Goriot Baba

Honore de Balzac
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·310 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2020 11:44
Okumadan ölürseniz, çok şey kaybedersiniz... Öyle iç acıtan öyle ruhlu bir hikaye... Ah Goriot Baba... Evlat olabilmeye bu kitaptan sonra daha çok sahip çıkacağım aşikar.. Özellikle bu basımda 139. sayfadaki Goriot Baba'nın anlatımını okuyun.. Kaç defa okuduğumu hatırlamıyorum ama herkese okumak geliyor içimden. Öylesine bir duygu..
Goriot BabaHonore de Balzac · Remzi Kitabevi · 197218,6bin okunma
Puan vermedi·310 syf.··
2019 12. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2019 16:17
Para Para Para! İlk Balzac kitabım Seraphita idi. Ancak Balzac’a başlamak için Goriot baba daha doğru bir seçim olurdu herhalde. Çünkü Seraphita’dan sonra Goriot baba biraz yavan kaldı. Ama Goriot baba karakterini hiçbir zaman unutabileceğimi sanmıyorum. Sonradan zengin olan Goriot baba eşinin ölümü ardından tüm benliğini kızlarına adar. Onlar için yaşar. Onların bir tebessümü için her türlü fedakarlığı göze alır. Fiyat biçilebilen tüm her şey, kızlarının mutluluğu karşısında bir hiçtir Goriot baba için. Dünyadaki tek amacı, tek gayreti kızlarının mutluluğunu sağlamaktır. Ne yazık ki kendinden geçerek sevdiği yavruları, onu hiç umursamazlar. Bilseler ki babalarının saç telleri para edecek hiç utanmadan tek tek yolarlar zavallı babalarının saçlarını kafasından. -spoiler- Kızları ve damatları tarafından hor görülen Goriot baba, yaşamını sürdürdüğü aile pansiyonunda çürüyüp gider adeta. Kızlarının gösteriş merakı altında eriyip tükenen Goriot babanın ölümü de çok acıklıdır. Goriot babanın üst katta ölüsü yatarken pansiyondakiler hiçbir şey olmamış gibi sofra kurup yemek yerler, dahası ölü üzerinden pervasızca şakalar yaparlar. Öyle ki cenazesini karşı komşusu güç bela kaldırır. Oysaki parası varken Goriot baba çevresinden saygı, evlatlarından sevgi gören bir insandır. Ne zaman ki parası biter, o zaman sefil bir duruma düşer. Para nedir ki? “Şeyleri” elde etme hırsıdır. Kıyafetteki süs, cüzdandaki şişkinlik, fazladan kilolardır. Dünyadaki bütün varlıkları metalaştıran ortak bir kabuldür. Geçerlilik kazanması için ortak kabul olarak hayatımıza giren ama ortak bir inanca, ibadete, ritüele dönüşen çağımızın dinidir. Bu dine göre, kapitalizm çarkları ne kadar hızlı dönerse o kadar sevaptır. Kazanmak, daha çok kazanmak, hak yemek, zengin olmak, fakiri hor görmek, çeşit
Goriot BabaHonore de Balzac · Remzi Kitabevi · 197218,6bin okunma
Birisi bizim için gerçekten değerliyse, bunu ondan suçmuş gibi gizlemeliyiz!
8/10
·288 syf.··
2023 32. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 01:00
Arthur SchopenhauerArthur Schopenhauer'ın bu sözüyle başlamak istedim incelememe. Zira eserin ana fikrini bir cümle ile anlatmak isteseydim daha iyi bir cümle kuramazdım diye düşünüyorum. Bir şeyi fark ettiniz mi? Birine kıymet verdiğinizi hissettirdiğiniz anda onun gözünde giderek basitleşmeye başlıyorsunuz. Çantada keklik olma durumu gibi sanki... Bu sevgi sıradan bir hâle geliyor ve karşınızdaki buna kayıtsızlık göstermeye başlıyor. Hele bu sevginin dozu fazlaysa, ona mahkûmmuş izlenimi dahi veriyorsunuz. Kimin için yaşıyorsunuz bu hayatı? Öyle söyleşi olsun diye değil tüm ciddiyetiyle soruyorum. Gerçekten kulak verip tüm kalbinizle düşündüğünüzde eminim çok azınız "kendim için" cevabını verebilir bu soruya. Çok azımız kendi hayallerimizin peşinden özgürce yürüyebiliyoruz. Tüm bunları bir düşünün. Goriot BabaGoriot Baba Kitabımızın başkahramanı... Eşinin kaybının ardından bütün varlığını kızlarının mutluluğuna adar. Onların mutluluğunu kendi mutluluğu sayar. Ve bu durum bazı hatalar silsilesini beraberinde getirir. Eserin henüz ikinci sayfasında diyor ki: "Her şey o kadar gerçektir ki, herkes bu dramda kendinden, hatta kendi yüreğinden bir şeyler bulabilir!" İddialı bir giriş. Ama bir o kadar da haklı! Bu dramda kendinizden bir şeyler bulacaksınız! Ama az ama çok, mutlaka bulacaksınız! Kimi insan çocuğundan vurgun yer hayata, Kimisi babasından,
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
8/10
·304 syf.··
2025 200. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 19:10
Goriot Baba – Honoré de Balzac Goriot Baba benim için sadece bir baba-kız hikâyesi değil, sevginin nasıl sömürülebileceğini ve insanın kendi duygularıyla nasıl yavaş yavaş tükenebileceğini gösteren çok ağır bir roman oldu. Balzac bu kitapta, fedakârlığın kutsallığını değil, sınırı olmadığında nasıl yıkıcı bir hâl alabildiğini anlatıyor. Goriot Baba’nın kızlarına duyduğu sevgi başta dokunaklı geliyor. Onlar için her şeyden vazgeçmiş olması, kendini tamamen geri plana atması ilk bakışta “iyi bir baba” imajı yaratıyor. Ama roman ilerledikçe bu sevginin tek taraflı ve dengesiz bir hâl aldığını görmek insanın içini acıtıyor. Kızlarının ilgisi azaldıkça, Goriot Baba daha çok vermeye, daha çok yok olmaya başlıyor. Beni en çok sarsan şey, kızların kötülüğünden çok Goriot Baba’nın körlüğü oldu. Sevilmek için sürekli bir şeyler vermek zorunda hissetmesi, sevgiyi fedakârlıkla eşitlemesi ve karşılıksızlığa rağmen vazgeçememesi çok tanıdık geldi. Balzac burada sadece bir baba figürü değil, sevgiyi yanlış yerlerde ve yanlış biçimde arayan insanları anlatıyor. Romanın arka planında Paris toplumu çok güçlü bir şekilde hissediliyor. Para, statü ve sosyal çevre neredeyse her şeyin önüne geçiyor. İnsan ilişkileri bile çıkar üzerinden şekilleniyor. Goriot Baba’nın değeri de kızlarının hayatındaki “işlevi” kadar var. Bu gerçek, romanın en acı taraflarından biri. Rastignac karakteri ise hikâyeye ayrı bir boyut katıyor. Onun gözünden bu dünyayı görmek, ahlaki çürümenin nasıl normalleştiğini anlamamı sağladı. Roman boyunca bir yandan Goriot Baba’ya üzülürken, diğer yandan Rastignac’ın bu düzene ayak uydurma hâlini izlemek insanı rahatsız ediyor ama düşündürüyor. Goriot Baba’yı bitirdiğimde içimde kalan şey büyük bir hüzün oldu. Bu roman bana sevginin her zaman yüce bir duygu olmadığını,
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Sınırsız sunulan sevgi, sevgi değildir!
9/10
·288 syf.··
2022 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 20:38
Kuşkusuz dünya ve Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden biri de Realist Edebiyat Akımı’nın öncüsü kabul edilen Honore de BalzacHonore de Balzac’tır. Cemil Meriç onun için, “Dünyada romanın kaderini çizen Balzac’tır. Balzac’ın romanı bir sosyolojidir”* sözlerini kullanıyor. Gerçekten de Balzac, kaleme aldığı yüzün üzerindeki eserinde Fransız toplumunu bütün yönleriyle romanlaştırıyor. Öyle ki romanlarında yer verdiği karakterlerinin üzerinden tüm Fransız toplumunun fotoğrafını çekerek yaşadığı dönemi adeta insanoğlunun gözleri önüne seriyor.  • • • Bu yönüyle onun, dünyada en çok tanınan ve okunan eserlerinin başında, “Vadideki Zambak”la birlikte “Goriot BabaGoriot Baba” geliyor. Balzac bu romanında, kızlarını hastalık derecesinde seven Goriot Babayla, taşradan Paris’e gelen ve üst sınıfa çıkmak için ihtirasla yanıp tutuşan yoksul bir hukuk öğrencisi Eugene de Rastignac’ın hikâyesini anlatıyor. Bir şehriye ve un tüccarı olan Goriot Baba, eşini genç yaşta kaybediyor ve bir daha evlenmiyor. Kendisini tutkuyla bağlandığı iki kızını yetiştirmeye adıyor. Onlara sevgisini sınırsızca sunuyor ve en iyi eğitimleri aldırıyor. Zamanı geldiğinde de onları üst sınıftan insanlarla evlendiriyor. Tüm yaşamını ve servetini kızları için harcamasına rağmen beklediği ilgiyi ve sevgiyi hiçbir zaman göremiyor.            • • • Doğrusu Balzac, pedagoji ve psikolojinin günümüzdeki kadar gelişmediği bir dönemde Goriot Baba’nın hikâyesi üzerinden çocuk yetiştirmede dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda okura önemli ipuçları veriyor. Çocukların her istediğini sınırsızca yapmanın, sevgiyi sınırsızca sunmanın, hastalık derecesinde çocuklara bağlılığın onların karakter, kişilik ve kimlik gelişiminde doğru bir tutum olmadığını gösteriyor. Çocukların her istediğini yapmakla iyi bir baba olunamayacağının mesajını veriyor. Eugene
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
Balzac
9/10
·304 syf.··
2024 16. kitabı
·
253 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2024 21:06
Honore de Balzac'ın 1835 yılında yayımladığı romanıdır. Kitabı çok uzun zaman önce yarım bırakmıştım, burada kitabın herhangi bir kusuru yoktur çünkü insan her zaman aynı ruh durumunda olmuyor, yakın zamanda ise kitabı tekrar okumaya karar verdim. Rahatlık diyebilirim ki okunması gereken klasikler arasında yer almayı hak ediyor. Balzac, Dante'nin ''İlahi Komedya''sından esinlenerek insanlığın bir anlamda çöküşünü anlatmak için romanlarını ''İnsanlık Komedyası'' adıyla birleştirmiştir. Balzac'a dair Vadideki ZambakVadideki Zambak ve Goriot BabaGoriot Baba okumalarıma dayanarak gerçekten de o temelde Fransız sosyal yapısı üzerinden insanlığın panaromasını çizmiştir. Vadideki Zambak romanını safî aşk(yasak aşk) veya Goriot Baba romanını temiz yürekli bir babanın kızlarını her şeyini feda edecek kadar sevmesi gibi basit bir temaya bağlayamayız. Zirâ Balzac bundan çok daha fazlasıdır. Okuyucuya zor gelebilir Balzac, ya kendisi doğuştan üslupçu ya da eserine inanılmaz emek veriyor. Çünkü oku geç şeklinde okunulması pek de mümkün değildir Balzac. Her cümlesi ayrı şiirsel, her cümlesi o kadar mânâlı. Herkesin dilinden düşürmediği Zweig Üç Büyük UstaÜç Büyük Usta kitabında onu bu ustalardan saymıştır hatta müstakil biyografisini de yazmıştır. Cemil Meriç de ona hayran, pek çoğumuzun bilmediği eserlerini tercüme etmiştir. Esere dair bilgi vermek istemiyorum pek çoğunuza sıkıcı, bazılarına göre zor(bölümlere ayrılmaması da etken) bazılarına göre aşırı duygusal gelebilir. Eh 20.yy öncesi tüm romanlarda bu yok mu? Ama bir yandan bu komedyanın içerisinde insan olduğu için ve insanın temelde çok da değişmediğini bildiğimiz için ve Balzac'ın da bunu çok iyi portreleştirdiğini bildiğimiz için Balzac okunmalı, okutulmalıdır.
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Memnun oldum Goriot BABA
10/10
·335 syf.·
2023 61. kitabı
Kitabın son sayfalarını gözlerimden akarak okudum. Bu kadar büyük bir yapıt olduğunu bilmiyordum. Benim için 2023'ün en iyi kitabı. Duyguları tarif etmek için kısa bir alıntı yetmiyor. Okunmalı.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Kapra Yayınları · 202118,6bin okunma
7/10
·304 syf.··
2025 69. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 14:02
Goriot Baba romanı, 19. Yy Fransa'nda Napolyon sonrası restorasyon dönemindeki Paris toplumunu konu edinir. Dönemin yaşayış tarzını, algılarını ve toplumsal düzenini detaylı bir şekilde gözler önüne serer. Eseri okurken, aynı dönemi konu alan bir çok başka kitapta olduğu gibi, Paris sosyetesinin yoğun aşk trafiğine de epeyce maruz kalırız ve de aşkı algılayış ve kullanış biçimlerinin çeşitliliği ( gerçek aşk, para için olan aşk, statü için olan aşk gibi) epeyce belirgindir. Evli insanların metres veya dost hayatı yaşaması, bunların herkes tarafından bilinmesi ve normal karşılanması, bu ilişkiler üzerine hayatların harcanması gibi dönemin Fransız edebiyatının alışılageldik olay örgüleri bu romanda da yerini almıştır. Romanın ana karakteri Goriot Baba fedakarlık kavramına adete boyut atlatırken, kızları tam aksine nankörlük ve vefasızlık kavramlarını yeniden yazarlar. Vadideki Zambak'tan sonra Balzac'tan okuduğum ikinci eser oldu. Kesinlikle okunmaya değer bir klasik olduğunu düşünmekle beraber, yazarın tarzının son derece yoğun, yorucu ve ağır olduğu kanısındayım. Epeyce bir ara verdikten sonra ancak yazarın başka bir eseri ile tanışmaya hazır hissederim sanıyorum.
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2023 162. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2023 09:07
Her zaman susuzluk çekmek ve hiç bir şey içememek, işte on yıldır böyle yaşıyorum, kızlarımı görmeden öleceğim dedi gorıot baba... Bütün servetini kızları için harcayan gorıot baba'nın terk edilişi ve yoksulluğa itilişi.. hiç bir kitap benim canımı bu kadar yakmamıştı bunu söylemek istiyorum. Bir babanın evlatlarına olan sevgisi, onlar için girdiği zorluklar bütün servetini kaybetmesi kızları ve damatları tarafından kapının önüne koyulması.. Balzac'ın detaycılığı sayesinde romanı yaşıyor insan.. başta biraz sıkıcı gelsede sonrası acaba ne olacak acaba ne olacak diye ilerliyor.. o yüzden başlangıca aldanarak kitabı bırakmayın.. Yüksek sosyeteye dahil olmak isteyen genç öğrenci Eugéne gerçekte sosyetenin ne olduğunu anlaması görünen o büyülü dünyanın bir pislik çukuru olduğunu görmesi yaşadığı tutku aşk hepsinin aslında büyülü bir perdeden görünen masal olması.. acaba acaba acaba.. Ben bırakmak istesem de ha gayret diyerek bu kitabı bitirmeme vesile olan değerli insan Mikail bey'e de teşekkür ederim.. yeni bir okur olduğum için etiketleyemiyorun.. :) Babamın tek kız çocuğu olarak şunu düşündüm, benim babam da bana böyle düşkün ona daha sık seni seviyorum demeliyim şimdi varken yanımdaken.. mutlaka okuyun ve daha çok seni seviyorum demeyi ihmal etmeyin..
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
Herşeyin fazlası zarar, sevginin bile…
9/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2023 00:19
Roman, ebeveyn ve çocuklar arasındaki ilişkileri, çatışmaları gayet başarılı bir şekilde bize aktaran değerli bir Fransız klasiğidir. Bu kitabı okurken bir babanın kızları için elinden gelen her şeyi yaptığına tanık olacaksınız. Kitabın en belirgin teması benim için ‘babalık duygusu’ oldu. Goriot adeta taparcasına bir sevgiyle kızlarına bağlıdır. Ama bu sevgi onu diğer insanlara, olaylara karşı ilgisiz bir insan haline getirir. Goriot baba için insanların ölmesi, yaşamaması, fakir zengin olmaları hiç önemli değildir onun için tek önemli olan çocuklarıdır. Mesleği eriştecilik olan ve binbir zorlukla edindiği servetini iki kızı için düşünmeden harcayan Goriot, kızlarını burjuva sınıfından erkeklerle evlendirdikten sonra emeklilik döneminde mütevazi bir pansiyona yerleşmiştir. Fakat emeklilik döneminde de elinde kalan maaşını ve mal varlığını kızlarının önüne seren Goriot, kızlarından hak ettiği sevgi ve saygıyı göremez. Oysa tek istediği kızlarından duyacağı bir güzel söz, bir tatlı davranıştır. Aksine kızları onu sadece işleri düştüğünde aramış, onu çıkarları ve pis hevesleri için kullanmıştır. Bütün bunlara rağmen Goriot babanın hala kızları için deli divane olması yani bu aşırıcı tutumu, ve öz saygısız halleri çoğu zaman okuyucuyu rahatsız etse de okur onun yaşadıklarına, hak etmediği o kötü muameleyi görmesine üzülmeden de edemez. Romanda işlenen bir diğer konu ise Fransa’daki sosyal ve kültürel yapıdır. Balzac bu romanında; Paris yaşamını, insanların yükselme arzularını, burjuva sınıfının kokuşmuşluğunu, ahlaki yozlaşmayı çarpıcı bir biçimde gözler önüne sermiştir. Burjuva sınıfı; giysileriyle, nezaketleriyle, zenginlikleriyle dışarıdan göze çok hoş gözükürler ancak bu maskenin altında çok başka rezillikleri içlerinde barındırırlar. İnsanlardaki yükselme hırsını
Dünya Klasikleri
Goriot BabaHonore de Balzac · Bordo Siyah Yayınları · 201118,6bin okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.