Yaşar Kalafat

Yaşar Kalafat

Yazar
7.9/10
7 Kişi
·
15
Okunma
·
3
Beğeni
·
446
Gösterim
Adı:
Yaşar Kalafat
Unvan:
Türk Yazar, Tarihçi
Doğum:
Kars, 1939
İlk ve orta tahsilini 1939 yılında dünyaya geldiği Kars'da, Yüksek tahsilini 1961 - 1962 yıllarında mezun olduğu Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde zooteknist olarak yaptı. 1986-1987 Güz döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden fark derslerini vererek mezun oldu. 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünden Yakın Çağ Tarihinden "Şeyh Sait" konulu 1989 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Halk Edebiyatından "Doğu Anadolu'da Eski Türk İnançlarının İzleri" konulu ve 1991 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dinler Tarihi'nden "Kuzey Azerbaycan Doğu Anadolu ve Kuzey Irak'da eski Türk Dini İzleri, Dini Folklorik Tabakalaşma" konulu mastırlar yaptı. 1992 yılında Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı'ndan "Şark Meselesi Işığında Şeyh Sait Olayı, Karakteri, Dönemindeki İç ve Dış Olaylar" konulu çalışması ile bilim doktoru ünvanını aldı. 2002 yılında KPSA (Kazakistan)nın Fahri doktoru oldu.

Irak, İran, Suriye, Türkmenistan, Tacikistan Afganistan, Özbekistan, Karakalpakistan, Kırgızistan, Kazakistan, Nahçıvan, Azerbaycan, Gürcistan, Karaçay-Çerkez, Oseya, Acaristan, Kabartay-Balkar, Dağıstan,Ukrayna, Kırım, Çuvaşistan, Tataristan, Başkurdistan,Altay, Hakasya,Yunanistan, Romanya, Makedonya, Sırbistan, Dağıstan, Bulgaristan, Moldovya, Gagauzeli, Kıbrıs, Dağlık Altay gibi Türk Bölgelerinde, Suudi Arabistan'da Almanya, Belçika, Avusturya, Norveç, İsveç, Hollanda bulundu ve buralarda alanında yaptığı çalışmaları sürdürmektedir.

Başbakanlıktan emekli olduktan sonra ASAM'da Kafkasya Araştırmaları Masası Başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi olarak çalışmıştır. İLESAM, Folklor Araştırmaları Kurumu, Dinler Tarihi Derneği üyesidir. Avrasya, Alanız, Stratejik Analiz, Avrasya Dosyası, Jeopolitik Gündem gibi yayınların Yayın Kurulunda görev almıştır.
Gök Tanrı, yıldızların, Ay’ın ve hatta Güneş’inde üstünde idi. Tanrı’nın yeri, yükseklerin yükseği ve daha yükseği olmayan sonsuzlukta idi. Dua ediş tarzlarında bu inancın etkisi barizdir. Türkler diz çökerek yüzlerini göğe doğru tutup Tanrı’ya dua etmektedirler. Müslüman Türkler hâlâ; ‛yukarıda Allah var’ diyerek bu inancı devam ettirmektedir. Doğu Anadolu yöresinde bu anlamdaki Türk inancının izlerine her tarafta rastlayabiliriz. Kars’ta ‛tavuk bile su içerken yukarı, Allah'a bakar’ tabiri, Allah'ın yukarıda gökyüzünde olduğu inancının bir yansımasıdır.
Millet olarak hiçbir zaman inkarcı bir ecdadın nesli, varisi olmadık, daima paylaşımcı olduk. Paylaşımda kavgayı değil adaleti esas aldık. Bu tercihimiz bizi yıkıcılıktan alıkoydu, böylece daima yeni sentezler üretebildik. “senin” veya “benim”’in yerine “bizim”i koyduk.
En eski Türk örf ve adeti uygulanarak "herkes kendine göre Tanrı'ya ulaşabilir" görüşü kabul edilerek, tam bir vicdan hürriyeti uygulandı. Dört beş din yan yana serbestçe yaşandı.
Makaram sarı bağlar
Kız söyler gelin ağlar
Niye ben ölmüşmüyem

Sarı rengi yarı ölüm veya ölümden evvelki haldir.
Anadolu'da gürültü veya belirli seslerin çıkarılması ile kö­tü ruhların veya cinlerin kovulması arasında bir bağıntı kurarlar. Mesela tahtaya vurularak "tu-tu-tu Şeytan kulağına kur­şun" denir...
"Saçın ucun örmezler
Neynim aman aman
Neynim aman aman Sarı gelin
Seni bana vermezler"
Sarı gelin acaba muhakkak sarışın olduğundan mı , yoksa sevdalı olduğu için mi sarı idi?
Kara rengi , isyan içerikli bir yasın simgesidir.
Mavi rengi ise Mutlak olana , ilahi tecelliye boyun eğmenin kadere razı olmanın rengidir.Sürekli kara renginde ısrar etmek inkâra götüren bir isyanı simgeler. Mavi ise " yaslıyız ama senden geldi , sen verdin sen alırsın muhakkak bir bildiğin vardır ve bizim için hayırlı olandır..."
151 syf.
·3 günde·9/10
Sayın Yaşar Kalafat'ın kitabında öne sürdüğü en önemli görüş; Türklerin eski dinlerinin Gök Tanrı/Ulu Tanrı inancı olduğu yönündedir. Şamanizm/kamizm görüşünün bir din değil bir inanç olduğunun da ısrarla altını çizmiştir. Eski Türk inanışına göre Kam'lar bu dünya ile diğer alemler arasında iletişim kuran, hastalıklarla ilgilenen şifacılardır. Dinsel kimlikten ziyade, medyum vasfına sahip insanlardır. Eski Türklerin hakim din anlayışı Tek Tanrılı Tengricilikdir.

Kitap eski Türk inanışlarını incelerken, halen Anadolu'da devam eden bazı gelenek ve düşüncelerin de aslında kamizm'e ait olduğunu ortaya koymuş oluyor. Birisine doğum günün kut'lu olsun derken kullandığınız "kut" kelimesinin eski Türk inanışına ait bir ifade olmasından tutun da, türbelere-ağaçlara kaput bağlanmasına, nazar boncuğuna, kurşun dökülmesine, tahtaya vurulmasına kadar varan ve bugün de devam eden geleneklerin kökenlerine iniyoruz. Yine kitaptan edindiğimiz gözleme göre bu gelenekleri halen Anadolu'da Alevi-Bektaşi ve Türkmen'ler en yoğun olarak devam ettiren gruplardır.

Kıymetli bir eser, keyifli okumalar dilerim.
286 syf.
·6/10
Renklerin Türki halklarda hayatlarında neyi ifade ettiğini anlatan bir eser.Yazar , birçok kaynaktan yararlanmış bilgi dolu kaynak olabilecek bir eser.

YALNIZ ; eser bir dolu yazım ve imla hatalarına sahip, ayrıca her bölümde bir önceki bölüme ait tekrirler , bir bölümün iki üç kere tekrarı sıkıyor insanı.
Başka bir yayınevi yada yazar tarafından bu hatalar düzeltilip sunulursa ; öyle alıp okumanızı tavsiye ederim.
246 syf.
·48 günde·8/10
Okuduğum ve öğrendiğim güzel bilgiler sayesinde farklı bir bakış açısı kazandım. Türk Mitolojisine karşı. Ama tek kötü yanı şunu söyleyebilirim ki! Bilgiler sürekli tekrarlıyor. Ama onun dışında okunması gereken ve bu tarz konulara ilgisi olanların dikkatini çekecek bir eser

Yazarın biyografisi

Adı:
Yaşar Kalafat
Unvan:
Türk Yazar, Tarihçi
Doğum:
Kars, 1939
İlk ve orta tahsilini 1939 yılında dünyaya geldiği Kars'da, Yüksek tahsilini 1961 - 1962 yıllarında mezun olduğu Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde zooteknist olarak yaptı. 1986-1987 Güz döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden fark derslerini vererek mezun oldu. 1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünden Yakın Çağ Tarihinden "Şeyh Sait" konulu 1989 yılında Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde Halk Edebiyatından "Doğu Anadolu'da Eski Türk İnançlarının İzleri" konulu ve 1991 yılında Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dinler Tarihi'nden "Kuzey Azerbaycan Doğu Anadolu ve Kuzey Irak'da eski Türk Dini İzleri, Dini Folklorik Tabakalaşma" konulu mastırlar yaptı. 1992 yılında Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı'ndan "Şark Meselesi Işığında Şeyh Sait Olayı, Karakteri, Dönemindeki İç ve Dış Olaylar" konulu çalışması ile bilim doktoru ünvanını aldı. 2002 yılında KPSA (Kazakistan)nın Fahri doktoru oldu.

Irak, İran, Suriye, Türkmenistan, Tacikistan Afganistan, Özbekistan, Karakalpakistan, Kırgızistan, Kazakistan, Nahçıvan, Azerbaycan, Gürcistan, Karaçay-Çerkez, Oseya, Acaristan, Kabartay-Balkar, Dağıstan,Ukrayna, Kırım, Çuvaşistan, Tataristan, Başkurdistan,Altay, Hakasya,Yunanistan, Romanya, Makedonya, Sırbistan, Dağıstan, Bulgaristan, Moldovya, Gagauzeli, Kıbrıs, Dağlık Altay gibi Türk Bölgelerinde, Suudi Arabistan'da Almanya, Belçika, Avusturya, Norveç, İsveç, Hollanda bulundu ve buralarda alanında yaptığı çalışmaları sürdürmektedir.

Başbakanlıktan emekli olduktan sonra ASAM'da Kafkasya Araştırmaları Masası Başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi olarak çalışmıştır. İLESAM, Folklor Araştırmaları Kurumu, Dinler Tarihi Derneği üyesidir. Avrasya, Alanız, Stratejik Analiz, Avrasya Dosyası, Jeopolitik Gündem gibi yayınların Yayın Kurulunda görev almıştır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 31 okur okuyacak.