Elbette umutsuzluğa düşerim bazen
Elbette umutluyum her zaman
Neden yazılır bunca şiir,
Neden okunur bunca yazı?
Çünkü nasıl aşılabilir başkaca
İnsanın karmaşıklığı. (Edip Cansever)
Öykü, çok özel bir edebi türdür. Çünkü söylenecekler için dar bir alan vardır. Hem az sözle çok şey anlatmak, hem özgün bir duruş sergilemek, hem etkili bir anlatıma sahip olmak hem de "dili" ihmal etmemek zordur. Ben de çoğu okur gibi "eskiler"den vazgeçemiyorum. Ama edebiyat canlı bir şey olduğu için günceli de yakalamak gerek. Bu iletide 2000 senesi ve sonrasında basılan, kendimce kaliteli ve özgün bulduğum öykülerimizden bir seçki derledim. İlgililer için okudukça güncelleme yapacağım.
1.Ölü Zaman Gezginleri~Hasan Ali Toptaş
2.Taş Bina ve Diğerleri~Aslı Erdoğan
3.Kadından Kentler~Murathan Mungan
Lal Masallar~Murathan Mungan
4.Cenk Hikayeleri~ Murathan Mungan
5.Mavi Kuş~Mustafa Kutlu
6.Çok Sesli Bir Ölüm~ Rasim Özdenören
7.Deli Kadın Hikayeleri~ Mine Söğüt
8.Bazuka~Murat Uyurkulak
9.Baharda Yine Geliriz~ Barış Bıçakçı
10.Sen de Gitme Triyandafilis~Ayla Kutlu
11.Kanayak~Gamze Arslan
12.Çerçialan~ Gamze Arslan
13. Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler~Yalçın Tosun
14.Öykünmece~Feyza Hepçilingirler
15.
Ben edebiyatın izinde bir hayalimi daha gerçekleştirdim. Yaşar Kemal'i Dünya edebiyatı için büyüten o Çukurova köyüne gittim. Gökçedam'a eski adı ile Hemite'ye. Yaşar Kemal'in çocukluğunun izlerinde kendi çocuklarımı koşturdum. İnce Memed 1'e ahvâlini sordum. Çukurova sıcağında yandım. Ceyhan suyunun sesine kulak verdim. Sülünleri , keklikleri, yusufçukları dinledim. Pürenlerin, yarpuzların, akdikenlerin kokusunu içime çektim. Kimsecik Mustafa'yı (Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı, Kanın Sesi)köyüne yetiştirdim. Tepedeki yıkık kalede Esme ve oğlu Hasan'ı (Yılanı Öldürseler)hayalimde tekrar kavuşturdum...