki bankta soğukta battaniyesiyle uyuyan bir adam görmüştüm. Sefillik aslında her zaman var. Sadece biz görmüyoruz. O gururlu insanları görebilmek için sabah erken kalkmamız gerekir.
İnsana Dair
AçlıkKnut Hamsun · Say Yayınları · 198235,6bin okunma
Dikkat! Açken Okumayınız!
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2023 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2023 16:41
İnsana açlığı iliklerine kadar hissettiren bir kitap. Yazar önsözünde kitabı açken okumamamızı tavsiye etmiş, zira tokken bile kendinizi aç hissettirme gücüne sahip. Kitabın baş karakteri yazar olma çabasında. Gazetelere yazılar vererek geçinmeye çalışır. İş bulamadığı için de sık sık aç kalır. Zaman zaman barınma sıkıntıları da bunu takip eder. Günlerce yaşadığı açlık sonrasında yediklerini ise midesi kaldırmaz. Açlığını yatıştırmak için ağzına talaş atar, ceketinin iç cebini kemirir. Beni en çok etkileyen yer ise kasaptan köpeğime vereceğim diye bir kemik parçasını alıp tenha bir yerde ondaki et parçalarını kemirmesiydi. Yaşadığı açlık onu sık sık ölümün eşiğine getirir. Onun bu kadar aç kalmasının en büyük sebebi ise işsizlik değil gururudur. Her şeyi bu kadar gurur yapmasa bu denli aç da kalmayacaktı. Kitabın adı "Gurur ve Açlık " olsa yeridir. Kitap kısa bir süre önce okuduğum
Martin Eden
Martin Eden
kitabıyla benzerlikler taşıyor. Ancak bu kitabı okuduktan sonra görüyorum ki Martin Eden, çok daha şanslıymış.
AçlıkKnut Hamsun · Say Yayınları · 198235,6bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Knut Hamsun, yaşamının son yıllarında Nazilerin yanında yer alır. 1940'larda gazetelerde vatandaşlarının silahları bırakarak, Nazi yönetimini kabul etmesi gerektiğine dair yazılar yazar.Adolf Hitler ile tanışır, Nobel Ödülü'nü Goebbels'e sunar hatta. 1945 yılında, Nazilerle işbirliği yaptığı için tutuklanır.Bir tür tecritte yargılanmayı bekler. Yaşı ve akli dengesi nedeniyle, sadece para cezasına çarptırılır.Bir daha hiçbir şey yazmaz, yaklaşık üç yıl sonra da ölür. Açlık, Knut Hamsun'un yaşamından izler taşıyan bir roman. Romanın ana karakteri Andreas, yazardır. Yazdıklarının yayımlanması için mücadele verir.Yazarak kazandığı üç beş kuruşla zaman zaman bir otel odasında kalsa da çoğunlukla sokaklarda yaşar.Günlerce aç kalır.Yazma azmini, yazdıklarını yayımlatma umudunu kaybetmez.Elindekileri başkalarına vermekten çekinmezken, içinde bulunduğu durumdan da utanç duyar. Yoksulluk ve açlık karşısında, karakterinden taviz vermemeye çalışır.Andreas'ın açlıkla mücadelesi, sonsuzmuş gibi gelse de on günlük bir süreçtir aslında. İlginç bir kitaptı Açlık.
AçlıkKnut Hamsun · Say Yayınları · 198235,6bin okunma
7/10
·200 syf.··
2022 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 13:10
Knut Hamsun bu eserinde kendi yaşamında karşılaştığı zorlukların geçtiği dönemi anlatmaktadır. Açlığın insanı nasıl davranışlara yönlendirdiği aç bir insanın fiziksel ve ruhsal durumu hakkında etkileyici bir dille gözler önüne sermekte. Genç bir yazar olma yolunda olan romanın ana karekteri kendi geçimini sağlamak için gazete ve dergi bayilerine çeşitli yazılar yazmakta. Yazdığı yazıların bir kısmı kabul görülürken bir kısmı ise beğenilmiyor. Yazdığı yazıların karşılığında bir ücret almadığı zaman aç kalıyor eser genç yazarın açken iç dünyasında yaşananları çarpıcı bir dille anlatmakta.
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Say Yayınları · 198235,6bin okunma
10/10
·221 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2023 00:10
İlk okumada metnin sadeliği göze çarpıyor, ancak bu sonuçta kitaba müdahale etmez, ancak onu uyumlu bir şekilde tamamlıyor. Knut Hamsun, açlıktan ölen ama gururlu (bu durumda onu öldüren) yazarın zor kaderinden bahsediyor. Kitap esas olarak açlığın bir sonucu olarak istikrarsız psikolojik durumu, karakterin mantıksız eylemlerini, asalarını anlatıyor. Ayrıca kitabın sonlarına doğru o zamanların hayatı içeriden gösterildi. Tüm hikaye, insan yaşamının rastgele bir olaylar dizisi olduğu ve bir hikayemiz olmayabileceği fikriyle kısmen nüfuz etmiş gibi görünüyor. Yazarın bir insanın derin iç dünyasını ve eserini göstermesi hoşuma gitti, okumanızı tavsiye ederim.
İnsan ve Hayat
AçlıkKnut Hamsun · Say Yayınları · 198235,6bin okunma
Ortaya karışık....
Puan vermedi·200 syf.··
2026 5. kitabı
Bu kitapla ilgili ne yazayım bilemedim Beğendim desem beğendiklerime ayıp olacak Beğenmedim desem günümüzdeki saçma o kadar kitap çıkıyor ki yazara ve kitaba ayıp olacak. Aslında yazar Avrupa da ünlü bir filozof kabul ediliyor. Hitlerle bir ilişkisi olduğu ortaya çıkınca aforoz ediliyor ama bu eseri daha önceden yazılmış bir eser olarak oldukça ünlü. Açlığı, fakirliği onurlu durma isteğini ve bu arada açlıktan dolayı görülen halüsinasyonları güzel anlatmış. Hatta orda anlattığı kadınla sonradan yaşadıkları halüsinasyon mu onu bile anlamadım. Velhasıl hayatı gibi karışık bir eser yazmış.
AçlıkKnut Hamsun · Say Yayınları · 198235,6bin okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2024 284. kitabı
Knut Hamsun'un en bilinen romanı olan "Açlık" romanının bu baskısını yıllar önce okumuştum. Yazar olma hayalleri ile şehre gelen kahramanımız, bu işin hiç de kolay olmadığını kısa sürede anlar. Yazdığı yazılar, hikâyeler arada bir yayımlanır, bunlar için çok düşük telif ücretleri alan yazar, bir süre sonra yeniden açlığın pençesine düşer. Açlık ve yoksunluk duygusunu iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir eser
AçlıkKnut Hamsun · Say Yayınları · 198235,6bin okunma
10/10
·200 syf.··
2024 74. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 20:22
l Psikolojik roman türünde yazılmış eserlerin başında gelen Açlık, Knut Hamsun’un hayatından izler taşıdığından biyografik/ otobiyografik bir kitap olarak da değerlendirilir. Roman, açlığı yaşamış
İnceleme
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,6bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2022 30. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 19:03
Spoiler
Marcel Proust
Marcel Proust
'a göre; 'Kitapları kitaplara bağlı kalarak eleştirmek daha sağlıklı bir yöntemdir.' Lakin bugün yapacağım inceleme biraz daha farklı olacak. Ben Proust'cu
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma

Yazar Hakkında

Knut HamsunYazar · 21 kitap
Norveçli yazar ve 1920 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Knud Pedersen (sonradan Knut Hamsun adını almıştır), Norveç'in kuzeyinde Gudbrandsdal sınırları içinde Lom kasabasında doğmuştur. Bir terzi olan babası, kalabalık ailesini alarak, daha kuzeye, Hamsund, Hamaröy kasabasına göç etti. Yazarlıkta kullandığı Hamsun adını, babasının 1863’te yerleştiği Hamsund köyünden aldı. Çocukluğu ve genç­liği kır­­sal bölgede geçti. Hemen hemen hiç resmî eğitim gör­medi. Sekiz yaşında iken dayısının isteği üzerine annesiyle babası onu bir rahibin eğitimine verdiler. On dört yaşında, doğduğu kasabaya gidip orada bir tüccar yanında tezgahtarlık yaptı. Bir yıl sonra da Tranöy`de daha büyük bir tüccar yanında kalfalığa başladı. Tüccarın kızına aşık oldu fakat tüccar iflas edince ayrılmak zorunda kaldı. Bu sıralarda "Esrarengiz Adam" adında küçük bir aşk romanı yazdı. Bu roman, gezginlik yıllarında tanıştığı bir kitapçı tarafından bastırıldı. Buradan ayrılınca bir iki arkadaşıyla birlikte ucuz eşyalar satmaya başladılar. Kibrit, mum gibi şeyler satıyorlardı. Daha sonra ayrıldılar. Arkadaşı güneye, Knut kuzeye gitti. İş bulamayınca zanaat öğrenmek amacıyla bir ayakkabıcının yanına gitti. Bir yıl sonra daha büyük, epik bir eser kaleme aldı. Henrik Ibsen'i okumuştu, onun etkisi altında bulunuyordu. "Bir Karşılaşma" adındaki bu kitabını da, Bodö'de bir kitapçı yayımladı. Daha sonra bir aşk hikâyesi daha yazdı. Kitaplarını okuyan ailesi artık bir iş bulmanın zamanı geldi diyerek onu bir bucak müdürünün yanına yardımcı olarak verdi. Bu bucak müdürünün pek çok kitabı vardı. Björnson'un toplu eserlerini okumasına izin verilmişti. Knut bu heyecanla kitaplara sarıldı ve gözlerini bozana kadar okudu. Bu kitapların etkisiyle Knut bir kitap daha yazdı fakat yayıncılar basmaya yanaşmadılar. Knut'un bu kitapları bir yayınevinin desteği olmadan basabilmesi için bir zenginin desteği gerekiyordu. Aradığı kişiyi buldu. Erasmus Zahl adında bir tüccardı bu. Çok gence yardım etmişti. Knut ona yazar olmak istediğini söyledi. Son yazdığım hikâye diye başka bir yazarı verdi. Tüccar kâğıtlara değil yüzüne baktı Knut'un. Genç Hamsun tüccardan çıkarken cebine bin kron indirmişti bile. "Frida" adında bir köy hikâyesi ve şiirler yazmaya başladı. Hikayesini tamamlayınca bir vapur bileti alarak Kopenhaga gitti. Bir kitapçıya, sonra da Norveçli bir şaire eserlerini kabul ettirme çabaları boşa çıkınca Oslo'ya döndü. Sonra göçebe olarak uzun bir yolculuğa çıktı. Parası tükenen Hamsun tekrar aynı tüccarın yolunu tuttu. Tüccar yardımını esirgemedi. Makaleler, hikâyeler yazıyor bunları satmaya çalışıyordu. Parası tekrar tükenince aç kaldı ve bunu romanlaştırdı. Açlık romanı şöhretinin ilk basamağı oldu. Bu sıkıntılar içerisindeyken, yol yapımında iş buldu. Kum ocağında kâtiplik edecek, çekilen kumların hesabını tutacaktı. Zor değildi bu iş. Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu. Müsveddelere şiirler, makaleler karalıyordu. Zamanla bir hatip gibi konuşabildiğini keşfetti işçilerle sohbet ederken. Tanıştığı bir rahip ona konferans vermesini tavsiye etti. Bunun üzerine Gjövik şehrinde bir salon kiralandı. Konferans edebiyat alanında olacaktı. Konferansı dinlemeye sadece altı kişi geldi. Altı kişiden biri olan bir yazı işleri müdürü konferansı beğendi. Çevreye konferansı övdü. Bir sonraki konferansına da sayıları artmıştı. Bu sefer yedi kişiydiler. Anlaşılan bu yörenin edebiyatla ilgilendiği yoktu. Knut evine geri döndü. Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu. Noelde bir arkadaşı onu çiftliğine davet etti. Arkadaşının annesi Knut'u çok sevdi ve ona bir rahip olmasını öğütledi. Ama Knut'un Amerika'ya gitmek istediğini öğrenince bu aile, Knut'a yol parası dört yüz kron ödünç verdi. O da, hemen İngilizce öğrenmeye koyuldu. Ünlü yazar Björnson'a gidip ondan bir tavsiye mektubu aldı. 1882'de Knut Amerika'ya gitmişti. Amerika'da Björson'un mektubu bir işe yaramamıştı. Burada kimse onu tanımıyordu. Henry Johnson adında bir öğretmenle ahbap olup ondan İngilizce dersleri aldı. Onun kütüphanesini taradı. Özellikle Mark Twain onu etkilemişti. Önce Norveççe daha sonra da, İngilizce konferanslar hazırladı. Geceli gündüzlü çalışmalardan sonra Minesota'ya geçti ve orada muhasebe işine başladı. Arkadaşı Johnson karısıyla bir Avrupa gezisine çıkınca işler Knut'a kaldı. 1884 yazı ile güzü bu şekilde geçti. Bir açık arttırmada yüksek sesle konuşurken göğsünde bir sancı duydu. Öksürük nöbetiyle yere yığıldı. Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi. Knut birkaç ay hasta yattı. Ölürsem Norveç'te gömüleyim diyerek Norveç'e doğru yolculuğa çıktı. Ne kendisinin ne de dostlarının anlayamadıkları bir şekilde yol süresince kendiliğinden iyileşti. Deniz havası iyi gelmişti. Norveç'e döndüğünde bir gazete ile anlaştı. Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti. Çalışıyor ve yazıyordu. 1885'de Mark Twain ile ilgili bir yazısında imzası Knut Hamsund, bir matbaa hatası yüzünden Knut Hamsun şeklinde basıldı. O da düzeltmeye yanaşmadı. O tarihten itibaren ismi böyle kaldı. Norveç'te işinden ayrılınca tekrar aç kaldı. Bu açlığa bir yıl katlandı. Daha sonra bir zenginin yardımıyla tekrar Amerika'ya döndü. Amerika'da tramvaylarda biletçilik yaptı. Biletçilik işini becerememişti. Çünkü durakları aklında tutamıyordu. Kitap okumaya daldığı için yolculara haber vermiyordu. Bu yüzden işinden ayrılıp Kuzey Dakota'ya gidip tarlalarda çalıştı. 1887 sonbaharını kapsayan bu çalışmalarda cebinde biraz parayla Amerika'ya ilk geldiğinde kaldığı yerlere döndü. Artık yazmaya başlayabilirdi. Bu sürede Danimarka'ya gitti. Yazmaya azimle başladı. "Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir, Kristiania'da aç gezdiğim günlerdeydi. Tavan arasında uyanık yatıyordum. Alt katta bir saatin altıya vurduğunu duydum. Hafif aydınlanmıştı ortalık; insanlar merdivenleri inip çıkmaya başlamışlardı..." diyordu büyülenmişliğiyle. Kağıtları üst üste yığıyor sürekli yazıyordu. Ne yazdığını iyi biliyordu. Açlık romanıydı bunlar. Yazdığı kısımları Politiken gazetesi yazı işleri müdürlerinden Edvard Brandes'e götürdü. Brandes bu karşılamayı daha sonra şöyle anlatıyordu: "Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür. Düşkünlüğü elbisesinin yırtık pırtık olduğundan değildi. Ya o yüzü!. Çok uzundu müsveddeler. Kendisine geri veriyordum ki, birdenbire kelebek gözlüğü gerisinde gözlerindeki ifadeyi gördüm." Behçet Necatigil tarafından dilimize çevrilen "Göçebe" adlı kitabını ise elli yaşlarında tamamlamıştır. Üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap "Sonbahar Yıldızları" altında 1906'da, "Hüzünlü Havalar" 1909'da, "Son Mutluluk" 1912'de Göçebe'de toplanmıştır ve yazarın ağzından anlatılmıştır. Bu defa kitabında evliliğin zor temasını işlemeye yönelir. Hamsun, Göçebe adlı romanıyla 1920’de No­bel Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1930’larda ülkesindeki faşist partiye katıldı. İkinci Dünya Sava­­şı’nda Norveç’in işgali sırasında Almanları destek­ledi. Ülkesi Norveç'in işgalinden önce başladığı Nazi taraftarlığını ülkesinin işgali sırasında da devam ettirmesiyle ünü ciddi şekilde lekelenmiştir. 1943 yılında aldığı Nobel ödülünü Goebbels'e göndermiştir. Sa­­­­­­vaştan sonra Nazi taraftarlığı nedeniyle tutuklandı, ancak ileri yaşı do­­layısıyla yalnızca para cezasına çarptırıldı. Hamsun’un yalın ve çocuksu üslubu incelikle örülmüş bir düzyazı şiirini andırır. Ya­pıtlarında Rus yazarlarının, özel­lik­le de Dostoyevski’nin ruh­­sal yaklaşımı ile Amerikan ede­­biyatının etkilerini taşıyan kara mizahı birleştirmiştir. Ro­­­manlarındaki neşeli hava, in­­­­­sanın çevresini saran boşlu­ğu gizlemekten uzaktır. 20. yüz­­­­yıl ba­şında gelişen yeni-romantizmin edebiyattaki öncüsü olmuş ve romanı aşırı bir doğalcılığa kaymaktan kurtarmıştır. Ya­­­­­­­pıtları ancak ölümünden sonra ilgi görmüştür. Göçebe, Vik­­­­­tor­ya, Pan, Hüzünlü Ha­valar, İstanbul’da İki İskandinav Sey­­yah, Son Mutluluk başlıca yapıtlarıdır. 19 Şubat 1952 yılında doksan iki yaşında banyoda ölü bulundu. Cenazesi yakılmıştır.