Algan Sezgintüredi

Algan Sezgintüredi

7.8/10
35 Kişi
·
62
Okunma
·
8
Beğeni
·
1.647
Gösterim
Adı:
Algan Sezgintüredi
Unvan:
Türk Yazar, Grafik Tasarımcısı
Doğum:
Erzurum, 1968
1968’de Erzurum’da doğdum ama orada büyümedim. İstanbul’da yetiştim. St. Benoit’dan sonra MSÜ Grafik Bölümü’nü bitirdim. Bir süre grafik tasarımı yaptım ajanslarda ama devam ettiremedim. Beceremedim belki de... Sonra evlenip İzmir’e gittim, kayınpederimin şirketinde çalışıyorum o zamandan beri.
Alt ve üst katlardan gelen seslerin artışı, 'olay yerine' doluşacak insan sayısının, haliyle istenmedik durum olasılığının iyice çoğalacağına işaret ediyordu.
Otuz beşime ; yani şairin dediği gibi, yolun yarısına gelmiştim; hayatta onlardan ve zırt pırt değiştirdiğim işlerde açıla kapana kendini şaşırmış sosyal sigortamdan baska hiçbir güvencem yoktu...
Sivillerin olay mahalline yaklaştırılmaması, şerit çekilmesi, vesaire önlemler boşuna alınmıyordu elbette.
...dolunay konusunda en ilgimi çeken şey, tam da bana yakışacak şekilde, kurtadam hikâyeleriyle Heybeli'de her gece mehtaba çıkılmasını anlatan şarkıdır, o kadar.
Bu kitaba nasil yorum yazilir inanin bilmiyorum. Polisiye sever okurlar farkli bir polisiye okumak isterlerse hiç beklemeden alip okusunlar. Çünkü her şeyiyle yani konusu, kurgusu ve anlatimiyla tamamen şahsına münhasır bir kitap. Herseyden önce baş kahramanimiz sıradışı bir kişiliğe sahip. Çok eksantrik cümleleri, zihinsel çıkarimlari, olaylara bakış açısı ve değerlendirişi var ve bu durum Dedektif Vedat'i direk olarak çok özel bir kişilik yapiyor zaten. Kusurlariyla, hazir cevapliligiyla, çok bilmişligi ve olmazsa olmaz kibriyle, eh biraz farki olsun diger kahramanlardan degil mi? ;)
Kapali oda cinayetleri tarzinda yazılan bu kitapta bir apartman dairesinde dört kurşunla öldürülen bir adamin katilini ariyor Vedat. Tabi ki yardimcisi Tefo ve sekreteri Nilgün ile birlikte. Bu arada Nilgün'e karsi da boş degil, bunu da hemen belirteyim. Siradan bir aşk da beklemeyin ve Vedat'in aşkı nasil oluyor öğrenmek isteyenler bir zahmet alıp okusunlar. Çünkü yazarak anlatamam. Nedeni ise, anlatilacak gibi değil :) Bunu okurken sizin hissetmeniz ve çözümlemeniz lazim.
Nilgünlerin apartmaninda işlenen bu cinayeti çözerken komşulari sorgulayışı tabi ki buna Nilgun'un annesi de dahil, olaylara bakış açısı, zihinsel muhakemesi ile Vedat'in peşine takılıp bir aşağı inip bir yukari cikiyoruz. Komşularla tanışıyor, hatta komşuluk ilişkilerini sorguluyoruz. Katil kim, ya da kim olabilir diye düşünürken,Aa iste bak o hiç aklima gelmemisti diyeceginiz bir isim cikiyor. Ama benim çıkmadı.Ama cok da tahmin edilir değil, bunu da atlamadan belirteyim tabi ki hemen. Hadi bakalim benden bu kadar. Gerisi size kalmis.
Algan Sezgintüredi'nin okuduğum ilk eseri. Kitabı ana karakter olan Vedat Kurdel'in mizahi anlatımı ile okumak oldukça keyifliydi. Günlük yaşamda kullanılan dil ile yazılmış olan eser, yeri geldi gülümsememe sebep oldu. Özellikle Vedat Kurdel'in dedesinin soyadı kanununda aldığı soy ismi yüzünden, babasının itirazlarını okurken yazım dilinin mizahi yönü oldukça başarılıydı...

Kitabın konusu ise, bir seri katilin işlediği cinayetler. Vedat Kurdel'in can dostu Tefo'nun babasının açtığı özel dedektiflik ofisinde iki acemi çaylak olan: hoş öncesinde de Vedat'ın dediği gibi, "bir baltaya sap olamayan" bu ikilinin yoluna çıkan bir ceset ile başlıyor...

Emniyetin araştırmaları, Tefo'nun babası Nezih Amcanın destekleri ile soruşturma yapan ikilinin içsel ve dışsal diyalogları, size en yakınınızda konuşan dostları hatırlatıyor...

Tefo'nun zekası ile Vedat'ın ince detayları bulma yeteneği birleşince seri katilin bırakmadığı ipuçlarını, fikir alışverişleri ile aydınlatmaya çalışırken, nerede, neyi, ne zaman, kime soracaklarını bilmeseler de, başladıkları yerden birazda şanslarından olaylar tam da istedikleri yöne doğru ilerliyor...

Şüpheli diye gördükleri kişilerin arka planda çevirdikleri işler, kitabın ilerleyen sayfalarında cinayet sebebini bambaşka bir boyuta taşıyor...

"Katilin Şeyi" tam eserin adına yakışan bir isim olmuş. Sebebi ise cinayetlerin işleniş şekli...

Mizahi bir polisiye ve bitirim ikili, Vedat ve Tefo'nun maceralarının devamını mutlaka okuyacağım...

.
Yerli polisiye kitaplari okumayi sevenler ya da sevmeyenler bu kitabi mutlaka okuyun derim. Çünkü yirmi güçlü kalemin yazdığı yirmi öyküyü çok seveceksiniz.
Aralarında yazar olarak da yer aldığım Türkiye Polisiye Yazarlar Birliği üyesi 21 yazar ve hikayeden oluşan KANLAKARIŞIK adlı kitabımız değerli polisiye severlerin beğenisine sunulmuştur. 21 farklı insanın 21 farklı hikayesine ortak olmak, bu güzel eserden daha fazla okurun haberdar olmasını sağlamak için profillerinizde paylaşarak destek verebilirsiniz. Türkiye Polisiye Yazarlar Birliği, ülkemiz polisiyesini en iyi yerlere taşımak için var gücüyle üretmeye ve değerli okurlarının güvenini kazanmaya devam edecektir.
İskandinav polisiyesinin nasıl kendine özgü bir tadı varsa, Türkiye polisiyesinin de ülke gerçeklerini ve renkli kişiliklerini yansıtan mizahi bir yapısı var. Bu ekole katkıda bulunan yazarlar arasında Algan Sezgintüredi de önemli bir yere sahip bence...Bu yüzden Türkiye' yi ve Türkiye insanını tanımak isteyenlere tavsiye edilebilir bir serinin başlangıcı "Katilin Şeyi". Şahsen kitapta yer alan bölüm başlıkları, insan, yer ve kurum adları da beni çok eğlendirdi. Bazen hınzırca bazen de ironik olan bu adlar ve göndermeleri keyifle hatırlayacağım :)
Algan Sezgintüredi'yle 2006 da ilk çıkan "katilin şeyi" kitabıyla tanıştım.O kitabı okumamın üzerinden epey geçti ama esprili ,keyifli bir kitap olduğunu ve aslolanın katili bulmak olmadığı aklımda kalmış.Bu kitabında da benzer tadı aldım.Fakat bunda katili daha iyi gizlemiş.Türkiye'nin güncel konularına da değinilmiş.Ancak daha önemlisi bize özgü gerçek bir polisiye.Dedektif karakterler - Vedat ve Tefo- ve anlatılanlar çok bizden.Olayları onlarla beraber görüyormuşçasına yaşıyorsunuz.Olaya ve katile çok odaklanırsanız Vedat'ın iç konuşmaları uzun gelebiliyor.Ama kitaptan keyif alayım deyip akışına bırakırsanız çok rahat okuyorsunuz.
Bu türde Alper Canıgüz, Murat Menteş hatta Selçuk Aydemir'i severek okuyan birisi olarak okurken sıkıntıdan patlayazdım. Güzelim hikaye, karışık ve yorucu anlatım nedeniyle ziyan oluvermiş.
Özel dedektifler Vedat ile Tefo'nun ikinci, benimse bu diziden okuduğum ilk kitap. Bu durum kahramanları yerli Hamlet tiplerine benzeyen romanda dedektiflerimizi tanıyıp sevmeme engel olmadı :) Sherlock Holmes - Dr. Watson ikilisindeki gibi yaşanmış maceraları yazmak bu kez Vedat'a düşmüş, ancak bir sorun var; Dr. Watson bunu profesyonelce başarabildiği halde Vedat sadede bir türlü gelemiyor, gereksiz ayrıntılarla zaman zaman boğucu oluyor. Yine de polisiye edebiyatın olmazsa olmazları ve X kuşağının ortak kültürel beğenileri ve geçmişleri bu kitapta fazlasıyla mevcut. Yer yer anılara daldıran bu anlatımlar, serinin tüm kitaplarını okumak için okuyucuyu heveslendiriyor...
Vedat Kurdel ve Tefo serisi ile tanıştığımız bu roman Algan Sezgintüredi'nin mizah anlayışı ve kurgusu ile ilgili olarak ciddi ipuçları veriyor bize.
Dedektif romanlarında pek sevilen ikililere (Poirot-Hastings, Holmes-Watson vs.) burada da Vedat-Tefo ikilimiz var ve genelde işin zeka kısmı Tefo'da, bilek gücü kısmı Vedat'ta oluyor.
Heves edip özel dedektiflik bürosu açan ikili bir sinema çıkışında çöp atma derdi yüzünden bir cesetle karşılaşır ve olaylar gelişir.
Güzel bir mizahi anlatım, ilginç bir son ve yazarın diğer kitaplarını okuma isteği getiren bir roman.
Mutlaka okunması gerekenlerden
Son derece güzel, eğlenceli ve akıcı bir polisiye roman. Vedat Kurdel ve Tefo'nun son macerası. Bir arkadaşları vasıtasıyla Umut adında bir bilgisayarcının kaybolma işi ile ilgilenirler. Sonradan oğlanın hacker olduğu ortaya çıkar. Ama Umut kaçmış mıdır, kaçırılmış mıdır veya öldürülmüş müdür belli değildir. Sonrasında işler karışır başka bir deha ortaya çıkar ve Vedat ile Tefo, Armağan ve sevgilisi Semra ile tanışır. Bu arada Umut'un başına gelenleri Vedat çözecektir. Bir solukta okunan, oldukça keyifli bir polisiye roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.

Yazarın biyografisi

Adı:
Algan Sezgintüredi
Unvan:
Türk Yazar, Grafik Tasarımcısı
Doğum:
Erzurum, 1968
1968’de Erzurum’da doğdum ama orada büyümedim. İstanbul’da yetiştim. St. Benoit’dan sonra MSÜ Grafik Bölümü’nü bitirdim. Bir süre grafik tasarımı yaptım ajanslarda ama devam ettiremedim. Beceremedim belki de... Sonra evlenip İzmir’e gittim, kayınpederimin şirketinde çalışıyorum o zamandan beri.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 62 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 44 okur okuyacak.