Karanlığın Yüreği (Fotoğraflı Klasikler)

·
Okunma
·
Beğeni
·
7.071
Gösterim
Adı:
Karanlığın Yüreği
Alt başlık:
Fotoğraflı Klasikler
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750738203
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Joseph Conrad'ın denizci olduğu yıllarda Kongo'ya yaptığı bir yolculuktan esinlendiği Karanlığın Yüreği, yazarın en önemli yapıtı olmasının yanı sıra sömürgecilik konusunu derinlemesine irdeleyen bir çalışmadır.

Roman, başkarakteri Marlow'un karşılaştığı üç farklı karanlığı; insan eli değmemiş Kongo'nun karanlığını, Avrupalıların yerlilere yaptığı zulmün karanlığını ve her insanın içinde gizli olan kötülük yapma arzusunun karanlığını ele alır.

Francis Ford Coppola'nınKıyametadlı kült filmine esin kaynağı olan Karanlığın Yüreği, aslında insanoğlunun ruhundaki karanlığın derinlerine yapılan bir yolculuktur.

Türkiye'den 20 çağdaş fotoğrafçı Can Klasikleri'nin bu özel dizisi için 20 kitabın kapak fotoğrafını özgün yorumlarıyla hazırladı.
254 syf.
·3 günde
Belçika kongosuna ticaret için giden, özellikle allandırılıp ballandırılarak anlatılan büyük patronu(Kurtz) görmek için yanıp tutuşan, karşılaştığı dehşetengiz olayları tayfasına anlatan Marlow'un hikayesini okuyacaksınız kitapta. Yerlilerin sömürüldükleri, insan yerine konulmadıkları, aşağılık bir düzene kurban edilmelerine de değinilmiş yer yer.
Tavsiye ederekten;
Keyifli okumalar...
264 syf.
·1 günde·10/10
Sömürgeciliği anlatan ve yalan ile sucun karanlık yüzünü en iyi sekilde gösterdigini düşündüğüm bir kitap.Ana karakterimizin kendisinin anlattığı bir kitap.Basarilı bir kitap.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.
184 syf.
·Puan vermedi
Karanlığı Yüreği adlı kitapta yazar Kongo’ya yaptığı bir yolculuktan esinlenerek bu kitabı yazmıştır. Kitapta kısaca Avrupalı devletlerin sömürgeleri, fil dişi ticaretinin bazı insanları zengin ederken diğer taraftan açlıkla sınanan insanlar konu alınmıştır. Kitap çok fazla betimlemeye yer vermiş. Bu açıdan okurken biraz sıkıldım.

Chinua Achebe, yazarı “lanet olası ırkçı” olarak tanımlıyor. Bu düşüncelere rağmen kitap çoğu eğitim programlarına dahil edilmiş. Son birkaç sayfasında yazarın gerçek Kongo yolculuğunda tuttuğu günlüğe yer verilmiş. Orada birtakım siyahi ve beyaz insanlara değinilmiş.

Kitabın baş karakteri Marlow adındaki bir denizcidir. Arkadaşlarına bu yolculuğu sırasında başından geçen olayları anlatıyor.
152 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Joseph Conrad ;çok akıcı ,sade ,anlaşılır ,sürükleyici bir dille ortaya koymuş eserini;Mel Gibsonun yönetttiği"apocalypto" filminin tekniğinde bir konuyu ele almiş o filmi izleyip beğenenenler bu kitaptan zevk alacaktır...🦋🦋🦋
184 syf.
·8/10
Sömürgecilik konusunu derinlemesine işleyen, Kongo 'da yerlilere yapılan zulmü, insanın kötülük yapma ve öldürme arzusunu, hiç dallayıp budaklandırmadan dan dan dan diye anlatıyor Polonyalı yazar. Zulüm karanlığı, insan karanlığı, olayların karanlığı ve denizin karanlığında geçen bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
184 syf.
·Puan vermedi
Joseph conrad kongo nehrinde bir teknede kaptanlık yaptığı sırada karşı karşıya kaldığı insanları durumları güzelce aktarabilmiş okurken zaman zaman yazarın anlatımından dolayı sıkılsanız da insanoğlunun en üstün varlık olarak ne kadar acımasız olabileceğini fildişi mevzuusu üzerinden anlatıyor
184 syf.
·4 günde·6/10
İnsanın kendini bir amaca teslim edişindeki ulaşılmaz hazzın vermiş olduğu tükenmişliği güzel bir şekilde dile getirmiş Joseph Conrad. Dolgun betimlemelere doyacaksınız.
Francis Ford Capollo ismi bize yabancı gelse de Baba flimini hepimiz biliyoruz ve bu adam o flimin yönetmeni .Kitaptan uyarlama flimler ya da flimi yapılan kitaplar her zaman ilgimi çekmiştir .Yönetmenin Baba flimi kadar dikkat çekmese de 70 li yıllarda çektiği Apocalypse yani Kıyamet bu kitaptan uyarlama. Flimin konusu ise ;"Yüzbaşı Willard ve ekibinin görevi, Vietnam'da Amerikan ordusuna isyan eden ve vahşi bir şekilde bir orman kabilesini yöneten Albay Walter Kurtz'ü öldürmektir. Kurtz’ün izini süren Willard, savaşın acımasızlığı altında giderek takip ettiği kişiye benzemeye başlayacaktır." Flimden bir alıntı General ;İnsanın karanlık tarafı bazen aydınlık tarafına baskın gelir yüzbaşı hepimizin bir kopma anı vardır seninde benimde ve maalesef Albay Kurtz bu kopmayı yaşadı ilkel bir kabilede kendini tanrı zannediyor onu bul ve öldür flimin efsane müziği ise The Door This The End
184 syf.
·7/10
Seçim haftasında bu kitabı okumam manidar oldu biraz. Emperyalist kişiler altında bulunan bir bölgede, sömürülen kişilerin cellatlarına aşkını, çıkar ilişkisi bittiğindeki savaşlarını, sevginin bile belli bir ölçüde faydasına göre verildiği bir dünyayı anlatıyor. Distopya diyeceğim türüne ama maalesef günümüzde örneği çok olan bir durum. Post-moderne bir eleştiri kitabı olarak görebiliriz.
Kitap atmosfer olarak gerçekten değişik bir diyara götürebiliyor sizi. Kolay bir okuma gerçekleştiremiyorsunuz. Kısa olması hemen biteceği anlamına gelmiyor. Olayların akışını bazen birleştiremiyorsunuz, felsefi düşüncelerin olduğu kısımlarda yavaşlayıp karanlığı hissetmenize olanak sağlayan bir yapısı var. Eleştirileri anlamaya başladığınızda keyif alabilirsiniz.

Ben akıcı kitapları daha çok seviyorum bu tarz kitaplarda. Mesela, Kedi Beşiği kitabı benzer bir eleştirel kitap olmasına rağmen çok daha etkileyici bir akışa sahipti.

Sonuç olarak dili değişik bir kitap okumak istiyorsanız, güzel bir seçim olabilir fakat üstüne yoğunlaşamam, kafa yormak istemem derseniz uzak durabilirsiniz.
184 syf.
·16 günde·Beğendi·8/10
Amazonların yeşil yaprakları içinde o karanlığın yüreğine doğru yapacağınız yolculuğa hazır mısınız? Yamyamların kollarındaki beyaz parlak boyaları gözünüzü ciddi şekilde alacaktır. Arı vızıltısı gibi havada uçuşan okların sizi rahatsız etmemesi için elinden geleni yapmış Conrad ama nafile o oklar öyle bir saplanıyor ki ağaçların dallarına mıhlanıp kalıyorsunuz. Kurtulmak için oku çıkartmak imkansız oku önce kırmanız gerekiyor. Derin bir yalnızlık içeren bu kitabı oldukça sevdim. Yarısına kadar oldukça zorlasa da sonradan kitap öyle bir açılıyor ki sanki ormanın gizli kapılarını bulmuş gibi oluyorsunuz. Geminin güvertesinden ormanın o derin yalnızlığına bakarken kirli gri sis gözlerinizi kör ediyor.

Conrad'ın Kongo'daki uzun nehirlerde yaptığı kaptanlık maceralarını kitaba dönüştürmesi elbette bir sürpriz değildi ancak esas önemli olan bu kadar yoğun gizem içeren bir kitap yazması o kadar iyi destek gördü ki, Conrad yoluna emin adımlarla devam etti.

Yazarın geriye dönük olayları yazması bazen zorlanmanıza sebep olabilir. Altı çizilecek kelimelerin ikinci bölümde çok fazla olduğunu rahatça söyleyebilirim. Kitapta belli bir yere geldiğinizde kitabı santim santim okumak gerektiğini anlıyorsunuz. Kaçırdığınız bir sözcük sizi kitaptan koparabiliyor. Ama dediğim gibi yarısından sonra gizem biraz daha kendini göstermiş. Mr. Krutz'un ve hacıların kapalı dünyası sizi rahatsız edecektir.

Son söz: Arı vızıltıları çok yakında...
184 syf.
·10/10
Melville’in düşündeki Kayip Bartelby ve Kafka’nın düşündeki Gregor Samsa’nın yaşadığı aynı dünya düzlemi/düzeni üzerinde yaşadı Marlow’un Bay Kurtz’u.... Düşlerde nasıl görünüyorlarsa öyle: YAPAYALNIZ. Bu üç kitap birden hareket ediyordu etrafımda yaşarken sayfaları ve dünyanın dönüşü gibi hışırdarken parmağımın ucunda çevrildikleri gibi. Bu kitap da diğer kardeşleri gibi yazılmamış ama adeta yaşanmış. Uyandığımızda gerçekliğinden hiç şüphelenmediğimiz bir düş gibiler. Velhasılıkelam okunduğu gibi yaşanmıyor olsa da ‘yaşadığımız gibi ölüyoruz’. Bay Kurtz’un son sözüyle, “Ne dehşet! Ne dehşet!”

NOT: Afrika ile daraltılan sömürgecilik yorumları bence kendi kendisinin sömürüsüyle yalanlıyor varlığını;romantik yavanlığı ile kitabın özünü ve söylemek istediği sözünü ıskalıyor.Kitap hakkında bir asırı geçen bitmek bilmez tartışmalat üzerinde Jünger’in bir kitabında dediğine katılıyorum:”sömürü kaçınılmaz; tek bir devlet,tek bir toplum, tek bir sivrisinek bile sömürü olmadan varlığını sürdüremez. İnsanlık yüzlerce yıldır sömürü altında, yüzlerce yıldır sırtında taşıyor bu yükü, hem de çoğu kez farkında olmadan. Sömürünün anonimleşmesi mümkün. Bu durumda insanlar, artık hükümdarlar tarafından değil düşünceler tarafından sömürülür; köleler ve efendiler yüzlerini değiştirmiştir.”
184 syf.
·Beğendi·9/10
Kağıt ev vasıtası ile tanıdım Joseph Conrad'ı ilk aldığım kitabı "üç deniz öyküsü " oldu. Kitap Conrad'ın "Gölge Hattı" adlı kitabını bulmaya çalışan bir yazarı konu almıştı . Gölge Hattı açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı . Daha sonra eski bir denizci olan Conrad'ın Afrika'da sömürge devletlerde yaşan yerlilerin yaşadıkları sorunları korkusuzca dile getiren bir yazar olduğunu öğrendim. Ve en önemli kitabının Karanlığın Yüreği olduğunu duydum. İyi ki de duymuşum. Çok etkileyici bir kitap . İnsanların nasıl hayvanlaştığını ve çıkar uğruna dünyanın nasıl kolayca kandırıldığını bir kere daha anlıyorsunuz.

U.V.G.B C Avrupa'da Afrika'da yapılan katliamı haklı göstermek için kurulmuş bir cemiyet. Açılımı mı ?
Uluslar arası Vahşi , Geleneklerin Baskılanması Cemiyeti.



ÖN SÖZDEN BİR BÖLÜM

Afrikalı işçiler yavaş yavaş ölüyorlardı _ bu çok açıktı – Düşman değillerdi; suçlu değillerdi , onalar artık bu dünyaya ait olmaktan uzak , yeşilimsi bir loşluk içinde allak bullak olmuş halde yatan , hastalıklı kara gölgelerden başka bir şey değillerdi.
Süreli , sözleşmelerin meşru sınırları içinde , sahil şeridinin gizli koy ve girintilerinden getirilen , yabancısı oldukları , sevimsiz ortamlarda kaybolmuş , bilmedikleri yemekler yedirilmiş bu insanlar hastalandılar, elden ayaktan düştüler ve sonra sürüklenerek bir köşeye sığınıp dinlenmelerine izin verildi ...
Dar bir açı oluşturulacak biçimde dizlerini kendilerine çekip adeta bir balya gibi toparlanarak aynı ağacın yanına oturan iki yerli daha.
Biri, çenesini dizlerine dayamış , katlanılmaz ve dehşet verici bir tavırla gözlerini boşluğa dikmiş : kardeşi , müthiş bir bitkinliğin üstesinden gelmek istercesine alnını hayali bir noktaya yaslayarak dinlenmeye çalışıyordu; diğerleri ise , sanki bir katliama ya da salgın hastalığa maruz kalıp etrafta dağılmış cesetler gibi kolları bacakları çarpılmış bir vaziyette oldukları yere yığılıp kalmışlardı.
Mal mülk, kıyafet, süslü paçavralar -ilk güçlü sarsıntıda uçup giden paçavralar. Hayır; ihtiyacınız olan şey kuvvetli bir inanç. Bu zalim kavgada bana çağrıda bulunuluyor -öyle mi? Pekâlâ, duyuyor ve kabul ediyorum. Fakat benim de sesim çıkıyor ve iyisiyle kötüsüyle tüm sözlerim susturulamayacak cinsten.
Joseph Conrad
Sayfa 54 - Ötüken Neşriyat
Hayır mümkün değil; bir insanın, hayatının herhangi bir döneminde tecrübe ettiği yaşanmışlık hissini bir başkasına anlatması -onu gerçek ve anlamlı kılması- anlaşılması güç, etkileyici özünü tarif etmesi mümkün değil. İmkânsız. Bizler tıpkı rüya gördüğümüz gibi yaşarız -yapayalnız...
Joseph Conrad
Sayfa 41 - Ötüken Neşriyat
Bana öyle geliyor ki sizlere bir rüyayı anlatmak için çırpınıyorum, boşa kürek çekiyorum çünkü bir rüyayı nasıl anlatırsanız anlatın o rüya hissini, gerçekle hayalin iç içe geçerek ortaya çıkardığı anlamsızlığı, şaşkınlığı, ürpertiden doğan akıl karışıklığını ve rüyaların özünü oluşturan şu inanılmaz olaylar tarafından esir alınmışlık hissini karşı tarafa geçiremezsiniz...
Joseph Conrad
Sayfa 41 - Ötüken Neşriyat
Onlar birer istilâcıydı ve bir yeri istilâ etmek için insanın ihtiyaç duyduğu tek şey kaba kuvvettir - istilâ başarılı olunca da böbürlenecek hiçbir şey yoktur ortada çünkü sizin kuvvetiniz diğerlerinin zayıflığından doğan bir kazadır yalnızca.
Joseph Conrad
Sayfa 12 - Ötüken Neşriyat

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Karanlığın Yüreği
Alt başlık:
Fotoğraflı Klasikler
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750738203
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Joseph Conrad'ın denizci olduğu yıllarda Kongo'ya yaptığı bir yolculuktan esinlendiği Karanlığın Yüreği, yazarın en önemli yapıtı olmasının yanı sıra sömürgecilik konusunu derinlemesine irdeleyen bir çalışmadır.

Roman, başkarakteri Marlow'un karşılaştığı üç farklı karanlığı; insan eli değmemiş Kongo'nun karanlığını, Avrupalıların yerlilere yaptığı zulmün karanlığını ve her insanın içinde gizli olan kötülük yapma arzusunun karanlığını ele alır.

Francis Ford Coppola'nınKıyametadlı kült filmine esin kaynağı olan Karanlığın Yüreği, aslında insanoğlunun ruhundaki karanlığın derinlerine yapılan bir yolculuktur.

Türkiye'den 20 çağdaş fotoğrafçı Can Klasikleri'nin bu özel dizisi için 20 kitabın kapak fotoğrafını özgün yorumlarıyla hazırladı.

Kitabı okuyanlar 458 okur

  • Rey
  • Abdurrahim Alparslan
  • Nazlı Sak
  • Velican Kazan
  • Yeter Ünsal
  • Petro Petrovski
  • Hanne
  • Haydar Yıldız
  • Sena T. Babalk
  • Esra Doğan

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.7 (1)
9
%0.7 (1)
8
%2.1 (3)
7
%2.8 (4)
6
%0.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0.7 (1)

Kitabın sıralamaları