Hacı Ağa

Sadık Hidayet
Çevirmen:
Okan Alay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 148. kitabı
Kemal Sunal'ın Kiracı filmini bilir misiniz? Hani orada ikide bir "Allah'ın bahşettiği nefesi boşa harcamayalım efendim" diyen ama hiç susmayan, cimri, paradan başka bir şeye aldırış etmeyen, her zaman nabza göre şerbet veren bir ev sahibi 'Hacı' karakteri vardır. İşte Hacı Ağa kitabı da bu 'Hacı' karakteri gibi, hemen her yerde karşımıza çıkabilen, çıkarlarına göre tekerlek gibi dönebilen, tek derdi para olan, ağzından Allah kitap düşürmeyip her türlü pislikte başı çeken, 'devrin adamı' diye nitelendirilen karakterlerin çok güzel, detaylı bir tasviri. Daha önceki alıntılarıma da bakarsanız bunu çok başarılı bir şekilde yaptığını görürsünüz. Sadık Hidayet bunu İranlı karakterler üzerinden anlatmış, fakat söylediğim gibi bizim ülkemizde de maalesef bolca bulunan, her an her yerde aramızda yürüyen insancıklar bunlar. Aslında tipik bir 'ortadoğulu parazit' tasviri de diyebiliriz. Keyifli okumalar.
1000Kitap
Hacı AğaSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınları · 20242,879 okunma
Özet
Puan vermedi·120 syf.··
2025 2. kitabı
O kadar tanıdık geldi ki bazı şeyler. Din inanç İslam neydi? Kime hizmet ediyordu. Keşke insanların kalplerindeki çirkinliği ve güzelliği apaçık görebilsek.
Hacı AğaSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınları · 20242,879 okunma
10/10
·120 syf.··
2025 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2025 00:00
Sadık Hidayet'in diğer bir romanı olan Kör Baykuş'a kıyasla bu roman daha anlaşılır tarzda yazılmış. Anlaşılırdan kastım Kör Baykuş'ta daha içe dönük, psikolojik tahlillerin olduğu, melankolik ve derin bir anlatım söz konusu. Okurken ister istemez bir durup düşünüyorsun. Ama Hacı Ağa daha akıcı bir anlatıma sahip. Konusuna gelince; Hacı lakaplı bir adamın hayatı üzerinden eleştirilerin yapıldığı hatta yer yer göndermelerin olduğu bir kitap. Dinin insanlar üzerindeki etkisi kullanılarak kendine pay çıkarma, makam ve mevkide yükselme konu ediliyor. Hacı Ağa aslında sanıldığı gibi dini bütün bir adam değil. Üçkağıtçılık, yalan, hile ve türlü düzenbazlıklarla kendisini bulunduğu bölgede hatırı sayılır bir kişi gibi göstermeyi başarmış biri. Aklı fikri yemekte ve uçkurunda olan dindarmış gibi gözüküp her türlü günaha gözü kapalı atlayan iğrenç herifin teki. Birden fazla karısı olmasına rağmen siga evliliği yaptığı başka kadınlar da bulunuyor evinde. 80'li yaşlarında beli bükük dolanmasına rağmen hala daha dünyalık peşinde koşup, nereden çalsam kardır diyen kendi nefsine bol keseden olup ev halkına zırnık koklatmayan bir bunak. Gelen konuklarının dünyaya bakış açısı, siyasi görüşü neyse ona göre konuşan rüzgar nereden eserse oraya yönelen bir fırıldak. Yalakalıkta bir dünya markası. Hırsızlıkta tam bir başrol. Bu konuma gelmesi ise halkın tamamen cehaletinden beslenerek süregelmiş bir durum. Kurduğu düzen bozulmasın diye gözünü budaktan sakınmayacak biri. Kısacası bugün din kisvesi altında halk nasıl sömürülüyorsa o dönemde de aynı şekilde sömürülmüş. Bu şekilde devam ederse gelecekte de pek farklı olmayacak bir düzen söz konusu. Okurunu çileden çıkartacak, gerçekliği rahatsız edici diyebileceğim bir kitaptı. Sadık Hidayet'in her kitabından sonra bir otel odasında intihar
2024 Okuma Raporları
Hacı AğaSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınları · 20242,879 okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi
Hacı Ağa, Kör Baykuş ve Aylak Köpek’ten sonra okuduğum üçüncü Sadık Hidayet kitabı. Modern İran edebiyatının kurucularından olan Sadık Hidayet, bu kitabında her toplumda ve her dönemde görülebilecek “devrin adamı” tiplemesini çok başarılı bir şekilde tasvir ediyor. Öyle ki kitabı bitirdikten sonra okurun muhayyilesinde “beyaz sakallı, gür kaşlarının altında kurnazlık akan gözleri, başında şapkası, geniş pantolon ve yakalı gömleğiyle bir köşede oturan, kirli altın dişleri ile konuşurken etrafa tükürükler saçan bir zat” belirir. Eserde 1930 ve 1940’larda İran’daki sosyal, siyasal,ekonomik ve kültürel yapıyı eleştirel bir dille yansıtır Sadık Hidayet. Hacı Ağa (asıl adıyla Ebu Turab) eve alınacak yiyeceğin bile hesabını yapan hasis, siyasetçilerin peşinde koşan, altı karısını boşamış, dört karısının başını yemiş, halen yedi karısıyla yaşayan, “parayı hangi yolla bulursan bul mübahtır” diyen, korkunç ağrılar çekerken bile düzenbazlık peşinde koşan, yeri geldiğinde demokratik, yeri geldiğinde milliyetçi , yeri geldiğinde Hitler yanlısı olan, akla gelebilecek her türlü kurnazlığı yaparak çıkar sağlamaya çalışan, ailesinin tabiriyle “ yaşlı bir çakal”dır. Hacı Ağa’nın ameliyatında narkozun etkisiyle gördüğü halüsinasyonlar kitabın nükteli kısımları diyebilirim. Bunun yanında kitabın çevirmeni yazar, şair, akademisyen @okanalay ‘ın dipnotları okura büyük bir okuma kolaylığı sağlıyor. Dipnotlardaki İran tarihi ve kültürüne ait bilgiler, kişi, yer ve kavramlar metnin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor.
Roman
Hacı AğaSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınları · 20242,879 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2025 80. kitabı
Emniyet içinde özel bir birimi, intihar vakalarına karşı görev alan müzakere timini anlatacağız şimdi... İstanbul Boğazı'nda görev yapan 24 kişilik müzakere timi, 3 yılda 645 kişiyi intihardan vazgeçirdi.
Hacı AğaSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınları · 20242,879 okunma
Doğu'nun Yobaz Harpagon'u
Puan vermedi·120 syf.·
2026 11. kitabı
Yıllar önce Reşat Nuri Güntekin tarafından yazılan Yeşil Gece ve Moliere tarafından yazılan Cimri adlı kitapları okumuştum. Aslında Cimri bir tiyatro eseriydi. Sonraki zamanda bu eseri tiyatro sahnesinde izleme fırsatı bulmuştum. Hacı Ağa bahsettiğim bu iki eserden de izler taşıyor. Esere ismini de veren Hacı Ağa, Yeşil Gece'nin hocaları gibi yobaz ve Cimri'nin Harpagon'u kadar da cimri. Kendisi bir bakıma "Doğu'nun Yobaz Harpagon'u" yani. Hacı Ağa günümüzde bile çevrenizde görebileceğiniz bir tip aslında. Her devirde işlerini aksatmadan yürütebilen bu tiplerin topluma faydadan çok zarar verdiği aşikar. Fakat işin ironik tarafı her ne kadar topluma üstü kapalı zararları olsa da bu tiplerin toplum tarafından seviliyor oluşu. Hacı Ağa'nın huzurunda ziyaretçileri hiç eksik olmuyor. Hepsi de ona görünüşte hürmet ediyor. O da nabza göre şerbet verip işlerini çözüyor. Huzura çıkan karakterlere baktığımızda Şair Munadilhak hariç hepsi makyavelist. Tabii bunların önünde bayrak tutan kişi de Hacı Ağa. Hedefe ulaşmak için her türlü yolu mübah görüyor. Dini, amaçlarına araç edip kendi deyişiyle toplumu sağmal ineği misali sağıyor. Çünkü onun gibileri ancak bu şekilde hayatta kalabiliyor. "İnsanlar aç, muhtaç, cahil ve hurafelere inanırsa bize itaat ederler...Bu yüzden buradaki insanların ilerlemesine engel olmalıyız ki dünya istediğimiz gibi dönsün, aksi halde sokaktaki çöpçü oluruz...Vazifemiz halkı ahmak bırakmak...Toplum bizim sağmal ineğimiz ve dünya bizden yana dönüyor. Bırakın böyle devam etsin...Bizim göğsüne zincir vurup kendini bıçakla yaralayan, kolayca inanan mutaasıp insanlara ihtiyacımız var, dindar müslümanlara değil. Öyle bir şey yapmalıyız ki köylüsü de çiftçisi de kendini sana, bana muhtaç bilmeli ve şükretmeli. Amacımıza ulaşmamız için onlar hasta, aç,
Hacı AğaSadık Hidayet · Kırmızı Kedi Yayınları · 20242,879 okunma
Dünyanın düzeni bu; biri açlıktan ölür, biri tokluktan çatlar!
9/10
·144 syf.··
2023 138. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2023 10:27
Kör Baykuş'u bilir misiniz? Birçoğumuzun yazarla tanışma kitabı. Onunla tanıdık, onunla benimsedik Sadık Hidayet'i. Ruh hali, melankolisi, ölüme bakışı etkisi altına alır bizi. Bir süre o etkiden çıkmak zor gelir insana. Zira yaşamadığı bir duyguyu anlatmamıştır Hidayet. Kendisi de intihar ederek hayatla vedalaşmış, aslında kendi yürüdüğü yolu kaleme almıştır. İran edebiyatının dünyaya açılan kapısı... Yaşadığı coğrafyaya göre kendini geliştirmiş, resim sanatıyla uğraşan, Berthoven ve Çaykovski dinleyen bir isim. Hikayeleri de oldukça başarılı. Geçtiğimiz günlerde Aylak Köpek kitabını ilgiyle okumuş ve yeni bir kitabını daha okumak üzere veda etmiştim esere. Nitelikli yazarlar ele aldığı her konuyu derinlemesine işlemeyi başarıyorlar. Ölüm de olsa, zulüm de olsa... Hacı Ağa Zübük kitabını okumuş ya da filmini izlemiş miydiniz? Orada bir İbrahim Zübükzade vardı. Hatta rolü Kemal Sunal canlandırıyordu. Dönemin toplum ve siyasetini ele alan bir yapıttı. Hacı Ağa'yı okurken sık sık geldi aklıma. İran toplumunun Hacı Ağa karakteri üzerinden eleştirisi... Bir "Ali Şan" tiplemesi Hacı Ağa: Üç kağıtçı, paragöz, çıkarcı... Tüm bunlara rağmen kendisini yardımsever, cömert, mübarek görüyor ve içten içe diğer tarafta ödüllendirileceğini düşünüyor. Hani Aziz Nesin'in soyadının bir hikâyesi vardır: "Dünyanın en cimrileri 'Eli açık', dünyanın en korkakları 'Yürekli', dünyanın en tembelleri 'Çalışkan' gibi soyadları aldılar. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime 'Nesin' soyadını aldım." Hacı Ağa'nın da Hacı unvanını alması bundan olsa gerek... 1940'lı yılların İran'ında geçiyor eser. O coğrafyadaki kadına ve çocuğa bakış açısını net olarak görebiliyoruz. Hem kadınlar hem çocuklar ikinci
Edebiyat
Hacı AğaSadık Hidayet · Salt Okur Yayınları · 20202,879 okunma
her devrin adamı..:
10/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mart 2023 23:25
“Zamanımız böylelerine hayran işte, böyle günün türküsünü çağıranlara!” Hamlet - William Shakespeare Karşınızda Hacı Aga: olmaz olasıca dedirten türden bir garip efendi… Kimin kağnısı gıcırdıyorsa yükünü oraya yükleyen, kimin sazı çalıyorsa onun türküsünü çığıran bir efendi… İran siyasi hayatında vuku bulmuş tüm olaylardan zerre yara bere almadan sıyrılıvermiş. Bir film vardı: A Man of the All Season… olayımızın kahramanı Utopia kitabından hatırladığımız Thomas More … Filmde kralın fermanını kabul etmeyen More, gazaptan nasibini alıp idama mahkum ediliyordu. Düşününce, kralın kişisel danışmanlığına kadar yükseltilmiş bir şahsiyet, neden böyle bir riske girsin diye sormadan edemiyor insan. Zaten filmin adı da buradan mülhem olsa gerek: dönem ne olursa olsun kendi duruşunu koruduğu için onu Thomas More yapan şey tam olarak buydu. Şimdi Hacı Aga ‘yı bu yapan şeyi varın siz hayal edin diyebiliyorum sadece. Halk çok düşünmesin ki o ve onun gibilerin borusu ebediyete kadar üfürülsün. Babasından devraldığı bu debdebeli yumağı o da evladına sağ salimen bırakabilsin. Din mi, pazarlansın bezirganlarda en safsatalı hâli ile… Şah yanlısıyla şaha methiye düzülsün, özgürlükçü ile aynı şah yerin dibine geçirilsin. Yeter ki bu çark, bu düzen hiç bozulmasın… Namus ve ahlak şövalyesi(!) her devirde adam olamasa da her devrin adamı Hacı Aga… Bir gün onun da karşısına bir Öğretmen Kemal çıkıp, “sen susacaksın yobaz! ben oldukça sen susacaksın… ben senin kaderinim; baş kaldırdıkça karşına çıkacağım, ezeceğim…” der mi acep..?
Edebiyat
Hacı AgaSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20172,879 okunma
Sadık hidayet- Hacı aga
9/10
·105 syf.·
2024 1. kitabı
Sadık hidayet ile tanışmam çoğu kişide olduğu gibi benimde kör baykuş sayesinde oldu. Ama devamının geleceğini biliyordum. Uzun bir aradan sonra bu kitabı okumaya karar verdim ve hiçte pişman değilim. Çok güzel bir anlatım çok güzel bir dil. Ve anlatılanların tarihte kalmadığını görmek beni üzdü açıkçası. Hacı ağa; dini ve ahlaki ilkeleri kendi çıkarları doğrultusunda kullanan, din kisvesi altında eski gelenekleri din olarak insanlara peşkeş çeken bağnaz para kölesi olmuş bir insan. Paranın nereden geldiğinin önemi yoktur onun için. Kısacık bir kitapla bunu derinlemesine inceleyen bu kitabı çok severek okudum. Kalemini sevdiğim bir yazarın sevdiğim bir kitabı oldu.
Edebiyat
Hacı AgaSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20172,879 okunma
9/10
·105 syf.··
2018 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2018 21:49
Sadık Hidayet; "Hiç kimse intihara karar vermez. İntihar bazılarına mahsustur. Onların yaradılışında vardır. Herkesin yazgısı alnına yazılmıştır. İntihar da bazı kimselerle birlikte doğmuştur. Ben, yaşamı sürekli alaya aldım. Dünya, tüm insanlar; gözümde bir oyuncak, bir rezillik, boş ve anlamsız bir şeydir. Uyumak, bir daha uyanmamak istiyorum. Rüya da görmek istemiyorum." diyerek Paris'te günlerce hava gazlı bir apartman aramış ve 9 Nisan 1951'de dairesine kapanıp bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açıp intihar etmiştir. Aslen İranlıdır; fakat kitapları İran'da yasaklıdır. Varlıklı bir ailenin çocuğu olmasına rağmen alçak gönüllü bir yaşamı tercih etmiş ve melankolik yazılar yazmaktan hiçbir zaman uzak duramamış. Kendisini Kör Baykuş isimli şahane eseriyle tanımıştım. Şimdi ise ikinci kitabını okudum ve bu kitabını da oldukça beğendim. Hacı Aga isimli bu kitap, yazarın topluma bir eleştirisi olarak görülebilir. Yazar, birçok toplumsal konuda fikirlerini ortaya koymuş ve eleştirilerini korkusuzca dile getirmiş. Benim Sadık Hidayet'te en sevdiğim özellik korkusuz olması oldu. Çünkü İran gibi baskı rejimlerinin sıkça görüldüğü ve toplum baskısının bir hayli fazla olduğu bir coğrafya içerisinde doğru bildiklerini söylemekten asla kaçınmamış ve doğru bildikleri doğrultusunda hayata gözlerini yummuştur. Kendisini severiz sevmeyiz; ama saygı göstermek zorundayız. Hacı Aga ise, 1945 yılında yazılmış; ama hala günümüze ışık tutmakta. Keşke Hacı Aga'lar Sadık Hidayet'in öyküsünde kalsaydı ve 1946 senesine geçemeselerdi. Ancak ne yazık ki, Hacı Aga'lar her devirde vardı ve korkarım halk boyun eğdikçe var olmaya da devam edecekler. Bildiğim bir şey var ki, biz onlara dur demediğimiz sürece onlar bize çobanlık yapmaktan asla vazgeçmeyecekler. Peki ama kimdir bu
Edebiyat
Hacı AgaSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 20172,879 okunma

Yazar Hakkında

Sadık HidayetYazar · 27 kitap
Sadık Hidayet (Farsça: صادق هدایت) ‎ (17 Şubat 1903, Tahran - 9 Nisan 1951, Paris), modern İran edebiyatının önde gelen düzyazı ve kısa hikâye yazarı. 17 Şubat 1903 tarihinde Tahran'da dünyaya geldi ve bu kentteki Fransız Lisesi'nde eğitim gördü. 1925 yılında eğitimini sürdürmek amacıyla Avrupa'ya gitti. Bir süre diş hekimliğine ilgi duyduysa da mühendislik okumak için diş hekimliğinden vazgeçti. Fransa ve Belçika'da geçirdiği dört yılın ardından İran'a döndü ve kısa sürelerle çeşitli işlerde çalıştı. İlk hikâyelerini Paris'teyken yazdı. 1936'da Hindistan'a giderek Sanskritçe öğrendi. Buradayken Budizm'i inceledi ve Buda'nın kimi yazılarını Farsçaya çevirdi. Sadık Hidayet sonunda tüm hayatını Batı Edebiyatı çalışmalarına ve İran tarihi ile folklorunu araştırmaya adadı. En çok, Guy de Maupassant, Çehov, Rilke, E.A. Poe ve Kafka'nın eserleriyle ilgilendi. Hidayet birçok hikâye, kısa roman, iki tarihi dram, bir oyun, bir seyahatname ile bir dizi yergili komedi ve taslak kaleme aldı. Yazıları arasında ayrıca birçok edebiyat eleştirisi, İran folkloru ile ilgili araştırmalar ve Orta Farsça ile Fransızcadan yapılmış çeviriler yer alır. Sadık Hidayet, İran Dili ve Edebiyatını uluslararası çağdaş edebiyatın bir parçası haline getiren yazar olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda, zamanın sosyo-politik problemlerinin de etkisiyle, İran'ın gerilemesinin sebebi olarak gördüğü monarşiye ve ruhban sınıfına yoğun eleştiriler yöneltmeye başladı. Eserleri aracılığıyla bu iki kurumun su-i istimallerinin İran milletinin sağırlığının ve körlüğünün sebebi olduğunu gösterme çabasına girdi. Çevresine, özellikle de, çağdaşlarına yabancılaşan Hidayet, son eseri Kafka'nın Mesajı'nda ancak ayrımcılık ve baskı sonucunda yaşanabilecek bir melankoli, umutsuzluk ve ölüm halinden bahseder. Sadık Hidayet'in en tanınmış eseri 1937 yılında Bombay'da yayımlanan Kör Baykuş'tur. Beethoven ve Çaykovski dinlemeyi seven ve afyon tiryakiliği bilinen Sadık Hidayet, resimle de uğraştı. Günümüze kalabilen resimleri Hassan Qa'emian tarafından bir araya getirildi. Kimileri bu eserlerde sanatsal bir değer bulmazken, kimilerine göre de bunlar geleceğin resimleridir. Ölümünü yirmi beş yıllık arkadaşı Bozorg Alevi şöyle anlatır: "Paris'te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu." Yılmaz Güney'in de yattığı Père Lachaise (okunuşu: per laşez) mezarlığında gömülüdür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Sâdık_Hidâyet