Ein Eigenes Zimmer

Virginia Woolf
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Kadın
Puan vermedi·127 syf.··
2021 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2021 02:50
Feminizmi hala "erkek düşmanlığı" olarak gören zihniyete feminizmin ne olduğunu tokat gibi çarpan bir yapıt olmuş . Kitapta woolf, bizim neden shakespeare gibi bir deha çıkaramadığımız sorusundan yola çıkıyor, oturma odamızdan girip işte bu sonuca varıyor.Bunun nedeni olarak da maddi anlamda özgürlüğünün olmamasından bahsediyor. Buna nazaran o dönemlerde kadına ait bir odanın olmaması ,kadının rahat düşünebilmesine engeldir. Neden kadın yazarların erkek yazarlara göre daha az oluşunu gözler önüne seriyor diyelim. Sevdiğim bir alıntı ; "bütün bu yüzyıllar boyunca kadınlar, erkeği olduğundan iki kat büyük gösteren bir ayna görevi gördüler."
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma
Yüzyıllar Geçiyor, Kadına Uygulanan Şiddet Bitmiyor!
10/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2018 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2018 23:51
Sevgili Virginia, seni anlıyor, duygularını paylaşıyor ve yanında olduğumu en başından bildirmek istiyorum! Sevgili Virginia, belki de her şeye rağmen bugünleri görseydin, bir 100 yıl sonra bazı şeylerin daha da değiştiğini ve geliştiğini görecektin. Bu gelişmişliğin yanında zorbalıkları da görecektin… Bundan Dört Yüz Yıl geriye gittiğimizde, bugünlerin hayal bile edilemeyeceğini kesinkes düşünebiliriz. Dünden, bugüne neler oldu, neler yaşandı sevgili Virginia, şimdi bunlar hakkında birkaç kelam etmem gerekecek… Bu incelemeyi Kadınlara, Kendisini Kadın gibi hisseden ve Kadınları Anlayan, Onları Savunan, Birlikte Her zorluğa Göğüs Gerebilecek Herkese İthaf ediyorum... Geçmişe bir yolculuk yapalım, sonra günümüzün merdivenlerinden yavaş yavaş çıkalım… Kadın tüm çağlarda aşağılanmış ve asla öne çıkartılmaması gereken bir cins olmuştur. Burada bahsettiğimiz konu Kadın ve Erkek cinsinden biri olması hususudur. Kitabı okurken bir çok örnek geldi aklıma. Diziler, Filmler, Kitaplar ve yaşadığım olaylar.. İlk önce şunu anlayamıyorum, bizi biz yapan olgu annelerimizdir. Nasıl bir insanlık ki, annesinden çıkmış olmasına karşın kadını hakir görür? Kadını nasıl önemsiz bir varlık olarak kabul eder, nasıl şiddet gösterir, nasıl onu toplumdan uzak tutar. Nasıl olur ki kapalı kapılar arkasında saklanmasına sebep olur? Hangi sebeple onun Tiyatro oyununda oynayamayacağını, kitap yazamayacağını, şarkı besteleyemeyeceğini söyler? Sayın okurlar söyler misiniz, hangi hastalıklı düşünce Kadını işe yaramaz olarak tanımlayıp, ayak işlerine layık görür, hangi mantık onları beceriksiz ilan eder? Bu görüş ve türevlerini savunan herkes kesinkes söyleyeyim hastalıklı bir düşünce yapısına sahiptir. Bunun izahı olmamakla birlikte, tek bir tedavisi vardır: KADIN = ERKEK, ERKEK = KADIN mantığının,
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma
Kendine Ait Bir Oda - Virginia Woolf
8/10
·127 syf.··
2021 77. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2021 20:09
Kendine Ait Bir Oda... Uzun zamandır okumak istediğim, yazarıyla, ismiyle beni kendisine çeken, sık sık da karşıma çıkan bir eserdi. Esere başlamadan önce küçük bir gezinti yapmak istedim. Takipçilerim arasında 232 okurun eseri okuduğunu, ancak yine bir hayli okurun eseri yarım bıraktığını gördüm. Genel olarak "yarım bırakılanlar" listesine baktığımda yine bu kitabı gördüm. Eseri okuduktan sonra bu durumun beni üzdüğünü söyleyebilirim. Virginia Woolf çok önemli bir noktaya değinmiş: Kadınlar hakkında yazılan kitaplara hiç dikkat ettiniz mi? Büyük çoğunluğunun yazarı "erkek" Peki hangi erkek bir kadının doğasını bir kadın kadar anlayabilir ve yansıtabilir? Tarihte büyük olaylarda, büyük dönüm noktalarında kadın isimlerine pek rastlanmıyor. Peki buna tamamen kadınların hatası diyebilir miyiz? Hangi kadına erkek ile eşit bir yaşam tarzı verildi bu zamana kadar. Yakın zamana kadar birçoğu okutulmadı ya da belirli bir yere kadar tamamlasın diye "sözde" okula gönderildi. Eserde verilen örnekte olduğu gibi Shakespeare'in kız kardeşi onun kadar yetenekli olsaydı onun kadar şanslı olabilir, onun gibi eserler ortaya koyabilir miydi? "Sözlerinizde gerçek payı var – inkâr etmeyeceğim. Ama aynı zamanda, 1866 yılından beri İngiltere’de kadınlar için iki yüksek okul bulunduğunu size hatırlatabilir miyim; 1880 yılından sonra evli bir kadının yasa gereği kendine ait bir mülke sahip olma hakkını kazandığını; 1919 yılında –ki aradan tam dokuz yıl geçmiştir– seçme hakkını kazandığını?" Seslerini bile yıllar sonra duyurabilmişken geçmişin hesabı onlara yüklenilebilir mi? Virginia Woolf yaşadığı zamandan çok daha geniş zamana hitap edebilmiş bir yazar. "Ayrıca, yüz yıl sonra, diye düşündüm, kapının eşiğine vardığım sırada, kadınlar artık himaye edilen cins olmayacaklar. Bir zamanlar
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma
EDEBİYAT VE KADIN
8/10
·127 syf.··
2025 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 12:54
Virginia Woolf denilince aklıma ilk feminizm, bilinç akışı ve İngiliz Edebiyatının en temel taşı geliyor. Daha detaylı araştırmada bu kitapla alakalı inceleme yaparken yapma gereği duydum. Aşağı yukarı düşündüğüm gibi bir hayat hikayesi ama tabii ki çok daha ötesi Virginia için geçerli. Kendisi annesini 13 yaşında kaybetmiş, okula o dönem için kadının toplumdaki statüsü düşük olduğu için gönderilmemiş, neyse ki babası gelişimi için emek sarf etmiş bir kadın olarak ilk dönemlerini geçirmiş. 22 yaşında da babasını kaybetmiş. İşte bu dönemde Bloomsbury grubu içinde kendini bulmuş. Peki bu grup nasıl bir grup derseniz, işte o kısmı çok karışık. Bu grup içinde entellektüelleri de barındıran, birçok yazara da ev sahipliği yapan bir grup. Grubun birçok üyesi LGBTQ üyesi. Özgürlükçü bir yapı olduğundan burada Virginia çok saygı görmüş ve değeri anlaşıldığından yazım konusunda önemli adımlar atmaya müsait bir ortam yakalamış. Ölümü de yine toplumun ona dayattığı düzenin neticesi ile olmuş. Özellikle toplumun gidişatı, hastalıklar ve savaş konuları onu ciddi anlamda etkilemiş, ceplerine taş doldurarak bir nehire atlayarak intihar etmiş. Geriye bu büyük yazardan sadece iki adet mektubu kalmış. Kendine Ait Bir Oda kitabına gelecek olursak; kitap 1929 yılında bir deneme olarak yazılmıştır. En basit ve en okunabilir kitaplarından birisi olarak genellikle yorumlanıyor. Virginia için başlangıç kitabı olarak da değerlendirilebilir. Kitabı, kadın ve edebiyat olarak kısaca özetlemek mümkün. Kitabın çok okunmasının ve seviliyor olmasının ana sebebi de yine kadınlar. Kitapta birçok metafor var ve toplumsal adaletsizlikleri incelemek ve kadınların özgür ifade eksikliğine yorum yapmak için bu metaforlar kullanılmıştır. Kitabın temel ve adının da geldiği cümle şudur : "Bir kadın kurgu
1000Kitap
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma
Cesur kadınlardır cesareti yaratan...
8/10
·160 syf.··
2023 37. kitabı
. Yazar, hemcinslerine : Para kazanın , kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın . Ve yazın , erkekler ne der diye düşünmeden yazın ! diye sesleniyor. Daha önce bu türden bir kitap okumamıştım. Zaten konu da bu türün neden yaygın olmaması ile alakalı. Yani neden okumadığım konusu bu kitapta saklı bir durum... Kısır döngüye girdim yahu (Hamlet kitabındaki pasaj gibi: Hamlet'in deli olduğu bir gerçek; gerçek olması acı, acı olması gerçek... ) İngiliz yazar Virginia Woolf feminist bir bakış açısıyla (ki feminizm erkek karşıtlığı değildir) kadınların tarihsel olarak verimliliğindeki eksikliğin nedenlerini tek tek çıkartıp , örneklerle de bu savlarını güçlendirmiş. Neden 21 . Yy öncesinde ünlü bir kadın yazar yok mesela? Ya da çalışmalarıyla dikkat çeken bir bilim kadını? Sosyal yaşamda asosyal bırakılmalarının nedenleri neydi? Buna benzer soruların yanıtlarını birbirinden ünlü kişilikler üzerinden bulmaya çalışıyor. (Bilhassa Shakespeare kardeşimizi hedef tahtasına oturtmuş. ) Haklı mı peki? Yerden göğe kadar haklı. Şimdi eşitliğin sağlandığı ülkelerin birkaçına bakalım, Norveç, Finlandiya, İsveç, İsviçre, İzlanda (eşitliğin henüz tam olarak sağlanamadığı Fransa, İngiltere, Almanya...) gibi ülkeler (lanet emperyalist tarafları bir yana ) size neyi çağrıştırdı? Durun ben söyliyim: Saygı , verimlilik, kalite, sevgi, hoşgörü, konfor... Yani kadın-erkek eşitliğinin idrakına varmış ülkeler bunun meyvelerini almış ve her iki cins için daha yaşanabilir bir ortam oluşturmuş. Helali hoş olsun... Bazı zincirleri kırmak adına çok kıymetli bulduğum bu kitapta iki küçük eksiklik hissettim. Bunlardan birincisi, Semtomları ve teşhisleri koyan yazar pek bir reçete sunmamış olması. Böyle sağlam
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İndigo Kitap · 201748,3bin okunma
Kadın insandır, biz insanoğlu.
Puan vermedi·120 syf.·
2025 34. kitabı
Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır. acılarımız, ayıplarımız ve döktüğümüz kan karasabanlar gibi çizer kadınların yüzünü. Ve sevinçlerimiz vurur gözlerine kadınların göllerde ışıyan seher vakıtları gibi. Hayallerimiz yüzlerindedir sevdiğimiz kadınların, görelim, görmeyelim karşımızda dururlar gerçeğimize en yakın ve en uzak. Nazım Hikmet Ran Eser Virginia Woolf’un tek cümlelik ismiyle çıkan kadın üzerinden edebi metinleri kaleme almalarındaki engellerden yola çıkarak dönemin İngiltere’sinde (1929) kadına direngen olan bütün zorluklarına değinerek kadının tarihteki rolünü de anlatıyor . Kendine Ait Bir Oda sadece bir oda olarak değil metaforik olarak bir hayal dünyasından yola çıkıyor. Kadınların elinden alınan hayallerinden ve yazıldığı dönemini de kapsayarak göz önündeki prangalarını kırmayı hedefliyor. Nazım Hikmet “Kadınlarımızın yüzü acılarımızın kitabıdır.” derken toplumun yüzü kadındır diyordu. Neşet Ertaş “Kadın insandır, biz insanoğlu” sözüyle kadını yüceltmeye tercüman oluyordu. Virginia’da kitabıyla dayatılan zorbaca düzene çomak sokmayı hedefliyor. Kitapta kurmaca yazarlıkta kadınları kadın gibi yazanlardan “Shakespeare, Tolstoy ve Proust’u misal olarak sunarken, “her şeye rağmen” yazan kadın yazarlar olarak Emily Bronte ile Jane Austen’i ön plana çıkartıyor. Sunduğu eşitlik konusundaki fikirleri günümüzde olgusu itibariyle sunduğu yazar listesi de değişebilir. Virginia Woolf özetle Konularıyla Kişisel fikirlerindeki öznelliği kişinin kendisine aittir, hayatlarımıza ve hayallerimize dokunmayın diyor. Kurmaca yazarlıkta yazarlar yarattıkları evrende cinsiyet temelli düşünceden çok ruha dokunmak isterler. Eser deneme türünde olduğu için fikirleri sunmasından ziyade
Düşünce
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Can Yayınları · 202248,3bin okunma
9/10
·127 syf.··
2025 140. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2025 15:19
Bu kitabı okurken sanki biri içimdeki kelimelere şekil veriyormuş gibi hissettim. Virginia Woolf, bir kadının yazabilmesi için “kendine ait bir oda”sı ve yıllık belli bir geliri olması gerektiğini söylediğinde, ilk başta kulağa biraz basit geliyor. Ama okudukça o “oda”nın sadece fiziksel bir yer değil, aslında bir zihinsel alan, bir özgürlük, bir ses olduğunu fark ediyorsun. Kitap boyunca Woolf’la bir yürüyüşe çıkmışım gibi hissettim kendimi. Cambridge’in yollarında beraber yürürken, birden kütüphaneye girmeme izin verilmediğini fark ettim. Çünkü kadınım. Orada durdum, sindirdim, düşündüm. Yıllardır erkeklerin yazdığı tarihte kadınların nasıl kenara itildiğini, yeteneklerinin bastırıldığını, hatta bazen tamamen yok sayıldığını gözümün önüne serdi Woolf. En çok da Shakespeare’in hayali kız kardeşi Judith’in hikâyesi vurdu beni. Aynı yeteneğe sahip olsa bile, erkek kardeşi gibi yazamayacağını, desteklenmeyeceğini, hatta muhtemelen bir trajediye sürükleneceğini anlattığında içim acıdı. Çünkü bunun benzeri hâlâ yaşanıyor. Bazen biz de içimizdeki sesi bastırıyor, kendimizi “yeterince iyi” bulmayıp susuyoruz. Woolf’un dili yer yer akademik, hatta zorlayıcı olabilir ama bir yandan da çok incelikli. Hiç bağırmadan, öfkelenmeden ama derin bir zekâyla sistemin kusurlarını gözümüzün önüne seriyor. Bu kitap sadece bir feminist metin değil. Aynı zamanda yazmak, yaratmak ve var olmak isteyen herkes için bir çağrı. Benim içinse, hem geçmişteki kadınlara bir saygı duruşu hem de kendi sesime sahip çıkmam gerektiğini hatırlatan bir tokat gibi oldu. Eğer zaman zaman “Benim de anlatacaklarım var ama yerim yok” diyorsan, Kendine Ait Bir Oda tam da seninle ilgili. O odanın anahtarı belki şu an elimizde değil ama Woolf sayesinde kapının nerede olduğunu artık biliyoruz.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma
Kendine Ait Bir Oda
Puan vermedi·127 syf.··
Beğendi
·
2024 39. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2024 21:03
Dünyaya bin defa gelsem, bin defa kadın olarak gelmek isterdim. Evet, belki binlerce zorluğu var ama Allah, dağınına göre kar verir, değil mi? Virginia Woolf ’un “Kendine Ait Bir Oda” kitabı, yüzyıllarca önce yazılmış ve altı bölümden oluşan kısa ama dolu dolu, anlamlı bir eser. Kitaba özet verecek olursam: Bölüm 1: Woolf, kadınların edebiyat alanındaki yerini tartışıyor ve tarih boyunca erkek yazarların baskınlığını vurguluyor. Gerçekten tarihte neden hiç kadınlardan bahsedilmiyor? Onlar hiç var olmamışlar gibi davranılıyor; bunları sorguluyor. Kadınların yazma yeteneği üzerinde duruyor ancak toplumsal ve ekonomik engellerin onları nasıl sınırladığını anlatıyor. Kim bilir, belki o zamanlar da dünyaca ünlü olacak kadın yazarlar vardı ama hiçbiri hayallerini gerçekleştiremedi ve bunun tek sebebi toplumdu. Bölüm 2: Bu bölümde, kadınların kendilerine ait bir odaya sahip olmanın ve ekonomik bağımsızlığın önemini ele alır. Yalnızlık ve kişisel alanın yaratıcılık için gerekliliğini anlatır. Virginia, babaanesinin öldükten sonraki mirasıyla geçimini sağlayan şanslı bir kişiydi. Çünkü her zamanki gibi o yıllarda da fakir olanlar vardı. Bölüm 3: Kadınların yazarlık deneyimlerini ve erkek yazarların eserlerine nasıl maruz kaldıklarını inceler. Kadın yazarların kendi seslerini bulmalarının önündeki engelleri tartışır. Kadınlar o dönemlerde yazmaya başladıklarında, ailelerinin tepkileriyle karşılaşırlar; “Kalk, kitapla uğraşma, onun yerine yemek pişir!” gibi motivasyon kırıcı sözlerle. Oysa salsalardı, kimbilir yemek pişireceğine neler neler yaparlardı o kızlar. Bölüm 4: Woolf, tarihsel olarak kadınların neden yeterince temsil edilmediğini ve bu durumun toplumsal yapılarla ilişkisini anlatıyor. Kadın yazarların hikayelerini anlatmaları için gerekli olan şartları sorguluyor.
1000Kitap
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma
Kendime Ait Bir Lahmacun
Puan vermedi·120 syf.·
2023 33. kitabı
Herhangi bir insan evladını, birtakım saçma kurallar içinde; baskıla, ötele, ez, eğitim almasını önle. N'olur bu kişi? Ot. İşte yıllarca donemin Ingiltere'sinde ( diğer yerlerde bunun lacivertidir.) kadınlara uygulanan, ardından pişkince bu cinsiyet hakkında ileri geri yorum yapmaktan geri durmayan zihniyetin bilinç akış tekniğiyle incelenmesi ve elestirilmesi. Kadınları kapadıklari gibi Tolstoy'u da kapatsalardı, bu romanlari yazabilir miydi? Cevap: Hayır çünkü insanların zihinsel özgürlüğe, kisisel bağımsızlığa, kendine güvene ihtiyacı var. Hiçbir engel ve muhalefetle karşılaşmadan bir şeylere serbestçe ulasmali, kendini bulmalı. Malesef bugün bile çoğu kadın için bu çok zor. Bakış açımı değiştirdiği için Virginia Hanım'a çok teşekkür ederim lakin tekniğine alışmam için birkaç kitabını daha okumam gerekecek. ( bence) Herkes bu kitaba şans vermeli. Görüşmek üzere
1000Kitap
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · Can Yayınları · 202248,3bin okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2024 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2024 19:53
Woolf, kadınların yazabilmeleri için maddi bağımsızlık ve kendilerine ait bir odaya ihtiyaçları olduğunu savunur. Eserde, tarihteki kadın yazarların karşılaştığı zorluklar ve toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri derinlemesine ele alınır. Shakespeare'in hayali kız kardeşi üzerinden yetenekli bir kadının karşılaştığı engelleri anlatan Woolf, kadınların yaratıcı potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için toplumsal yapının değişmesi gerektiğini vurgular. Zengin dili ve akıcı anlatımıyla "Kendine Ait Bir Oda", feminist edebiyatın temel taşlarından biridir ve günümüzde de ilham verici bir eserdir. Kendine Ait Bir Oda
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma

Yazar Hakkında

Virginia WoolfYazar · 55 kitap
Virginia Woolf, İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmendir. 1882'de Londra'da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri'nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen'ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen'ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray'nın kızıydı. Thackeray'nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen'ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı. Virginia'nın annesi Julia Duckworth ile Leslie Stephen'ın beş çocukları oldu. Yaş sırasıyla Vanessa, Julian, Thoby, Virginia ve Adrian. Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür. Woolf, o yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir. Kızkardeşi Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf, 1895'de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır. Özellikle, Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Bloomsbury Grubu 1904'te babasının ölümünden sonra kardeşleriyle Bloomsbury'ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu. Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişiler vardı. Woolf, 1909'da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlanmıştır. Evliliği Virginia Woolf 1912 yılında Leonard Woolf ile evlenmiştir. Evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur. Leonard Woolf eşi için bir basımevi kurmuştu ve bu da Virginia Woolf'un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu. Ölümü Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941'de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf, geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell'e diğeri ise kocası Leonard Woolf'a. "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."