• ****Bu inceleme iki ayrı incelemenin ayrı ayrı eklenmesiyle yani birbirinden bağımsız iki farklı zaman ve yerde yazılmış incelemeyi içerir. Hangisini ekleyeyim diye emin olamadım, o yüzden ikisini de ekledim****
    ---------------------------------------Birinci anlatım-------
    Çığlık. Antalya'nın bir ilçesine bağlı yerleşim yeri değil
    ya da Malatya'nın bir ilçesine bağlı yerleşim yeri de değil. Veya kekliğin öterken çıkardığı seste değil.
    Ya da bir korkuluk hiç değil.
    Çığlık, feryat figandır. TDK böyle açıklamış.
    Örnek olarak da martılardan bahsediyor.
    Ama insan olgusu yok.

    Ülkemizin bir ilinde tecavüz olayı yaşanıyor ve çocuklar mağdur fakat çocukların bu sesini duyan yok. Bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyayız. Ne zaman ki olay, azıcık ucundan basına yansıyınca, hemen bir takım kişilerin devreye girmesiyle olay kapatılmaya çalışılmış. Mustafa Hoş da yaşanan sürecin, insani yönünü kişilerle konuşarak, internet ve basında çıkan haberlerden hareketle bizlere anlatmaya çalışıyor. Hem yaşanan yerde hem de mahkeme süreci içinde yaşanan olayları okuyacağız.

    Çığlık. Korku filmi adı ya da korku filmlerinde çok kullanılan bir efekt. Çığlık, Mustafa Hoş'un yönettiği bir korku filmi değil ama. Gerçeğin, gerçeklerin yaşandığı yerde belli bir olay örgüsünün hikayeleştirilmiş halidir.

    Hikaye ama masal ya da fantastik, distopik bir şey de değil. Bu zaman diliminin çok yakın zamanında gerçekleşen hiçte iç açıcı olmayan durumun dışa vurumu. Çığlık, bildiğimiz ve duyduğumuz çığlığa da benzemiyor. Sessiz ama derinden. Nahoş bir şeylerin yaşandığı ama şantaj, tehditle bastırıldığı bir olayın anlatımı.

    Mustafa Hoş bir gazeteci olarak, olayın peşinden gidip, arşiv taramasıyla dün ve bugün kıyaslaması yaparak bizim de çığlığı duymamızı istiyor.

    Gerçek olayların hikayeleştirilmiş halini okuyacağız. Kişiler gerçek, zaman gerçek, olay gerçek ve kısaca 'duyun bu çığlığı'.

    ********ikinci anlatım****

    Mustafa Hoş'un 2016 yılında çıkan kitabını maalesef taaa 2018 mayıs ayında okuma fırsatım oldu. 'O' olay gibi o da sessizce sıranın kendisine gelip, anlaşılacağı günü bekliyordu. Gün bu zaman diyerek okumaya başladım. Üzerinden iki yıl geçmiş, o günkü gazete ve TV'lerin nasıl haber verdiklerini unutmuştum,
    ama iyi ki kitaplar ve bu sayede elimizde kaynak eser kalıyor.

    Mustafa Hoş, kitabının adını 'Çığlık' olarak seçmiş. Ama 'sessizinden'. Ne demekse? Ama o olay da unutuldu ve sessizliğe büründü. Artık gören, duyan, bakan yok. O da tarihin tozlu sayfaları arasında yerini aldı.

    Peki 'Çığlık' ya da alt başlığıyla beraber tam adı 'Türkiye'yi Sarsan Ensar Vakası' ile anlatılmak istenen nedir? Karaman ilinde meydana gelen taciz, tecavüz olaylarında adı karışan Ensar vakfının bu olaylarla ilgisi nedir? Ensar vakfı ile taciz, tecavüz arasında nasıl bağlantı var? Yoksa bir iftira ile karşı karşıya kalan bir vakıf mı var?

    "Bu kitap Karaman Ensar Vakfı ve KAİMDER yurtlarında yaşanan çocuklara tecavüz davasının perde arkasını anlatıyor"
    diyerek kitabın içinde neler olacağının haberini veriyor.

    Herşey merkez medya dışında olan bir gazetenin haberiyle başladı. 4 martta hissedilip 12 martta haberleştirilen olaylar da
    anlatılanlar ne kadar doğru? Yetkililer buna nasıl bir tepki verdi? Bir olay, bir vakfın tüzel kişiliğini bağlar mı? Yoksa
    münferit olarak değerlendirilebilir mi? Adı geçen vakıf bu konuda ne dedi? Soruşturma yapıldı mı? Ve hukuk, hukuk
    gerçekten işledi mi? Eğer olaylar doğru ise verilen cezalar alınabilecek en yüksek ceza mı? Herşeyin bittiği ama hukukun var olduğu bir ortamda hukuk buna ne dedi?

    Yazar, haberin Birgün gazetesinde yayımlanmasından kısa bir süre sonra Karaman iline giderek, orada olayı anlamaya çalışmış, konuşabildiği tüm taraflarla konuşmuş, mahkeme sürecini takip etmiş ve ailelerle konuşarak o içte yaşanan sessiz çığlığı dış dünyaya aktarmaya çalışmış.

    Kitapta olaya adı karışan kişi, daha önce çalıştığı yerler, haberlere uygulanan sansür gibi bir takım bilgilere yer veriliyor.
    Kitapta olaylar ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Medya, bürokrasi, sivil toplum ayağı, birbirine bağlı ve ayrık yerlerden de tek
    tek bahsediyor.

    Ensar vakfının kuruluşu, kuruluşunda yer alan kişiler, yıllar içinde katettiği aşamalar da kısaca anlatılıyor.

    Kitabın bitiş cümlesi olayı tekrar hatırlatmak babında dikkate değer. 'Karaman'da çocukların sessiz çığlığı hala yükseliyor...Duyacak mısınız bu çığlığı?'

    Tabi bir olaydan dolayı bir kurumu ya da örgütü toptan suçlamak da olmaz. Fakat bunun üzerinde dikkatli durulması ve olaya karışan o kişiyle varsa başka işbirlikçilerinin de sorgulanması, açığa çıkartılması ve yargılanması gerektiğinden
    bahsediyor.

    Mustafa Hoş kitabının sonlarına doğru "10 maddede Karaman Karanlığı" başlığı altında ise bazı sorular soruyor. Bunlar tam olarak cevaplanabilirse o zaman belki olay tam olarak aydınlatılabilir. Ama tek celsede mahkemenin bitirilmesi sonucu bazı şeylerin havada asılı kaldığını belirtiyor.

    10 çocuk bir kişi tarafından 'istismar' edilirken susan da suç ortağıdır" diyerek, bu sessiz çığlığın duyulmasını ve
    ses verilmesini bekliyor.

    Mesele buradaki a, b, c vakıf, dernekler değil. Orada yaşanan bir takım haksızlık, hukuksuzluk karşısında alınacak
    tavırdır. Bizden ya da bizden değil diyerek olaya baktığımızda sadece günü kurtarırız ama vicdan altında kalmış oluruz.
    Çünkü o olaylar kendi çocuğunuzun başına gelirse ne yapardınız? Yine birileri gibi sessiz mi kalırdınız yoksa olayın
    aydınlatılması için mi uğraşırdınız? Bam teli burası. Kendi çocuğunuzun başına gelseydi ne yapardınız?

    Maalesef hergün bu ve buna benzer olaylarla karşılaşıyoruz. Medyada duymasak yok sayacağız ama maalesef ülkemizde böyle olaylar yaşanıyor ve kısaca 'duyun bu çığlığı'.

    Ezcümle: Okuduğum kitap Aralık 2016 tarihli, Destek Yayınları'ndan çıkmış. 27/5/2018 tarihinde okudum, notlar çıkardım, önincelemeyi yazdım ama son incelemeyi 8/7/2018 tarihinde yazarak siteye ekledim.

    **'Çığlık'ın duyulması açısından okunması önemli bir kitap.
  • 1) Ferrarisini Satan Bilge 6/10
    2) Küçük Prens 10/10
    3) Kızıl Elma-Oğulla Buluşma-Beyaz Yağmur-Asker Çocuğu-Deve Gözü 7/10
    4) Ruhunu Haramdan Sakın 9/10
    5) Bülbülü Öldürmek 9/10
    6) Mavi Saçlı Kız 7/10
    7) Sisli Geceler 10/10
    8) Serbest Düşüş 6/10
    9) İyi Geceler Tweet Aşkım 6/10