• 752 syf.
    ·2 günde·Beğendi·10/10
    Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi (Murat Uyurkulak/Tol)....

    Dolu dolu edebiyat, umut yüklenmeye çalışılan ama alabildiğine umutsuz aşkı ile Günsel, aileyi bir arada tutmak isteyen Nermin, düzene ayak uyduran Rasim, devrim inancı her daim taze Hasan, her durumda hayattan keyif almaya çalışan Handan.....ve hepsinin tam ortasında bocalayan Kenan...
    .
    .
    1960 yılı öyle bir başlamıştı ki!!!
    Hey yavrum hey, kim getirdi seni bu ülkeye 1960 yılı?
    Regaip kandili yılbaşına rastladığından beri battık diyordu kitapta...
    Yedi bin lastik işçisi açıkta, Adanada gövde gösterisi, bütün özgürlükler var ülkede....el ele Nurlu ufuklara!....altı ay içinde seçim olacak diyorlar...daha geçenlerde Menderes, Saidi Nursi ile...
    Meriç, Ergene ve Tunca dört metre birden yükselmiş....üç cinayet, üç trafik kazası, Ege'de sel...Büyük Sahra'ya kar yağmış...Galatasaray: 2 Fenerbahçe:1 golünü Lefter atmış...devrimler süs değildir diyor İnönü...Amerika Türkiye'ye yeni silahlar verecek...İsmet Paşa İstanbul'da "gideceksiniz" dedi..dış basında tüm gazeteler türk basın rejimine saldırı haberlerle dolu...DP 'liler grev hakkına karşı da, CHP'liler yanaymış...iki on dört boyundaki Uzun Ömer ölmüş...Hay patlama 1960 yılı bakalım daha neler çıkacak daha Şubat'a yeni girdik..
    Üniversite gençliğihareketlendi, polis olaya müdahale etti, atlı polisler, coplu polisler, cipli polisler..öğrenciler üniversiteden sokaklata taştı, gözaltılar başladı..."HÜRRİYET HÜRRİYET" sloganları, Nisan ayı veee ordu sokaklarda.....öğrenciler coplanmıyor ama sıkıyönetim var, akşam dokuzda sokağa çıkma yasağı , vur emri var...
    Günsel üniversite öğrencisi , işçi diyor, halk bilinçlenmeli diyor...Kenan, yaşını başını almış, Günsel'e deli gibi aşık, 43 te bi içeri alınmış, bi tokat yemiş o gün, şimdi Günsel'in yanında devrimcilik oynuyor...
    Nimet Kenan'ın karısı, "bırakmam seni diyor" üstelik bir çocukları daha olacak...Günsel'de hamile, Kenan'ın haberi yok....
    Ortalık alı al, moru mor....herkes izleniyor, fişleniyor....
    Kenan aşık, olan bitenden ona ne! Günsel olsun yanında başka birşey istemiyor.
    "her aşk kendini yaşar, çaldığın kapı kapanır sonunda"
    Daha, daha, daha...
    Yorgun, bitkin, ağlamaklı bir okuma dönemi...
    Ve bitti....
  • 188 syf.
    ·6 günde·Beğendi·7/10
    #1edebiyat1bilim1film okuma maratonumuzun mayıs ayı bilim kitabı 50 Soruda Yapay Zeka... Nisan ve mayıs bilim kitaplarını neredeyse art arda okuyunca sanırım, bilime doymuş olabilirim
    .
    Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi olan Prof. Dr. Cem Say, bize bilgisayarın geçmişten günümüze gelişimini, bilim adamlarını, yapay zekanın hayatımıza etkisini 50 soru üzerinden anlatıyor... Kitapta matematik ve matematikçiler de olduğundan benim için okuması keyifli oldu o kısımları... Ama günümüze yaklaştıkça daha ilgi çekici olmaya başladı sorular... Çünkü biz de işin içindeyiz artık kullanıcı olarak... Elimizde o yapay zeka... Onsuz olmuyor sanki... Biz elimizde telefon olmadan önce ne yapıyorduk yaaa?
    .
    Kitaptaki;
    .
    Yapay Zeka dünyayı ele geçirip hepimizi yok edecek mi?
    .
    Robotlar aşık olabilir mi?
    .
    Bilgisayarlar bizi bizden iyi tanıyabilir mi?

    Bilgisayar nasıl ceviri yapar? gibi sorular çoğumuzun ilgisini çekecektir ...
    .
    Bilim ve Gelecek Kitaplığı 50 soruda kitap dizisine bir bakın derim. İçlerinde mutlaka ilginizi çekecek bir kitap vardır
  • 256 syf.
    ·22 günde·Beğendi·8/10
    Neredeyse Her Şeyin Kökeni... Evrenin oluşumundan uzaya çıkışımıza kadar olan bu uzuuuun süreçte, insanların, hayvanların neler yaptıkları, nasıl yaşadıkları üzerine kısa kısa bilgileri, renkli sayfalar arasında sunuyor bize kitap... Kitap yerine ansiklopedi desem daha doğru olacak sanırım ...Bir şeyler nasıl başladı neden ihtiyaç duyuldu gibi soruların kökenine iniyor ama tadımlık... Öyle zor bir anlatımı yok... Rahatlıkla okunabiliyor... Çizimlerle de desteklenmesi keyifli bir okuma sundu gerçekten...
    .
    Bölümler halinde alt başlıklarla sunuyor evren ve insanlık tarihini... Evren, Gezegenimiz, Yaşam, Uygarlık, Bilgi ve İcatlar şeklinde bölümlenen kitap/ansiklopedi bize yıldızlardan karadeliklere, güneş sisteminden petrole, dinazorlardan göbek deliği pamuğuna, cenazelerden müziğe, yazının bulunmasından kuantum mekaniğine, tekerlekten nükleer silahlara kadar bir çok bilginin kökenini sunuyor... Tabii arada hiiç aklıma gelmeyecek şeylerden de bahsediyor... Bazen mide bulandırıcı da olabiliyor ... Neyse bilim diyerek okudum ne yapayım ...
    .
    #1
    edebiyat1bilim1film okuma maratonumuzun nisan ayı bilim kitabıydı #neredeyseherşeyinkökeni ... Benim kitap okuyamadığım bir sürece rastladığı için yeni bitti ...
  • 382 syf.
    ·19 günde·Beğendi·7/10
    Ve mutlaka okumamız gereken bir eserin daha sonuna geldik. WhatsApp kitap okuma grubumuzun Nisan ayı kitabına başlamak zor oldu ama keyifle okuyup bitirdim. Akla yatmayan bir kurumun nasıl inşaa ve imar edildiğini akla yatırarak anlatan bir karakter ve bu karakteri etkileyen bambaşka bir tip. Etrafımıza şöyle dikkatle bakınca her alanda bir Halit Ayarcı’nın, her yerde yörede de bir Hayri İrdal olacağını göreceksiniz. Türk edebiyatının zenginliklerinden bir kitap. Zaman ve saat. Birbirinden güzel tespitler. Alınan notlar. Karışan kafalar. Mutlaka okuyunuz derim ve kitaplığıma yerleştiririm kitabımı.
    #saatleriayarlamaenstitüsü
    #ahmethamditanpınar
  • 256 syf.
    ·12 günde·Beğendi·7/10
    Bilim dergisi tadındaki ufuk açıcı birçok bilgi barındıran "Neredeyse Her Şeyin Kökeni" kitabını severek okudum. Evren, Yaşam, Uygarlık, Bilgi, Gezegenimiz gibi alt başlıklardan oluşan ve "Nereden geldik, nereye gidiyoruz?" mantığıyla bizlere aktarılan pek çok ilgi çekici bilgi bulunmaktaydı. Evrim teorisinin nesnel bulgularla desteklenerek sunulduğu kısımlar güzeldi. Kitap aynı zamanda çizimleri ve taslağıyla okuyucuya görsel bir şölen sunuyordu. Birkaç yeri sıkıcı ilerlese de genel olarak keyifli bir okuma oldu.
    * * *
    1edebiyat1bilim1film grubumuzun Nisan ayı bilim kitabıydı.
  • Nisan Ayı Okuma Raporum 🐣

    1-Uçurtma Avcısı-Khaled Hosseini (375)

    2-Aşk'a Yolculuk-Sinan Yağmur (265)

    3-Bin Muhteşem Güneş- Khaled Hosseini (430)

    4-Kroyçer Sonat- Lev Nikolayeviç Tolstoy (153)

    5-Allah'ını Seven Defanstan Ayrılmasın- Muammer Bilgiç (189)

    6- 1984-George Orwell (352)

    Toplam 6 kitap, 1764 sayfa.
  • 128 syf.
    ·1 günde·Puan vermedi
    Ohh be bir çırpıda okuyup bitirebileceğim kitapları özlemişim. Bir süreliğine başka hayatlarda dolaşmayı, hikayedeki meraklı komşu, yoldan geçen birisi, olaya şahit olan başka bir kelebek olmayı, farklı rollere girmeyi, gerçeklikten sıyrılıp hayal dünyasına dalmayı özlemişim.

    Birkutukitap’ın nisan ayı seçkisiydi bu kitap. Bazı kitaplar düşünülerek, bazı kitaplar hayal edilerek, bazı kitaplar ağlanarak, bazı kitaplar gülünerek okunur. Kişinin ihtiyacına göre okutur kendini kitap. Seçenler için tabi ki. Bu yüzden planlı okuma yapamam ben. Ruh halime göre seçimler yaparım.

    Kitaba adını veren hikayenin kurgusu etkileyiciydi. En çok onu beğendim. Sonra Mavi’yi. Akıcı ve sürükleyici anlatımı var yazarın. Merak edenlere tavsiyemdir. Sevgiylee.


    “Bir tomurcuğun gücüyle dönmektedir dünya. Kuşun kanadıyla nefeslenir ulu çınarlar. Çınar kötü olsa serçeye, nefessiz kalır; sevilmediği yerde kimse durmaz. Sevmek gerektir ki tabiatı, sırrını versin. Emek vermek gerektir. Çilek, sevenine tatlıdır. Alıcı kuşlar bile sevenine gider. Ağaç toprağa kök salıp, ışığa doğru büyür. Her bir şey kendini sevene yönelir.
    ....
    Koku, koklamasını bilen içindir. Köre ışık fayda etmez. Duymak, yaşamak, hissetmek gerekir. Tabiatın kendisi olmak gerekir. Ve ille de sevmek gerekir.” (s.17)
  • 144 syf.
    ·Puan vermedi
    Hayırlı Ramazanlar diliyorum arkadaşlar...
    Nisan ayı klasik okuma grubumuzla okuduğum Seyahat Jurnali adlı kitabın yorumu ile sizlerleyim
    Kitap bir günlük gibiydi. Ali Bey'in görevi nedeniyle 1885 yılında çıktığı gezide gördüğü yerleri, izlenimlerini okuyoruz.
    Gezmeyi çok severim. Bu yüzden kitabı okurken çoğu yerde ah keşke ben de oraları görsem dediğim oldu. Yalnız çok da bayıldım diyorum maalesef kitaba o gezdiği yerleri bize aktarırken bir şeyler eksikti ya yani nasıl desem ben kitap okurken kitaba kendimi kaptıririm. İçinde yaşarım ama bu kitapta bunu hissedemedim. Tabi bu benim düşüncem. Belki de siz çok seveceksiniz
    Unutmamak gereken bir şey var ben klasik okumaya başlayalı çok olmadı beni çekmemiş olması normal diyorum.
    İyi okumalar diliyorum
    Kitapla kalın arkadaşlar
  • Gamze Sutcu
    Gamze Sutcu Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca'yı inceledi.
    208 syf.
    ·3 günde·Beğendi·10/10
    Sevgili Budavetbizim okuma grubumuzla Nisan ayı okuma kitabımızdır kendileri. Ayrıca bu kitap bana sevgili Ozan aydın arkadaşımın da hediyesidir :)

    Yaşar Kemal hakkında çok şey yazmak isterim ama ben şimdilik kitabı yorumlamak istiyorum. Yaşar Kemal zaten bu kitabında da kalemini belli etmiş ve tarzını mükemmel bir şekilde yansıtmıştır.

    Öncelikle bu bir Çocuk Romanı olarak piyasaya sunulmuş olabilir. Ama kesinlikle her yaş grubunun okuması gerekmektedir.

    Kitapta geçen metaforların hepsinin yerli yerinde anlamlarını anlayabiliyorsunuz. Filler, ulukepez, karıncalar, sarı sakallı karıncalar ve kırmızı sakallı karıncalar gibi nicelerini. Yazar insanlardan da bahsederek çok güzel değinmeler yapmıştır hatta.

    Mesela "Sonra da o insanlar var ya, bizim gibi değildirler, onlar ölümlüdürler. Ölümlü olduklarını bilip, ölüm karşısında delirmişlerdir. Bu yüzden doğaya, kendi kendilerine , yıldızlara, her şeye kinle bakarlar. Sevgileri tükenmiş. Sevmeyi unutmuşlar, yaşam sıcaklığını yitirmişlerdir." alıntısı beni en çok etkileyen cümlelerinden birisidir.

    Fil; bu kitapta zalim bir yaratık olarak değil, en heybetli bir yaratık olarak seçilmiş kanımca. Karınca ise file nazaran en çalışkan ve en minik yaratık olarak metaforlandırılmış. Bu kurgu bir kere muhteşem olmuş.

    Toplumda sömürülenler, sömürenler, ikiyüzlü yönetici ve siyasetçiler, arada dalkavukuluk yapan milletler gibi birçok konu işleniyor. Dünyanın neresinde olursanız olun bu kitabı okuyun ve böyle topluluklar olduğunu göreceksiniz. Bu kitap sonsuz zamanda değerini korumaya devam edecektir bu nedenle.

    Neler var bu kitapta;
    *Karıncalara kendi varlıklarını bile unutturacak derecede beyinlerini yıkamaya yönelik işlenen siyaseti,
    *İlerleyen zamanlarda onları ele geçirip zulümlerle sömürmeyi,
    *Yok etme politikasıyla korkutarak kullanmayı,
    *Baş kaldıracak olurlarsa nelerle karşılaşacakları,
    *Kendi türleri arasında nifaklar sokarak bölmeyi,
    *Doyumsuzluğu ve bu doyumsuzluğun her çağda her millet için illet olabileceğini bizlere çok güzel ifade ediyor

    Ancak yazar diyor ki; HALA UMUT VAR.

    Birlik olmanın, bu kuvveti etkin ve zamanında kullanmanın özünün aşılıyor.

    Bu metaforlarla anlatılan, aktarılan her bir mesaja tek kelime ile BAYILDIM !

    Yaşar Kemal'in bu İnce Memed kadar pek de bilinmeyen kitabını kitaplığınıza yerleştirin olur mu.

    Sevgilerle.