Hıfzı Topuz

Hıfzı Topuz

8.2/10
336 Kişi
·
1.180
Okunma
·
83
Beğeni
·
4.051
Gösterim
Adı:
Hıfzı Topuz
Unvan:
Gazeteci ve Yazar
Doğum:
İstanbul, 1923
Hıfzı Topuz, (d.1923) gazeteci ve yazar.

1923 yılında İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’ni (1942), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni (1948) yılında bitirdi. Strasbourg Üniversitesi’nde devletler hukuku ve gazetecilik alanlarında yüksek lisans (1957-59) ve yine Strasbourg Hukuk Fakültesi’nde gazetecilik alanında doktorasını yaptı (1960). 1947-58 yılları arasında Akşam gazetesinde önce istihbarat şefi, sonra yazı işleri müdürü olarak çalıştı. İstanbul Gazeteciler Sendikası’nın kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. Paris’te Unesco Genel Merkezi’nde Özgür Haber Dolaşımı şefi olarak çalıştı (1959-1983). Uluslararası gazetecilik örgütleri arasında mesleksel işbirliği, basın ahlâkı, gazetecilik eğitimi ve gazetecilerin korunması projelerini yönetti. Afrika ülkelerinde, Hindistan’da, Filipinler’de gazetecilik eğitimi seminerleri düzenledi. Kara Afrika'da kırsal basın projesini oluşturdu. 1962 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin, o zamanki adıyla Basın-Yayın Yüksek Okulu’nun kuruluşu için, Paris’te Unesco’nun merkezinde ilk projeleri hazırladı. 1974-75 yılları arasında TRT’de Radyolardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 1986’da halen başkanlığını sürdürdüğü İletişim Araştırmaları Derneği’ni (İLAD) kurdu. Vatan, Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleriyle çeşitli dergilerde diziler ve inceleme yazıları yazdı. Anadolu Üniversitesi, Galatasaray ve İstanbul Üniversiteleri iletişim fakültelerinde basın, radyo-televizyon tarihi, uluslararası iletişim ve siyasal iletişim dersleri verdi.
İngiltere Başbakanı Lloyd George görevinden istifa etmiş ve ayrılırken şunları söylemişti: "Arkadaşlar! Yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğe bakın ki o büyük dâhi, çağımızda Türk ulusuna nasip oldu ve kader onu bizim karşımıza çıkardı."
Özgürlük olmayan bir ülkede ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve kuruluşun esası özgürlüktür.
"... Bugün günün ağardığını nasıl görüyorsam, bütün Doğu milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. Bu milletler bütün güçlüklere, bütün engellere karşın zaferi kazanacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine uluslar arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrımı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği çağı egemen olacaktır."
Mustafa Kemal
" - Kral Konstantin de bu otele gelip bir kadeh rakı içti mi?
- Hayır Paşa Hazretleri.
- Öyleyse neden İzmir'i almak istemiş?
Hıfzı Topuz
Sayfa 221 - Remzi Kitabevi 5. Baskı 2001
"Düşmanların bayrakları , babalarımızın ocakları üstünden ve mabedlerimizin çevresinden çekilinceye kadar savaşmayı sürdüreceğiz. Kendi hükümetimizin yönetimi altında bedbaht ve mustsuz yaşamak, YABANCI ESARETİ ALTINDA KAVUŞACAĞIMIZ MUTLULUKLARDAN BİN KEZ ÜSTÜNDÜR.
Hıfzı Topuz
Sayfa 167 - Remzi Kitabevi 5. Baskı 2001
Dünyada bana "Ne istiyorsun?" diye sorsalar hiç düşünmeden vereceğim cevap şudur. "Anlaşılmak istiyorum." Biraz aklı başında olan hangi adama sorsalar vereceği cevap mutlaka bu olacaktır.
Devlet Şürası o dönemde parlamento niteliğinde bir kuruldu. İlk kez devletin içinde, Padişahın ve vekiller heyetinin karşısında denge sağlayacak bir güç oluşturulmuştu.
"Fikret Bey, neden son kitabınızda aşk şiirleri yer almadı?"
Fikret'in yanıtı şu oldu;
"Nasıl yok? Aşksız kalp olur mu? Yalnız benim şiirlerimde çıplak kadın etlerini anlatan dizeler arıyorlarsa öyle şeyler bulamazlar. Benim aşklarım romantiktir. Ben kadında dişilik değil, güzellik ararım."
Kitapta sadece Gazi ve Fikriyenin aşkından bahsedilmiyor, tarihsel olaylarda aktarılıyor.Atatürk'ün doğumundan Fikriyenin ölümüne kadar olan süreç tüm gerçekliğiyle anlatılıyor.Ben lise dönemimde okumuştum çok beğendiğim bir kitap Atatürk'ün bilinmeyen yönleri de anlatılıyor.Konu Atatürk olunca her şey çok güzel, mutlaka okuyun çok güzel bir eser.
Kabul edilemez ve tarifi imkansız bir acıdır bu kitapta bahsedilenler bana göre. Sabahattin Ali' yi ve insanlık dışı bir şekilde katledilişini, döneme damgasını vuran birçok ismi, yazar, şair, aydın, düşünür, eğitimci, hukuk adamı ve onların ideolojilerini, verdikleri mücadeleleri, karşılaştıkları onca baskı ve zorluğu bazen şaşırarak bazen sinirlenerek bazen de ciddi anlamda sarsılarak okudum. Söylenecek belkide çok söz var ama ben okumanızı ve kendi yorumunuzu oluşturmanızı tavsiye ederim.
Gençlik yıllarında Avrupa kültürü ile tanışıp, özellikle Fransa'daki özgürlükçü akımdan etkilenen Mithat Paşa'nın yaşam öyküsünün kaleme alındığı güzel bir eser. Mithat Paşa ilk kez Sultan Abdülaziz zamanında sadrazam olmuş, islahatçıların liderliğini yapan yenilikçi bir devlet adamı. Sultan Abdülhamid döneminde sürgüne gönderilmiş, Dönemin şartları, yabancı devletlerin Osmanlı üzerindeki baskıları ve ülkeyi bölmek için yapılan entrikalar göz önüne alındığında kitapta Sultan Abdülhamid'e biraz haksızlık yapıldığını düşünüyorum.
Tarihi bir roman Taif'te Ölüm, kurgu bir eser. Ancak tarihi gerçeklikler, fotoğraflı belgeler üzerine inşa edilmiş. Ahmet Mithat Paşa, I.Meşrutiyet'in kurucularından, Kanun-i Esasi adı verilen ilk anayasa denemesinin hazırlayıcısı bir devlet adamı, sadrazam. Abdülhamid'in baskı dönemi hakkında bilgi edinebilir, günümüzde ilişkilendirebilecek noktalar yakayabilirsiniz. Ne demişler tarih tekerrürden ibarettir.
Güzel insan ve hazin sonu. Sabahattin Ali'nin Aziz Nesin, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Orhan Veli, Rıfat Ilgaz ile dostlukları. Özgürlük düşleri ve acı bedelleri... Şarkıları ve özgür ruhu kaldı geleceğe... Başın öne eğilmesin. Aldırma gönül aldırma... "Düşünüyorum o halde varımdan düşüneceksen yok olacaksına... "
Türkiye’deki eğitim devrimini, 2. Dünya Savaşını Köy Enstütülerinin maceralarını , Sadi ve Tavcan(Semiha) nın aşklarını, savaş rüzgarlarını, eğitim seferberliğini, çok partili hayata geçiş ve yaşananan sıkıntıları anlatan roman tadında bir kitap . Bazı yerlerde gereksiz olaylara girip sıkılmama neden olmadı da değil .... Hıfzı Topuz bu defa beklentimi karşılayamadı.
Kitabı okumadan önce beklentim daha büyüktü. Daha çok röportaj ve bilgi bekliyordum. Konu Atatürk olunca, insanın yetinesi gelmiyor.

Öncelikle tek taraflı röportajlar yok. Birazda kızgın olanlar var. Sonuçta, bir karar herkesi memnun etmez. Tarihi az bilen insanlar, Mustafa Kemal 'in Cumhuriyet'i kurmadan öncede, kurduktan sonra da nasıl bir muhalefetle karşılaştığını bilmez.

Örneğin, Başkomutanlığı nasıl aldığını dahi bilmezler. Zannediyorlar ki; Ben başkomutan olmak istiyorum dedi, başkomutan oldu. Yok o işler öyle değil efendim, hem de hiç değil...

Küçük küçük anılardan yola çıkılarak hazırlanan bu kitapta, çok değerli hatıralar ile karşılaşacaksınız. Muhtemelen en merakla okuyacağınız hatıra, General Trikupis'in anlattıkları olacaktır.

Sayfa sayısı olarak daha fazlasını isteyeceğiniz, daha çok hatıra isteyeceğiniz bir kitap.

Kitabı bitirdikten sonra arkasına yazmış olduğum not'tan kısa bir alıntı;

"Yüce ATATÜRK;
Senin fikirlerinle yaşıyoruz,
Seni anlıyor ve hissediyoruz.
Seni hiç görmemiş olsak da,
Her zaman kalbimizde hissediyoruz.
Rahat uyu Yüce ATATÜRK,
Rahat uyu PAŞAM.
İlelebet Payidar kalacak CUMHURİYET!"

Herkese iyi okumalar...
Hıfzı Topuz'un kaleminden güzel bir tarihi roman. Mustafa Kemal Atatürk'ün her zaman yanında olan Fikriye'nin yürek burkan hikayesi. Yazılanların gerçek olması kitabı daha da dramatikleştirmiş. Çok güzel bir kitap.
osmanlı dönemi ailelerinden koparılan iki çoçuk amaç padişah olmadan doğumu gerçekleşen bir şehzadeye arkadaşlım etmeleridir.O dönemi gerçekten iyi bir dille acımasızlıkları ile anlatan ve resimlerle gerçekliğini göstermeye çalışan bir eserdir.
Meyyâle'nin etrafında cariyelerin küçük yaşta kaçırılarak hangi işkencelerle nasıl eğitildiklerine; haremağalarının çektikleri acılara şahit oluyoruz. Bunlar ayrıntı belki ancak birinin diğerine yaşattığı bedenen ve ruhen acıları görünce pek çok şeyi sorguluyorsun; insanlıktan tarihe, dine kadar... Roman kurgu olmasina rağmen temelde belgelere dayanıyor. Bu gerçeklik de etkisinin artmasında önemli rol oynuyor. Tarih kitaplarinda düz ve alt alta maddeler, başlıklar vs şeklinde öğrenmeye çalıştığınız tarihi bir sürece de tanıklık ediyorsunuz bu anılardan yola çıkarak yazılmış kitapta.

Yazarın biyografisi

Adı:
Hıfzı Topuz
Unvan:
Gazeteci ve Yazar
Doğum:
İstanbul, 1923
Hıfzı Topuz, (d.1923) gazeteci ve yazar.

1923 yılında İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’ni (1942), İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni (1948) yılında bitirdi. Strasbourg Üniversitesi’nde devletler hukuku ve gazetecilik alanlarında yüksek lisans (1957-59) ve yine Strasbourg Hukuk Fakültesi’nde gazetecilik alanında doktorasını yaptı (1960). 1947-58 yılları arasında Akşam gazetesinde önce istihbarat şefi, sonra yazı işleri müdürü olarak çalıştı. İstanbul Gazeteciler Sendikası’nın kurucuları arasında yer aldı ve başkanlığını yaptı. Paris’te Unesco Genel Merkezi’nde Özgür Haber Dolaşımı şefi olarak çalıştı (1959-1983). Uluslararası gazetecilik örgütleri arasında mesleksel işbirliği, basın ahlâkı, gazetecilik eğitimi ve gazetecilerin korunması projelerini yönetti. Afrika ülkelerinde, Hindistan’da, Filipinler’de gazetecilik eğitimi seminerleri düzenledi. Kara Afrika'da kırsal basın projesini oluşturdu. 1962 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin, o zamanki adıyla Basın-Yayın Yüksek Okulu’nun kuruluşu için, Paris’te Unesco’nun merkezinde ilk projeleri hazırladı. 1974-75 yılları arasında TRT’de Radyolardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. 1986’da halen başkanlığını sürdürdüğü İletişim Araştırmaları Derneği’ni (İLAD) kurdu. Vatan, Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleriyle çeşitli dergilerde diziler ve inceleme yazıları yazdı. Anadolu Üniversitesi, Galatasaray ve İstanbul Üniversiteleri iletişim fakültelerinde basın, radyo-televizyon tarihi, uluslararası iletişim ve siyasal iletişim dersleri verdi.

Yazar istatistikleri

  • 83 okur beğendi.
  • 1.180 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 449 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları