Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?
Sayfa 102Kitabı okudu
Gençlere Öğütler
— Çalışmak için müsait gün ve saat bekleme. Bilki, her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır. — Çalışmak için müsait yer ve köşe arama. Bil ki, her yer ve her köşe çalışmanın en müsait yeridir. — Bir günde ve bir zamanda yapman lâzım gelen bir işi (bir dersi, bir vazifeyi) ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi gibi, işi de kendine
Reklam
Durmadan okumaktan söz ediliyor. Evet, ben de bir ömür boyu bunu yaptım, (gülerek) durmadan okudum, okudum ama, şimdi düşünüyorum, durmadan okumak, yani birtakım kitapları okumuş olarak rafa kaldırmak, bir yerlere yerleştirmek, şunları okudum demek mi amaç? Olmasa gerek. Bütün bunlar bize bir şeyler düşündürecek, bir şeyler gösterecek, bir şeyler anlatacak, kendi kendimizi belki daha iyi anlayacağız, hem kendimizi belki daha iyi tanıyabileceğiz, kendi kendimizi derken ille kendimizden söz etmek de istemiyorum, kendimizi, dünyamızı, dünyayı, insanları, oyunları, ilişkileri başkalarının aracılığıyla ya da başkalarının yardımıyla tanımlamak çok önemli; tabii bunun için de buna dikkatimizi çevirmemiz gerekiyor. Yetkin davranmamız gerekiyor okumamızda, bakmamızda, dinlememizde.
Sayfa 58 - Kırmızı Kedi YayınlarıKitabı okudu
Sabah uyandığınızda nasıl yüzümüzü yıkıyıp temizliğnizi yapıyorsanız, gezegene de aynı şeyleri yapmalısınız; hem de daha büyük bir özenle.
Sayfa 26 - Yeti kitap yayınlarıKitabı okudu
Hatadan ders almak ne oldu bu nasıl bir teori?
- Gençken yaptığınız çok büyük bir hata varmı? - Olmaz mı? Hem de öyle çok var ki. - O zaman aynı hataları yine yapın.İnsan gençlik günlerine dönebilmek için akılsızlıklarını tekrarlamalıdır.
“Sabırlı ol.Unutmaki başkalarının öğrenmek için bir ömür verdiği şeyleri sen bir kaç haftada öğrenmeyi başardın.Sen bilgi emmekten sırılsıklam olmuş kocaman bir sünger gibisin.Yakında olayların arasındaki bağlantıları birbirinden farklı öğrenme dünyalarının nasıl bir ilişkide olduğunu görmeye başlayacaksın.Hem de tüm seviyeleriyle devasa bir merdivenin basamakları gibi...Sen etrafındaki dünyayı daha çok,daha çok görmek için daha yükseğe, daha yükseğe tırmanacaksın.”
Reklam
Sanrım bu gece yakacağım...
"Kim bilir ne gibi sebeplerle tesadüf bizi birleştirdi. Sen beni sevdiğini söyledin, ben buna inandım. Ben de seni seviyordum... Hem nasıl seviyordum... Hislerimde bugün de bir değişiklik yok. Fakat niçin seviyordum, işte bunu bulamadım ve beni düşündüren, seninle olan hayatımızın devamından şüphe ettiren bu oldu. Seni niçin sevdiğimi bir türlü bilmiyordum. Huylarını, yaptığın işleri, beğenmiyordum demeyeyim, fakat anlamıyordum. Sen de benim birçok şeylerimi anlamadığını inkâr edemezsin. Böyle olduğu halde nasıl garip bir kuvvet bizi birbirimize bu kadar sağlam bağlamıştı? İlk andan itibaren tamamıyla başka dünyaların insanları olduğumuzu anladığım halde beni burada tutan ve seni gördüğüm zaman içimi sevinçle dolduran neydi? Acaba şu senin her zaman bahsettiğin ve her hareketinin kabahatini kendisine yüklediğin şeytan mı? Son günlerde ben de bundan korkmaya başladım. Şimdiye kadar daima, düşünüp doğru bulduğum şeyleri yapmaya alışmıştım... Bu sefer hiçbir doğru ve akıllıca tarafını bulamadığım bu hayata beni bağlayan kuvvetin, içimde saklı bir şeytan olması sahiden mümkündü."
Sayfa 228 - Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık; 1, baskı: Istanbul, Şubat 1998Kitabı okudu
"... kimilerine göre aklı başında, kimilerine göre budala, kimilerine göre önemli, kimilerine göre önemsiz, sıradan; kimilerine göre de aristokrat biriydim. Yükseklik ile alçaklık arasında gerilmiş, hem onlarla hem berikilerle laubali, saygı gösterilen ve hafife alınan, kibirli ve hor görülen, yeteneksiz ve yetenekli, artık nasıl denk gelirse, durum nasıl gelişirse öyleydim!" Çeviri: Osman Fırat Baş, Jaguar Kitap
Jaguar Kitap
-Burası Müslüman bir ülke değil miydi? -Evet hâlen de öyle. -Nasıl olur? Ben hiç Müslüman kıyafeti giyene rastlamadım. -Doğru, fakat bunlar modern Müslümanlar. Ondan dolayı da her hallerinde Avrupa'yı taklit ediyorlar. Gerçi İslam kıyafeti gelenler de var. Fakat hem azınlıktalar hem de elit kesim ve medya tarafından "gerici" diye adlandırılıp dışlanıyorlar.
Amerika’ya daha ilk ayak bastığımda başlamıştı gariplikler silsilesi. Bilen bilir, yurt dışında okumaya gittiğiniz zaman üniversite size bir “host family” ayarlar, yani sizi misafir edecek Amerikan aile .. Siz de hem seyahatin yorgunluğunu atlatır hem de bu sırada kendinize kalıcı bir yer bulursunuz. Benim kalacağım aile de şimdiye kadar
Reklam
Siyasi görüşünüzü nasıl tanımlarsınız? Benim siyasi görüşüm tamamen Kemalizim’dir. Hem de en koyu haliyle! Çünkü Kemalizim eşittir akılizim demektir.Bu kadar basittir. Bazen bana “Atatürk hala gerekli mi bize?” diye soruyorlar.Diyorum ki “Atatürk adını silip yerine akıl yaz, bir daha sor. Akıl gerekli mi? Akıl ne kadar gerekliyse Atatürk de o kadar gereklidir.” Burada maksat Atatürk’ü anlamakta ve bu da daimi güncel bir ihtiyaçtır.Atatürk, “Benim manevi mirasım bilim ve akıldır!” diyor.Anlamalıyız ki Kemalizm’in bir kitabı ve defteri yok. Bu da demek oluyor ki takip edeceğin kuralları da yok. Kemalizm’in bir tek kuralı var: o da “Aklını kullan!”
Sayfa 106
Narsistik Çift : Tolstoy ve Sonya [okumak isterseniz diye bırakıyorum]
1862 yılında otuz iki yaşındaki Lev Tols­toy, henüz on sekizindeki Sonya Behrs ile evlenmeden birkaç gün önce aralarında hiçbir sır olmaması gerektiğine karar verdi. Bu kararın bir parçası olarak günlüklerini ona okuttu ve genç kızın hem ağlaması hem de oldukça kızması onu çok şaşırttı. Günlük­lerine eski aşk ilişkilerini yazarken yakında yaşayan
Sayfa 85 - Altın Kitaplar Yayınevi 1. BasımKitabı okuyor
İnsan nasıl böyle küçülebilir, alçalabilir, bayağılaşabilir? Böylesine değişebilir mi insan? Gerçeğe benzer bir yanı var mı bunun? Evet, hem de çok! Her değişim olabilir insanda, her şeye benzeyebilir insan!
Sayfa 151 - Türkiye İş Bankası Kültür YayınlarıKitabı okudu
" Ben de seni seviyorum, hem de nasıl... Korkuyorum..."
Siz erkekler bir tuhafsınız! İnsan sizi yüreğinin bütün açıklığıyla sevdi mi, sevgisini gösterdi mi, hemen soğuyuverirsiniz; hem de nasıl! Ölsek kılınız kıpırdamaz.
Sayfa 4 - Türkiye İş Bankası Kültür YayınlarıKitabı okudu
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.