• başkası hakkında konuşacağın zaman diline biraz acı biber sür😉
  • Buna dikkat et ki; o kadar karışık, sür'atli, kesretli, hakikî perdeler içinde ne kadar mükemmel bir intizam vardır ki, herşey yerli yerine konuluyor.
    Hayâlî sinema perdeleri dahi, bunun kadar muntazam olamaz.
    Milyonlar mâhir sihirbazlar dahi, bu san'atları yapamazlar.
    Demek, bize görünmeyen o Padişahın çok büyük mu'cizeleri vardır.
    Bediüzzaman Said Nursî
    Sayfa 52 - Sözler Neşriyyat. San. Tic. A.Ş. / Haşir Risalesi
  • Er meydanlarından çekilir oldun 
    Çorak iklimlere ekilir oldun 
    Eğilmek bilmezdin bükülür oldun... 
    Sürer mi bu gaflet; daha kaç sene? 
    Uyan ey Türk uyan! Uyumak nene?

    Boşaldın boşaldın.. Dolabilmedin, 
    Gidişin o gidiş.. Gelebilmedin... 
    Döktüğün kanları alabilmedin... 
    Şah damarlarına yapışan kene 
    Sömürür mü seni; daha kaç sene? 
    Bakın şu Oğuz'un torunlarına; 
    Kara taş bağlamış karınlarına! 
    Umutsuz gözlerle yarınlarına 
    Bakarlar mı dersin; daha kaç sene? 
    Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene!

    Eski sandıklarda harsın, tören ey! 
    Hain, çaşıt dolu; yanın, yören ey! 
    Bağlı tutsak sanır seni gören ey! 
    Bu böyle sürer mi; daha kaç sene? 
    Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene.

    Bak ne der Oğuz Han, Alparslan, Tuğrul: 
    Ey Bozkurtlar soyu! Yerinden doğrul! 
    Silkin! ... Öz mâyanla yeniden yoğrul! 
    İnsanlığı nûra kavuştur yine 
    Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene.

    Acunda ne varsa kurudan, yaştan 
    Al Dede Korkut'tan, Hacı Bektaş'tan 
    Malazgirt ufkuna doğ yeni baştan... 
    Dilerim Tanrı'dan bu devran döne, 
    Uyan ey Türk! ... Uyan! Uyumak nene?

    Seni aldatmasın 'Batı' denilen, 
    Onun mayasıdır 'katı' denilen, 
    Onun iç yüzüdür 'kötü' denilen... 
    Odur özsuyunu sömüren kene! 
    Sen uyan; onu da düşün! 
    Kaç parçaya bölmüşler seni? 
    Sonsuz bir sahraya salmışlar seni... 
    Kanadını kırıp yolmuşlar seni.. 
    Kalk, doğrul yerinden! Yürü, geç öne! 
    Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene.

    Yıkıldın, yakıldın: 'devrim' dediler, 
    Soysuzlaştırıldın 'evrim' dediler, 
    Bozkurta it, ite 'yavrum' dediler.. 
    Kalk, doğrul yerinden! Yürü, geç öne! 
    Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene.

    Türk Bilge Kağan der 'İşitin beni! 
    Benim çağlar aşan, benim en yeni. 
    Ey Türk! Bir gün gaflet basarsa seni 
    Gönül ver, kulak tut bendeki üne, 
    Uyan Ey! Kendine dönmeyi dene! '

    'Üstten gök basmayıp yer çökmeyince 
    Hainler türeyip bel bükmeyince 
    Seni gafil bulup kan dökmeyince 
    Türk'ün bir düşmanı çıksa da bine 
    İlini, töreni bozamaz yine! '

    Köklerinden koptu okumuşların, 
    Batıyı put yaptı okumuşların, 
    Yaptığına taptı okumuşların... 
    Ey Türk! Kendine dön! Yad, yaban nene 
    Kalk, doğrul yerinden, yürü geç öne!

    Dinle! Dövülmekte... Çağrı kösleri, 
    Dinle! Yakındadır... Ayak sesleri, 
    Bozkurtların sıcak, hür nefesleri 
    Ufkunu doğudan sarsın da yine 
    Kalk! Doğrul yerinden! Yürü, geç öne!

    Sen, Oğuz Ata'nın has milleti, sen! 
    Sen, son Peygamberin has ümmeti, sen! 
    O seni boğmadan, boğ zilleti sen! ... 
    Uyan! Ey Türk oğlu! Uyumak nene? 
    Kalk, doğrul yerinden! Yürü, geç öne!

    Medet ummaya gör kızıl surattan, 
    Seni mahrum koyar aşktan, muraddan, 
    Çağla Sakarya'dan, kükre Fırat'tan.. 
    Kara, kızıl, sarı.. Sür, topla yine; 
    Bunlardır özünü sömüren kene!

    Destanlar yazılır, şanına lâyık, 
    Yine de erişmez ününe lâyık, 
    Olursan soyuna, dinine lâyık... 
    Geçer bu gafletin; sürmez çok sene, 
    Uyan ey Türk oğlu! Uyumak nene?

    ~ Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
  • "A gönüller sultanı! İşte canımı senin önüne attım.:İster beni bağışlayarak dirilt, ister boynumu vurdur, işte koyun misali boynum. Ey ay yüzlü, senin önünde kesilip ölmek, başka yerde dirilip sultan olmaktan yeğdir. Bin kere denedim ki sensiz yaşamak acıdır. Ey gönlümün istediği Sur'a üfürür gibi seslen bana ki yeniden hayat bulayım. "
    İskender Pala
    Sayfa 137
  • Uçağa bin, trene bin, gemide seyahat et.
    Bisiklet kullan, araba sür.
    Çimenlere uzan, ve gökleri temaşa et.
    Bulabildiğin en büyük dürbünle ufukları tara.
    Bak ve görmeye çalış.
    Arkadaşların olsun,
    Sev ve sevil.
    Gül ve güldür.
    Koş, atla, yüz.
    Şu dünyanın mubah olan her nimeti sana feda olsun.
    Yeter ki sen, Arş'ın gölgesine yürüyen yolundan geri kalma.
    Takvanı kışta dondurup yazda eritme!
  • Başta kavak yelleri estiği günler hani?
    Umduğumuz neşeler, şerefler, ünler hani?
    Beklenilen alaylı, şanlı düğünler hani?

    Servi gibi umitler döndü birer iğdeye,
    Geçti Bor'un pazari, sür eşşeği Niğde'ye!

    Sende cevher var imis, onu herkes ne bilsin?
    Kimler böyle züğürdün huzurunda eğilsin ?
    Şöyle bir dairede müdür bile değilsin.!

    Ne çıkar öğrenmişsin mesahasi (piy) diye,
    Geçti Borun pazari sür eşşeği Nigde'ye

    Bilmemki ne olmaktı senin gayen, maksadın?
    Fare gibi kitaplar arasında yaşadın,
    Ne dansettin, eğlendin, ne de sevdin kız, kadın,

    Kim dedi ey serseri gençliğine kıy diye ?
    Geçti Bor'un pazarı ,sür eşşeği Niğde'ye!