• Dünya çapında tanınmış bir Türk tıp doktoru olduğu ve sağlık konusunda bilgilendirici programlara imza attığı için Mehmet Öz' le gurur duyuyorum...
    Kitabında kalp- damar sistemi, sinir sistemi gibi birçok sistemimiz ve hormonlarımız hakkında bilgiler bulabileceksiniz. Bunlar akıcı ve espirili bir dille anlatıldığı için okuyan her bireye faydalı olacaktır. Sağlığımızla ilgili sıkılmadan okuyup maksimum bilgi sağlayacağımız bir kitap arayanlara şiddetle tavsiye ediyorum.
  • Uyarılmayan, uyarım alamayan sinir sistemi gelişemez. Bu temel bir yasadır. Sinir sistemimizin gelişmesi için gerekli temel uyarımlarıysa içinde yaşadığımız somut doğa ve toplumsal kaynaklar koşullarlar.
  • Canlıların beyni, günlük yaşam savaşında en fazla kullandıkları duyu organlarının oluşturduğu analizatörlerin doğrultusunda gelişir. Örneğin arıların ya da kuşların beyinlerindeki görme duyusuyla ilgili bölümlerin diğer alanlara oranla daha fazla gelişme göstermelerine karşılık, köpeklerde koku duyusuyla özelleşmiş sinir sistemi hücrelerinin daha geniş yer kapladığı görülür.
  • Çevreyle kurulan ilişkiler, çok yönlü, çok duygulu olmaya başladıkça mevcut sinir sistemi ve eldeki beyin yetmez olur. Kalıtımsal-kalıplaşmış davranışlar, çok daha bağımsız içgüdüsel eğilimler ve bütün bunların üstlendiği beyin bölgelerinin de üstünde, çevrenin sürekli değişen isteklerine cevap verebilecek çok daha plastik yeni bir yapı olan beyin kabuğu oluşmaya başlar.
  • Sözcük bir reçetedir.Belirli bir sinir sistemi kimyasıyla ilgili bir reçetedir.Ben top dedigim zaman,beyin sözcüğü anlama dönüştürür ve bu fiziksel bir eylemdir.Bunun nasıl gerçekleştini EEG 'de gorebiliyorsun.
    Max Barry
    Sayfa 132 - Dk
  • Sessiz ol bir tanem, ağlama,
    Bir ninni söyleyeceğim sana.
    Her ne kadar görünsem de çok uzaklarda,
    Birlikte olacağız hep rüyalarında.

    Sessiz ol bir tanem, hadi daluykuya,
    Koruyacak melekler seni daima.
    Gece gündüz bekleyecekler başında,
    Tutacaklar korktuğun şeyleri uzakta.

    Sessiz ol bir tanem, ağlama,
    Bir ninni söyleyeceğim şimdi sana.
    (Sf. 318)

    Yanlış hatırlamıyorsam Wool Serisi’nin ilk kitabı olan Silo’yu 22 Mart 2014 günü okumuştum. Motosikletimle kaza yapıp köprücük kemiğimi kırdığım günden üç gün sonrasıydı. Kırılan kemiğim ve ezilen ciğerlerim yüzünden, acılar içinde evdeki odamda tek başımaydım. Sağ olsun kız kardeşimden rica etmiştim bu kitabı satın almasını. 520 sayfa bir kitaptır Silo. İnanın o 22 Mart günü, o tuğlayı tek bir günde soluksuz okumuştum. Aslında kitabı okumamıştım, adeta yiyip bitirmiştim onu. Tanrım, nasıl bir kurgudur o! Okuduğunuz sayfadayken bile, ilerlerde, sonraki sayfalarda neler oluyor diye içinizi yiyip bitirdiğiniz türde bir romandır Silo. Wool Serisi bir distopya üçlemesi. İlk iki kitap malumunuz üzere şu an piyasada. Üçlemenin sonuncusu Toz ise halen çeviri sürecinde, yakında zatı alilerine kavuşacağız diye umuyorum. Shift yani Vardiya’yı ise; 17-21 Şubat 2016 tarihleri arasında dört günde okudum. O da yine 508 sayfalık bir tuğladır. Beni, serinin ilk kitabı kadar yoğun bir şekilde sarmasa da, Vardiya’yı da çok beğenerek okudum. Serinin çevirmenlerinden biri olan, Monokl Yayınları çevirmeni ve editörü Rasim Emirosmanoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde benden birkaç dönem önce mezun olmuş lisanslı bir çevirmen meslektaşımdır. Genç yaşına rağmen gelecek vadeden bir çevirmen kendisi. Kaynak dilleri geçtim (Fransızca ve İngilizce), hedef dil olan Türkçeye de oldukça hâkim bir edebiyat neferi olduğunu düşünüyorum. Ayrıca diğer çevirmenler Gökhan Sarı ve İhsan Tatari’yi de tebrik ederim. Ellerine sağlık üçünün de. Silo’yu pek hatırlamıyorum ama Vardiya’da sadece iki tane dizgi hatası yakaladım. Nefis bir ekip çalışması olmuş. Tüm Monokl çalışanlarının ve özellikle de üstat Hugh Howey’in elleri dert görmesin diyorum.

    Yerin dibinde, bir çukurun içinde, tek bir silodan ibaret bir dünyaya göz açtığınızı, orada doğup büyüdüğünüzü, benzer dünya sorumluluklarınızı –eğitim, meslek, çalışma, yeme-içme, evlenme vb.- yerine getirdiğiniz ve nihayetinde de bir gün ecel geldiğinde cesedinizin bitkilere gübre olduğu distopik bir dünyada olduğunuzu hayal edin.

    İlk kitap Silo’da sadece Silo-18’den bahsediliyordu. Ancak orada yaşayanlar ona sadece Silo diyorlardı. Kitap ilerledikçe öğreniyordunuz ki aslında bir de Silo-17 varmış. İlk hikâyenin kahramanlarından benim en çok sevdiklerim Lukas Kyle ve elbette dünyalar güzeli, güzel olduğu da kadar da akıllı, pratik ve cengâver mekanikçi Juliette var. Unutmadan, Solo’yu da atlamamak lazım. Kendine münhasır deli dolu bir karakterdir o da. Silindir şeklindeki, toprağın yüzlerce metre derinliğine inen, gökdelen gibi, yüzden fazla katı olan bir dünyada, siloda yaşıyorsunuz. Dışarıda neler olup bittiğini ise; kafeteryada kurulu olan dev ekranlardan izleyebiliyorsunuz. Suç işleyenler veya kurada çıkanlar, yılda sadece bir defa, dışarıya kameraları temizlemeye çıkıyorlar. Ama bir daha asla geri dönemiyorlar siloya. Bir gün bu rutine birileri dur diyor ve işte o an büyük isyan patlak veriyor. Ayaklanma sonucu, bu dikey lahitlerden aslında tam 50 tane olduğu anlaşılıyor.

    Yazar Hugh Howey çok disiplinli bir adam. O kadar fazla karakteri, inanılmaz bir sinir sistemi ile birbirine öylesine güzel bağlamış ki, metin su gibi akıyor ve zihninizde adeta şekilsiz bir mermer yontula yontula harika bir heykele dönüşüyor. Howey büyük bir mimar, bir edebiyat duvarcısı o.

    Vardiya’ya gelince. İlk kitap Silo’nun öncesinde neler yaşandığını anlatıyor bizlere. Üç zırdelinin, adları Victor-Erskine-Thurman olan, biri eski asker ve şimdilerde nüfuslu bir Senatör ile iki bilim insanının, dünyanın çivisini nasıl çıkardıklarını ibretle okuyoruz kitapta. Tam 500 yıl sürecek Vardiya’da esas oğlanın adı ise Donald, yakınları Donny de diyorlar ona. Aslında mimarlık eğitimi almış olmasına rağmen çiçeği burnunda bir siyasetçi. Helen adında bir kadınla evli. Çocukları yok ancak sevimli bir köpekleri var. Donald, Amerikan Temsilciler Meclisi’ne yeni seçilmiş bir üyeyken ve iki yıllık görev süresinin henüz başlamışken, Senatör Thurman’dan önemli bir görev alır. Üniversite eğitimi mimarlık üzerine olduğundan, nükleer bir sızıntı durumunda sığınak olarak kullanılacaklarına inandıkları siloların tasarımcısı olarak çalışmaya başlar. Kolejden eski kız arkadaşı ve de Senatörün kızı olan, bilişim uzmanı güzel Anna ile Donald’ın yakın arkadaşı Temsilci Mick de bu operasyona katılır. Üçü de birbirlerinin yaptıklarından bihaber, 50 silonun inşaatında görev alırlar. Ancak zırdeli Thurman ve kendisi gibi paranoyak iki bilim insanı, hem kendi ülkelerini hem de tüm dünya vatandaşlarını, hiçbir kimsenin aklına dahi gelmeyecek bir sona, yeni bir başlangıca doğru sürüklerler. O büyük gün geldiğinde, Silo-1, tüm siloların merkez komutası durumunda olacaktır ve diğer silolar –sadece bir iki üst düzey yönetici hariç- birbirlerinden bihaber yeni yaşantılarına uyanacaklardır.

    Çok fazla spoiler vermek istemiyorum. Vardiya’da insanın zihnini karıştıracak çok fazla şey var. İlkine göre kurgu çok daha karmaşık. İlkinde konu Silo-18 ve Silo-17’de geçiyordu. Ancak bu yeni kitapta üç farklı siloda (1-17-18) yaşananlar anlatılıyor ve hikâye ilk kitap Silo’ya çok incelikli bir biçimde bağlanıyor. Bu arada Solo’nun esasında kim olduğunu bu yeni kitapta öğreniyoruz. Unutmadan, kitapta Thurman’dan bahsedildikçe aklıma hep Amerika Birleşik Devletleri’nin yeni başkan adayı Donald Trump geldi, ilginç…

    Temiz çeviri, temiz dizgi; harika bir hikâye; müthiş bir kurgu. Howey, içinizde atlarını koşturmak istiyor, ürkek davranmayın, öne doğru bir adım atın ve bu iki kitabı bir an önce edinin. Ve derhal peş peşe okuyun onları. Daha sonra da izlenimlerinizi dostlarınızla paylaşın. Silo ve Vardiya, tapılası distopik iki kitap. Üçüncüsü Toz‘u (Dust) bir an önce okumak için sabırsızlanıyorum…

    Elinizden kitap, kalbinizden huzur hiç eksik olmasın.

    Süha Demirel, 28 Şubat 2016.



    Çeviri ve dizgide zihnime takılanlar:

    Sayfa 261 – …kablosuz katsıklıklar… (Bu bir bilişim terimi, orijinali “odd harmonic”, Türkçe karşılığı ise (ODTÜ Bilişim Sözlüğü); “tek katsıklık” veya “harmonik”. (çevirmenlerin sözcük tercihi)
    Sayfa 265 – …yanaklarında çıkan aftları diliyle yokladı… tdk.org.tr Aft: Ağız ve dudak mukozasında görülen küçük, içi grimsi sıvıyla dolu ağrılı yara veya şişlik. (çevirmenlerin sözcük tercihi)
    Sayfa 407 – Bunu unutmaya meyyaldi… tdk.org.tr Meyyal: Çok istekli, düşkün; eğilen, meyleden. (çevirmenlerin sözcük tercihi)
    Sayfa 441 – …her türlü mücazatı dikte eden… tdk.org.tr Mücazat: İşlenen bir suçtan ötürü ceza verme. (çevirmenlerin sözcük tercihi)
    Rasim’le, zihnime takılan bir sözcük hakkında konuştuk. Vardiya’da çok gözüme batmıştı bu sözcük, değişik şekillerde de yazılmış: “Mndliyle, mndlini, mendli, mndle, mendlle, vb.” Tamam, bu sözcüğün bir tür mendil olduğu anlaşılıyor, ancak Rasim’e kaynak sözcük nedir diye sorduğumda orijinalinin “chief” sözcüğü olduğunu söyledi. “Handkerchief” in kısaltılmışı. Aslında “kerchief” diye de bir sözcük var ve anlamı “atkı, fular, vb.” Peki, bu mendil ne işe yarıyor derseniz; siloda bir tür kast yapısı var ve insanlar bunları ait oldukları gruba göre farklı renklerde takıyorlar. Kanımca “fular” çok daha güzel otururdu çeviri metnine. Neticede çevirmen tercihi diyeceğim ancak çok göze batıyor, insanda dizgi hatası izlenimi uyandırıyor. Ben olsam ikinci baskıda tamamını değiştirirdim. Bir listesini vermek gerekirse: Sayfa 172-176-177-187-224-230-249(3)-250(4)-257-258-279-280(2)-281(2)-282-308.
    Dizgi hatası (sayfa 269): …diğerlerinden hiçbir farkı olamayan bir kapının… (olmayan)
    Dizgi hatası (sayfa 350): …o kıyafetlerden biriyle hareket etmeninin zorluğunu… (etmenin)



    Kitapların Künyeleri:

    Silo / Wool Serisi 1. Kitap
    Hugh Howey
    MONOKL YAYINLARI
    Çevirmen: Mehmet Rasim Emirosmanoğlu
    Çevirmen: Gökhan Sarı
    Yayın Tarihi 2014-03-10
    Orjinal Adı Wool / Silo
    ISBN 6055159115
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Sayfa Sayısı 520
    Kitap » Edebiyat » Bilimkurgu-Fantazya
    Kitap » Orijinal Dil » İngilizce

    Vardiya / Wool Serisi 2. Kitap
    Hugh Howey
    MONOKL YAYINLARI
    Çevirmen: Mehmet Rasim Emirosmanoğlu
    Çevirmen: M. İhsan Tatari
    Yayın Tarihi 2015-11-19
    Orjinal Adı Wool / Shift
    ISBN 6055159320
    Baskı Sayısı 1. Baskı
    Sayfa Sayısı 508
    Kitap » Edebiyat » Bilimkurgu-Fantazya
    Kitap » Orijinal Dil » İngilizce
  • Çünkü sinir sistemi evrimleşmiş olan her hayvan türünün zekâya sahip olduğunu artık biliyoruz.