Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

“TENEKE…”
8/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2024 44. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2024 01:25
Kitabın ismi neden acaba bu, diye düşündüm kitaba başlamadan önce. Anadolu kasabalarında, ağaların istediklerini yapmayan kaymakamlara başka yere sürgün ederlerken, arkalarından ‘kuyruklarınıza teneke bağladık’ diyerek çocukların ellerine verilen tenekeleri çaldırıyorlarmış. Kitabın ismi oradan geliyor. Kitap, Yaşar KemalYaşar Kemal’in İnce Memed serisinden sonra yazdığı 2. roman özelliğini taşıyor. Ve hikâyenin anlatıldığı roman ile tiyatro sahnesini içeren oyun olmak üzere, 2 bölümde sunulmuş. Teneke, idealist bir kaymakamın çeltik ağalarıyla savaşını anlatıyor. Adaletsizliğin, yalanın ve cahilliğin, paranın gücü ile birleştiğinde nelere sebep olabileceğini gözler önüne seriyor. Yaşadıkları beldeye köy ağaları tarafından çeltik ekmek istenmesi üzerine, birkaç cesaretli köylü buna engel olmaya çalışıyor. Sebebi ise, çeltik tarlaları yüzünden her yıl çoğu çocuk yüzlerce kişinin sıtmadan hayatını kaybetmesi. Köylülerin kaymakama yaptıkları şikayetler üzere de kaymakam da köylünün yanında yer alınca, 35 yılda köyden sürgün edilen 43. kaymakam olarak tarihe geçiyor. Yaşar Kemal her romanında bizi halkın içine sokuyor ve o zorluklarla halkla birlikte biz de mücadele etmeyi öğreniyoruz. Yaşar Kemal sevenlerin okuması gereken farklı konulu bir eser olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat & Roman
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
Teneke - Yaşar Kemal /Sen sen ol görünüşe aldanma. İnsanlar ikiyüzlüdür.
9/10
·158 syf.··
2023 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2023 08:39
"Taht kurmuşsun kalbime en güzel yerindesin." Bir yenilik olsun ve incelememe şarkı sözüyle başlayayım. Zira Yaşar KemalYaşar Kemal'in bendeki yerini anlatması adına oldukça yerinde Esengül'ün şarkısı. Öyle düşünüyorum ki, En iyi yerli yazar, Nobel almalıydı dediğim yazar, Külliyatını tamamlamak istediğim yazar, İnce Memed ile gönlümde taht kuran yazar. Ağrı Dağı Efsanesi Üç Anadolu Efsanesi Yılanı Öldürseler Kuşlar da Gitti Tek Kanatlı Bir Kuş kitaplarıyla beni mest olduğum bir yazar. TenekeTeneke Yine oldukça başarılı bir eser. Bana yer yer İnce Memedİnce Memed romanını anımsattı. "Ağa o kadar çok ki, birini öldürsen, ardına ikisi çıkıyor." (s. 119) İnce Memed'in de düştüğü en büyük çıkmaz bu değil miydi? Yer yer Kemal SunalKemal Sunal filmlerini... Kibar Feyzo'da yaptıkları yüzünden ağayı vuruyor ama yerine daha kötü bir ağa geliyordu. Yer yer de Cüneyt ArkınCüneyt Arkın filmlerini... Genç bir köy çocuğunun köy ağaları ile girdiği toprak mücadelesini... Bir kaymakam... Fikret Irmaklı Genç daha, ilk görev yeri. Ne umutlarla başlarsın bazen meslek hayatına ama öyle insanlar vardır ki gerçek hayatın okul sıralarındaki, kitaplardaki gibi olmadığını görürsün.
Edebiyat
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
10/10
·158 syf.··
2023 139. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2023 17:51
"Değişen bir şey yokmuş" sözünü kullanmayan yoktur. Özellikle roman, tiyatro, hikaye türlerinin ilk yazıldığı 1860 lı yıllardan günümüze kadar yazılan eserleri okuyan herkes muhakkak kullanmıştır. Adalet, idari sistem, ekonomik kaygılar, kadının toplumdaki yeri vesaire vesair... Yani batının önce kendilerine sonra da bize sağlamış olduğu teknoloji ve biliminin (laboratuvarda gözlemlenen gelişmeler) konusu dışında kalan olaylar ve olgular bizim için aynı. Değişen bir şey yok. "Biz" buyuz kabul edelim. Değişim olmalı mıydı? Tabiki olmalıydı. Ama olmadı. Toplumumuz bu ve dünya yok olana kadarda böyle olacak. Bir İngiliz 500 sene önce yazılan Shakespeare i okuyunca sizce diyor mudur: "aa ne çok şey değişmiş günümüzde" hayır demiyor. O günde o toplumun adalet, ekonomi, idare sistemi vs gibi madde teknolojisinden uzak olgularda bir yol belirlenmişti ve o yol bugünde aynen devam ediyor. Bir Alman için de aynı, bir Rus için de durum aynı bir Hindistanlı için de durum aynı. (Yönetim isimlerinin değişmesi bir toplumu değiştirmez.) "Gemileri yakıp gidelim o zaman, madem bu toplumda sorunlar düzelmeyecek o zaman ne diye uğraşalım." diye bir soru gelebilir akla. Tabiki mücadele etmekten, kendimizi geliştirmekten ,insanlarımızı, çevremizi olabildiğince kendi çapımıza göre, elimizin uzandığı yere kadar üstümüze düşeni yapacağız. Tarihimizi okuduğumuzda gözden kaçmaması gereken ana unsur şu: bir tarafta zalim, hukuksuz, ahlaksız bir güruhun karşısında daima mücadele eden namuslu, ahlaklı ve erdemli kişilerin olduğunu unutmamak. Bize düşen bu tarih sahnesi kapanınca hangi tarafta olduğumuz. Haklı ve erdemli tarafta mücadele ederek bizden sonra geleceklere bu topraklarda erdemli ve şerefli yaşamak için bedel ödenmesi gerektiğini ve isteyince de yaşanılabilindiğini gösterebiliriz.
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
9/10
·158 syf.··
2025 190. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Eylül 2025 21:09
Teneke – Yaşar Kemal Teneke, Yaşar Kemal’in gücü elinde tutanlarla ezilenler arasındaki çatışmayı sade ama sarsıcı bir şekilde anlattığı bir roman. Çukurova’nın yakıcı sıcağı, bataklığı ve sivrisinekleri sadece bir mekân değil; adaletsizliğin ve çaresizliğin de bir parçası gibi hissettiriliyor. Romanın merkezindeki genç kaymakam, iyi niyetli ama tecrübesiz bir karakter. Düzeni sağlamak isterken, aslında düzenin kimler için işlediğini yavaş yavaş fark ediyor. Toprak ağalarının baskısı, köylünün çaresizliği ve devletin gücünün kâğıt üzerinde kalışı çok gerçekçi bir şekilde veriliyor. Beni en çok etkileyen şey, köylünün sesinin ne kadar bastırıldığı oldu. Teneke çalmaları bir isyan değil; duyulma çabası. Ama o ses bile kısa sürede susturuluyor. Yaşar Kemal burada umut dağıtmıyor, gerçeği olduğu gibi gösteriyor. Teneke, adaletin sadece iyi niyetle sağlanamayacağını, gücün ve çıkarın karşısında ne kadar kırılgan kalabildiğini anlatan sert ama gerekli bir roman. Okuduktan sonra insanın içinde uzun süre kalan bir ağırlık bırakıyor.
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
Beğendi
·
2025 232. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2025 10:23
Yaşar Kemal’in Teneke kitabı, daha ilk sayfadan itibaren insanı içine çeken güçlü bir anlatıma sahip. Kitabı okurken, bir yandan Çukurova’nın ağır sıcağını, bir yandan insanların adalet arayışındaki yorgunluğunu hissettim. Toplumsal sorunlara böylesine cesurca değinirken dili hem akıcı hem de yalın; bu yüzden kitap gerçekten bir solukta okunuyor. Yaşar Kemal’in hayatın gerçeklerini süslemeye çalışmadan, olduğu gibi ama yine de şiirsel bir dille sunması beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde hikâyeyi klasik roman örgüsüyle takip ediyoruz. Son sayfaya geldiğimde aslında her şey tam oturmuşken, ikinci bölümde aynı hikâyeyi bu kez “perdeler” halinde bir piyes olarak okumak bambaşka bir tat verdi. Aynı olayların sahneye taşınmış hâlini görmek, karakterlerin konuşmalarındaki sertliği ve duyguyu daha doğrudan hissettirdi. Adeta masanın başında okur gibi değil, bir tiyatro salonunda izler gibi oldum. Bu ikili yapı, Teneke’yi gözümde daha da değerli kıldı. Toprak ağalığının, çıkar ilişkilerinin, korkunun ve cesaretin nasıl iç içe geçtiğini anlatırken Yaşar Kemal, aslında bize yıllardır değişmeyen düzenlerin sessiz fotoğrafını da çekiyor. Hem edebi gücü hem toplumsal mesajı hem de bu iki bölümlük özgün yapısı sayesinde çok çok güzel, etkisi uzun süren bir okuma oldu benim için. TenekeTeneke Yaşar KemalYaşar Kemal
1000Kitap
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
Sinsice Değil, Kapıyı Çarparak Gidenlerin Şerefine!..
Puan vermedi·158 syf.··
2026 3. kitabı
Selammm arkadaşlar!.. Günün bütün o kafa şişiren yorgunluğunu şu satırları yazarak dağıtayım diyorum. (; Buraya kadar gelip sıkılmadan okuyan gerçek okur dostlara selam olsunn diğerleri zaten çoktannn kaydır geç yapmıştırr, canları sağ olsun ne diyelim. (; Yaşar KemalYaşar Kemal’in TenekeTeneke’sini baş ucuna bıraktım ama dertleşecek birilerini ararken kendimi burada buldum. İncecik bir şey aslında şöyle bir bakıp çıkarım diyorsun ama usta bırakmıyor yakandan tuttuğu gibi seni o Çukurova’nın tozuna toprağına fırlatıyor resmen.. :) Okudukça Vaay bee diyorsun, yıllar geçmiş ama şu kasaba kurnazlıkları, şu bitmek bilmeyen koltuk sevdaları zerre değişmemişş. Usta bugünleri o günden görmüş, her şeyi nakış gibi birer birer işlemiş. ​ "Düşenin dostu olmaz.." (s.56) Sadece bir kitap cümlesi değil bu haysiyetin, o bir başına kalışın, dik durmaya çalışan adamın sırtındaki o yalnızlığın özeti.. Tıpkı Sabahattin AliSabahattin Ali’nin o mağrur karakterleri ya da Orhan KemalOrhan Kemal'in ekmek peşinde yorulan insanları gibi. Hepsi aynı yerden yaralı aslında, hepsi aynı yerden sessiz.. ​Hikayenin içinde gezinirken fonda istemsizce Ahmet Kaya’nın o sesi yankılanıyor zihnimde Giderim.. Hani diyor ya üstad; "Sinsice olmaz gidişim, kapıyı çarpar giderim.!" İşte o gencecik idealist kaymakamın Çukurova’nın bataklık ağalarına karşı verdiği mücadelenin özeti tam olarak bu. Bir yanda (koltuğuna parasına) tapanlar, diğer yanda tek başına koca bir sisteme kafa tutan o saf çocuk. Ve sonunda o kulak tırmalayan teneke sesleri!.. ​Aslında o sesler sadece bir adamın gidişine yükselmiyor. Kemal Sunal’ın o efsane Deli Deli Küpeli filmindeki isyanını getirin gözünüzün önüne; **Halkı kazıklamak diye özgürlük hangi kitapta var? Bu ülkede kanun var namuslu adamlar korunsun diye kanun var! Kanun namussuzu koruyacaksa o kanunu
Edebiyat
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
“Toprak, İnsan ve Direniş: Teneke’nin Çığlığı”
Puan vermedi·158 syf.··
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 04:02
OKUNABİLİRLİK: Kitabın dili akıcı, dönem ve köy tasvirleri oldukça başarılı. FİKRİN DERİNLİĞİ: Köylülerin küçük direnişleri güçlü bir mesaj veriyor; kadın karakterlerin direnişi özellikle etkileyici. Teneke Metaforu önemli bir detay. KARAKTER: Zeyno Ana güçlü ve ayakları yere basan bir karakter. Memed Ali belirgin bir direniş simgesi. Resul Bey sembolik, Fikret Bey ise adete içimizdeki o asla büyümeyecek olan tohum. KURGU: Kısa ve net anlatım, çatışmalar yoğun değil ama mesajı veriyor. Köy içi eşraf ve ağa ilişkileri iyi yansıtılmış. GENEL ETKİ: Basit ama güçlü bir hikaye; karakterler ve metaforlarla birlikte düşündürücü bir roman. Yaşar Kemal’in Teneke adlı romanı, Çukurova’daki köylü–ağa–bürokrat üçgenini kısa ama çarpıcı bir dille anlatıyor. Yazar, sizi uzun betimlemelerle oyalamıyor; anlatmak istediğini doğrudan söylüyor. Bu durum, karakter derinliği ve geniş hikâyeler sevenler için eksiklik gibi hissedilebilir, ama mesajın netliğini sevenler için biçilmiş kaftan. (Ben sanırım tam ortasındayım. :) ) Roman, çeltik uğruna köyün felakete sürüklenmesini anlatıyor. Çeltik tarlaları yüzünden evler sular altında kalacak, köylüler sıtmadan ölecek… Fakat köylü, kendi çıkarları, korkuları ve umutsuzlukları arasında sıkışmış durumda. Bu karamsar tablonun içinde öne çıkan direnişler var. Özellikle Zeyno Ana’nın tek başına uyuyan köy halkını sarsan çıkışı, dönemin kadınlarının gücünü çok net gösteriyor. (Böyle romanlarda, böyle filmlerde bu kadın direnişlerini görmek beni her zaman derinden etkiliyor.) Karakterler hikâyenin duygusunu taşıyor. Memed Ali köydeki diğer direnişçilerden biri; küçük ama görünür bir umut ışığı. Resul Bey, kaymakam vekili olarak iki arada bir derede kalıyor. Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık… Elinden geleni yapmaya çalışsa da gücü sınırlı.
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
Kahrolsun Feodal Düzen
9/10
·158 syf.··
Beğendi
·
2000 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2000 00:00
Yaşar Kemal’in Teneke isimli eseri Çukurova’daki feodal düzeni anlatır. Ayrıca Yaşar Kemal’in ilk tiyatro eseridir. Kitaba geçecek olursak; Göreve yeni başlayan genç kaymakam Fikret Irmaklı, Çukurova’nın bataklıklarla çevrili bir kazasına atanır. Bölgenin en büyük sorunu, pirinç ekimi yapan ağaların halka baskı uygulaması ve bataklıkları kurutmadan ekim yapmalarıdır. Bu durum hem sıtmayı artırmakta hem de yoksul köylüleri daha da zor durumda bırakmaktadır. Bölgenin en güçlü kişisi olan Abdi Ağa, kaymakamı kendi çıkarlarına göre yönlendirmek ister. Ancak Fikret, başlangıçta tecrübesiz ve çekingen olsa da zamanla ağaların düzeninin halka ne kadar zarar verdiğini anlar. Köylülerden Zeyno Karı ve bazı idealist kişiler, kaymakama doğruları gösterir ve cesaret verir. Fikret, Abdi Ağa’nın tüm baskısına ve tehditlerine rağmen pirinç ekimini yasaklayan kararı uygular. Böylece düzeni sarsar; fakat bu tutumu onu yalnız bırakır, hatta görevinden alınmasına bile yol açar. Buna rağmen Fikret’in direnişi, halk için umut olur. Okumanızı öneririm.
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2024 26. kitabı
Kitap çok akıcıydı nasıl bittiğini anlayamadım. Kaymakam, Zeyno, Kürd Memed Ali ve Murtaza Ağa gibi Anadolu'daki tipik karakterler var. Hepsi bizden biri gibiydi. Kaymakamın mücadelesi, Resul'un korkak ama haktan yana oluşu, ağaların çeltik için sıtmaya göz yumması ve köylünün çaresizliği her şey çok güzel dile getirilmişti. Beğendim.
Edebiyat
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2023 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2023 20:20
YAŞAR KEMAL, TENEKE Öncelikle hepinize merhabalar kitap dostlarım. Bugün sizlere çok sevdiğim yazarlardan biri olan Yaşar Kemal'in hem roman hem de piyes halinde yazılmış bir eseri olan Teneke kitabını inceleyeceğim. Kitabımızın konusuna bakacak olursak; kasabaya bir kaymakam atanır ve çeltik sorununu çözmeye çalışır. Bir tarafta her istediğini yaptırma gücüne sahip ağa kesimi, diğer tarafta ağalar yüzünden canlarından dahi olan fakir halk kesimi ve ne yapması gerektiğini pek de bilmeyen ve çok masum olan kaymakam... Çeltik zamanı köye yeni bir kaymakam atanır. Kaymakam çok deneyimsiz olduğu için ağalar onu bazı yollarla kandırır ve istediklerini yaptırır. Fakat olaylar ilerlerken kaymakam ne yaptığının farkına varır ve fakir kesimin yanında durarak ağalara hak ettiği dersi verir fakat kaymakama olanlar da olur... Olaylar bu şekilde ilerlerken merak unsurunu da dipdiri tutulur. Kitabımız genel olarak; köy, ağa, fakir kesim, zengin kesim, eşkıyalık gibi temalar üzerinden yazılmış, Anadolu' nun halini biz okurlara mükemmel bir şekilde aktarmıştır. Dil ve anlatımına bakacak olursak Yaşar Kemal okurları bilirler, yazarımızın dili çok akıcı, anlatımı da betimlemeleri ile zengin olsa da oldukça anlaşılır. Ben Yaşar Kemal okumayı çok severim, bu eseri de benim için harika bir eser oldu. Çok beğendim, yapılan harika betimlemeler ile Anadolu' ya konuk oldum, bir kaymakamın çekebileceği tüm dertleri çektim, acıyı, hüznü tattım ve çok güzel bir okuma deneyimi yaşadım. Bu kitap kısacık olmasına rağmen içeriği bakımından kişiler, betimlemeler, olay örgüsü, diyaloglar bakımından oldukça güçlü bir kitap. Yaşar Kemal okuyan ve seven, ayrıca kısacık bir kitap okuyayım diyen tüm kitap dostlarıma tavsiyemdir.
1000Kitap
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.