Şimdilerde insanların en büyük sorunu buydu işte: Sahip olduklarının kıymetini bilmi­yor, her zaman daha fazlasını istiyorlardı. Hem de çalışmadan. Emek harcamadan. İstedikleri olmadığında şımarık veletler gibi sızlanıp duruyorlardı. Çoğu insan dünyanın onlara borçlu oldu­ğuna inanıyor, hayatta yaptıkları yanlış seçimlerden başkalarını mesul tutuyorlardı. Ve herkes işler planladığı gibi gitmezse öyle­ce bırakıp kaçabileceğini sanıyordu.
Sayfa 147·Kitabı okuyor
Alıntı
Eyvâhlar ki bunca emel nâ-becâ imiş Hırs u hevâ-yı nefse heves pek hâta imiş “Eyvah ki bunca emel, bunca arzu yersizmiş. Nefsin hırs ve heveslerine kapılmak büyük hata imiş.”
Reklam
"İnsanın istekleri sınırsızdır, gücü tükenmez. Ancak dünya ruhsal yönden yine de çok yavaş zenginleşmektedir, çünkü günümüzde kendini bağımlılıktan kurtarmak için isteyen her insan bilgi değil, para biriktirmek zorundadır. Ve insanlar içlerindeki hırslarını, açgözlülüklerini yok ederler, köle gibi çalışmak zorunluluğundan kurtulurlarsa..."
Sayfa 265 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Örgüt karıştı. Yiyin birbirinizi ibneler :)
Nifak ve hırs ekenler elbette mahsul olarak ihanet ve zulüm biçeceklerdi. Hep başkalarına gösterdikleri­ni şimdi kendileri görecek.
Alıntı
Dincilik, Allah ile para yan yana geldiğinde tarih boyunca hep parayı tercih etmiştir.
Ka'b b. Mâlik el-Ensari der ki : Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem: bir koyun sürüsü üzerine salıverilen iki aç kurdun o sürüye zararı, kişinin mal ve makam hırsının dinine verdiği zarardan daha fazla değildir " buyurdu
Alıntı
Reklam
Reklam