Bir buçuk, iki asır sonra bile resimlerinden izleyiciye taşan duygu, bazen öfkesiyle bazen korkularıyla bazen de yaşama sevinciyle hayata tutunmaya çalışmak için gösterilen gayrettir.
Cevdet Paşa'nın Mâruzât ve Tezâkir-i Cevdet'le çok lezzetli bir hatıra mu-hariri olduğunu söyleyelim. Bu kitaplar tahkiye itibarıyla Türkçenin ihmal edilmeyecek eserleri arasındadır.
Denebilir ki, içinden yetiştiği sınıfın hayat sahasını ve statüsünü her sahada biraz daha daralır. Hazırladığı Mecelle vasıtasıyla fıkhı, asıl malı olması lazım gelen hayata yaydıkça, asırlardır onu benimseyen zümrenin ve müesseselerin fonksiyonuna âdeta hiçe indirir.
Valeri gibi bugünkü büyük Garb şairlerinin sanat anlayışı ile bizim eskilerin arasında büyük bir yakınlık buluyorum. Avrupa şairlerinin bugün vardıkları tekâmülü Türk şairleri bundan üç asır evvel göstermişlerdir.
Eksiksiz bir benlik egemenliği düşünmemmeliyiz: mağaralarda yaşayan vahşi atalarımızla aramızda o kadar az asır var ki, onlardan bize kalan öfke, bencillik, şehvet, tembellik mirasından tamamen kurtulmalıyız. Beşeri doğamızın hayvani doğamızla olan bu aralıksız mücadelesinden galip çıkan büyük azizler, tuttur ve tartışmasız zaferlerin sevincini yaşamamışlardır.