1000Kitap Logosu
Marjane Satrapi
Marjane Satrapi
Marjane Satrapi

Marjane Satrapi

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.9
491 Kişi
1.191
Okunma
39
Beğeni
2.494
Gösterim
Unvan
Çizgi film romancısı, Akademi ödülü adayı animasyon film yönetmeni ve çocuk kitabı yazarı
Doğum
Reşt, İran, 22 Kasım 1969
Yaşamı
Marjane Satrapi (d. 1969, Reşt), Çizgi film romancısı, Akademi ödülü adayı animasyon film yönetmeni ve çocuk kitabı yazarı. Aslen Kaçar Türkleri'ndendir. Marjane Satrapi, İran'da, İslam Cumhuriyeti devriminden önceki komunist ve sosyalist faaliyetlere karışmış bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Oradaki Fransız okuluna gitti ve okul yıllarında Şah'ın düşüşü, Ayetullah Humeyni rejimi ve İran-Irak Savaşı'nın ilk yılları gibi önemli politik olaylara tanıklık etti. 1983'te, 14 yaşındayken ailesi tarafından rejimden kaçması için Viyana'ya gönderildi. Daha sonra film haline de getirilen otobiyografik romanı Persepolis (film)'e göre, lise yıllarında orada yaşadı ve üniversite için İran'a geri döndü. Burada 21 yaşında evleneceği Rıza'yla tanıştı, 1 yıl evli kaldıktan sonra boşandılar. Daha sonra Tahran Azad Üniversitesi'nde Görsel İletişim bölümünü bitirdi ve Strasbourg, Fransa'ya taşındı. Şu anda Paris'te yaşamaktadır.
Feyzaaa
Persepolis'i inceledi.
352 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Persepolis
1980 yılı İran islam devrimi ve İran - Irak savaşını bu savaşın insanlar ve ülke açısından yaratmış olduğu olumsuzlukları, büyük yıkımları konu alan otobiyografik bir çizgi roman. Yazar Marjane Satrapi çocukluğundan itibaren yaşamış olduklarını cesur ve çarpıcı bir şekilde kaleme almış. Yaşadığı zamanın yenilikçi ailelerinden birinde büyüyen Satrapi; hükümete başkaldıran, yeniliği, özgürlüğü savunan, zamanın eylemlerine katılmış ve çok emek vermiştir. 14 yaşına geldiğinde ise kadın - erkeğin eşit şartlarda okuması gerektiğini savunup istemesi üzerine Avusturya’ya gitmiş 4 yıllık eğitiminin ardından İran’a geri dönmüştür. Geri döndüğünde ise İran’da umduğunu bulamamış eğitim için gittiği Avrupa’da bir doğulu, İran’a döndüğünde ise Batılı olarak kabul edilen Satrapi üniversite okumak için Fransa’ya yerleşmeye karar verir ve yeni hayatı başlamış olur. O dönemlerde devam eden cinsiyet eşitsizliği, kadınların önemsenmeyişi, hor görülmesi okurken rahatsız etse de gerçeklerin görülmesi adına güzel bir okuma oldu. Yürekten tavsiye ederim.
Persepolis
8.9/10
· 1.110 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
15
Edebi Hayat
Persepolis'i inceledi.
352 syf.
·
3 günde
·
9/10 puan
İran devrimi ve bu devrimle beraber gelen baskıcı yönetimi küçük bir kızın yaşadıklarından okuyoruz. 70 li yıllarının iranından başlayıp 90 lı yıllara kadar geçen sürede kızın bu baskıcı ortamda yaşadıkları, deneyinleri ve daha bir sürü olaya tanık oluyoruz. Bu devrimle beraber iran şahının devrilişine, başa gelenlerin baskıcı toplumu yaratmak adına her türlü şiddete başvurmaktan kaçınmadıklarına şahit oluyoruz. İnanı köjlerinden değiştiren bu devrim beraberinde her türlü cinayeti, katliyamı ve işkenceyi de beraberinde getiriyor. Bu devrime karşı olan bir avuç insanın tüm zorluklarına rağmen yaşamaya devam etmeleri, özel hayatlarını tüm baskılara rağmen yaşamaya çalışmalarına tanık oluyoruz. Zorlu bir devrim ve ardından gelen her türlü zorluk ile Yeşil devrimin en içlerine kadar çekiliyoruz bu kitapla. İranda gerçekleşen yeşil devrim hakkında yazıl en iyi eserlerden birisi bence. İçerisindeki çizimler de çok güzeldi. Tavsiye ederim. Esenle Kalınız.
Persepolis
8.9/10
· 1.110 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
10
Elif Tosun
Persepolis'i inceledi.
352 syf.
Bu kitap hakkında inceleme yazmakla yazmamak konusunda kararsız kaldım. Çünkü konu itibariyle eleştiriye ve yanlış anlaşılmaya çok açık bir konusu var. İran'daki İslam Devrimi dönemine çocuk yaşta şahit olmuş, birebir savaşın ve devrimin içinde yaşamış/büyümüş yazarın o çocuk gözünden yazılmış bir kitap Persepolis. Açıkçası İran hakkında az çok fikrim olmasına rağmen kitabı okuyana kadar devrimin nasıl gerçekleştiği konusunda pek bir fikrim yoktu. Kitaptan sonra bununla ilgili ufak bir araştırma yapıp, bir kaç makale ve yazı okudum. Şah'ı devirmek için bir çok farklı görüşe mensup grubun bir araya gelişi, o devrildikten sonra da özellikle sol grupların sindirilmesi hatta yok edilmesi yönünde hareket edilmiş. Şaşırdık mı? Hayır. Satrapi, gelen "İslam" rejimiyle beraber özellikle kadınların yaşadığı sıkıntıları güzel yansıtsa da, İslam hakkında az biraz "doğru" bilgisi olan insanlar için konuyu ele alış şekli, daha doğrusu tüm olumsuzluk ve sıkıntıları İslam'a mâl etmesi rahatsız edici olacaktır. Sanırım yazar sadece ülkesinde uygulanan sözde İslam hukukunu görmüş ve gerçeği kıyaslayacak bilgiye ulaşamamış. Kendince ülkesindeki rejimin kötülüğünü anlatmaya çalışmış ancak belki farkında olarak belki de olmayarak İslamı kötülemiş ve insanlara bu dine mensup herkesin yobaz, bağnaz ve kötü olduğu algısı yaratmış. İslamı hiç bilmeyen insanlar için islamofobiyi de tetikleyecek içerikler barındırdığını söyleyebilirim. Kitap kimlik bunalımı, Doğu ile Batı'nın kültürel farkları ve bunların insanları nasıl asimile ettiği, bir devrimin ülkeyi ve insanları nasıl etkilediği, insan hakları, ülkelerin siyasi politikaları vs açısından güzel değerlendirmeler, mesajlar içeriyordu. Bu açıdan değerlendirildiğinde okumaya değerdi. Ancak yazarın Avrupalılara vermeye çalıştığı "İranlılar aslında sizin bildiğiniz gibi gerici ve yobaz değildi, devrimden sonra bu hâle geldi." mesajını alt metinde İslami rejimi kötüleyerek vermesi yanlıştı. Olmamıştı.
Persepolis
8.9/10
· 1.110 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
24