Üniversite 1. sınıfta değerli hocam Serkan Acar ‘Bu kitabı mutlaka okuyun,’ diye diye başımızın etini yedi. Ama itiraf edeyim, o dönem vizyonsuzluğum, puan kaygısı ve zoraki baskılar yüzünden kitabı erteledim. İyi ki de ertelemişim; çünkü o zaman okusam ne keyif alacaktım ne de gerekli akademik bakış açısını yakalayabilecektim. Şimdi okuduğumda hem tadını aldım hem de hocamın ne kadar değerli bir tarihçi olduğunu bir kez daha gördüm. Kısacası, bir üniversitenin Tarih Bölümü’nde metodoloji dersinde bu kitap okutuluyorsa bilin ki orada fena sayılmayacak bir tarih eğitimi veriliyordur.
Kitabın saçma kapağına baktığınızda "Aa! ne güzel Mısır'ı anlatacak" diyebilirsiniz. Böyle olmadığını, kitabın asıl amacının Tarih Metodolojisini (Tarih yöntembilimi) anlattığını görünce üzülebilirsiniz. Carr’ın bu kitabı, tarih metodolojisinin en önemli eserlerinden biri. Ama işin aslı, kitabın daha ilk satırından itibaren Carr, “tarihi olgular” denen kutsal ineği kesip kebap yapıyor. Yani “tarih = objektif gerçekler yığınıdır” masalını çöpe atıyor.
Carr’a göre “olgular” kendiliğinden konuşmaz, onları seçip yorumlayan tarihçidir. Yani arşivde duran belgeler, ancak bir tarihçinin süzgecinden geçince “tarih” olur. Carr, “tamamen objektif tarih” diye bir şey olmadığını söyler; her tarihçi yaşadığı çağın, ideolojisinin, bakış açısının çocuğudur. Tarih yalnızca büyük adamların biyografisi değildir; ekonomik, toplumsal, kültürel faktörlerin birleşimidir. Carr, tarihte bir ilerleme fikrinin varlığını kabul eder ama bu ilerleme düz bir çizgi değildir. Tarih, çelişkilerle, çatışmalarla ve dönüşümlerle şekillenir.
Bu eser, 1960’larda yazıldı; yani Soğuk Savaş’ın en sert döneminde. Carr’ın Marksist düşünceye yakınlığı da burada devreye giriyor. O yüzden bireyden çok toplumsal yapıyı vurguluyor. “Tarih, kralın kararı değil, toplumun dinamikleridir” diyerek aslında burjuva tarihçiliğinin ensesine şaplak atıyor. Türkiye’de bu kitabın önemi çok daha farklı: Bizde hâlâ “Fatih İstanbul’u fethetti” düzeyinde kahraman merkezli tarih yazımı çok baskın. Carr ise diyor ki: “Kardeşim, toplumsal koşulları, iktisadi dinamikleri görmeden tarih yazarsan destan yazarı olursun, tarihçi değil.”
"Objektif tarih yoktur." Bu laf, hâlâ akademide kavga sebebi olur. Tarihçi = olguların efendisi. Belge varsa da onu seçip ışık tutacak olan tarihçinin kendisidir. Tarih ilerler, ama doğrusal değil. Bu, ilerlemeci pozitivist tarih anlayışına sert bir darbedir.
Carr aslında şunu diyor: Tarih dediğin şey laboratuvar deneyine benzemez. Ölç, biç, tart, kesin sonuç al, yok öyle bir dünya. Tarih, bir sosyolojik roman gibidir; kim anlatıyorsa onun tonunu alır. Yani tarihçi ister istemez biraz “hikâye anlatıcısıdır.” Bunu kabullenmek zorundayız. Yoksa eline belge tutuşturulmuş arşiv memurundan farkın kalmaz. Tabii bu da şu anlama geliyor. Tarihi yazan, aslında bugünü de inşa ediyor ve işte tam burada mesele politikleşiyor. Çünkü tarih kimin elindeyse, gelecek de onun ellerinde şekilleniyor.
Türkiye penceresinden bakarsak şunu belirtmek istiyorum. Tarih öğretmeniyim, şunu net bir şekilde gördüm. İnsanların duymayı istediklerini söylediğinizde iyi bir tarihçisiniz, aykırı şeyler söylediğinizde ise "sen bilmiyorsun gardaş, bak şu olay böyle..." denmeye başlanıyor. Oysa memlekette herkes tarihi kulaktan duyma boktan propaganda dizilerden öğrendikleri bilgilere sahip, sonra kahvede okey masasında götünün üstünde oturup sözde gerçeği bulduğunu zanneden dayı gelip ahkam kesme cüreti gösteriyor. Tarih biliminin büyük sorunları var. En önemlisi tarafsızlık. Osmanlı tarihini araştıran biri bugünkü siyasi konjonktüre ters bir şey yazdığı zaman "oooo sen bizim ecdadımız hakkında nasıl ileri geri konuşursun?" deniyor. Çoğu tarihçi bu toplum baskısına, aldığı eğitime rağmen, boyun eğiyor. Al işte gitti tarafsızlık, objektiflik ilkesi. İkinci büyük sorun ise olayların yaşandığı döneme göre değil de bu güne göre değerlendirilmesi ki bunu en çok yapanlardan biri Şems'ül Meali. Olayları manipüle ederek, bugünü dikkate alarak anlatmak ancak kitleleri kandırmaktır. Ancak iyi bir tarih bilgisine sahip birini kolay kolay kimse kandıramaz. Özetle, eğer tarih yazımını hâlâ Osmanlı’yı aklayan İslamcıların veya içi boş “ılımlı Kemalistlerin” eline bırakırsak, Türk ulusu “tarih bilinci” yerine masal dinlemeye devam eder. Carr’ın dediği gibi, tarihçi çağının çocuğudur. Ama çağını aşan tarihçi, ulusun da ufkunu açar.
Son olarak, Carr, bu kitabı ile bize şunu hatırlatıyor: Tarih, buz gibi soğuk “gerçekler” yığını değil, ulusların hafızasıdır. Ama o hafızayı doğru yazmak, cesur tarihçilerin işidir. Tarihçinin işi, geçmişi sadece kaydetmek değil, bugüne ışık tutmaktır ve bu ışığı karartmaya çalışan yobazlara, sahte kahramanlara, ideolojik çarpıtmalara inat, tarih yazımı objektif olmaya mecburdur; sike sike de olsa.
Bundan sonra biraz incelemenin dışına çıkacağım; çünkü Carr’ın ‘tarih nedir?’ sorusunu tekeline almasına gerek yok. Benim de yıllardır toparladığım, akademisyenlerin, düşünürlerin farklı tarih tanımlarından oluşan bir koleksiyonum var. Zaten tarihin tanımında bir birlik yok; kimine göre araştırılmış haber, kimine göre geçmişin bilimi, kimine göre de bugünün ideolojisi. İbranice ‘istoria’dan günümüze, herkes kafasına göre bir ‘tarih’ tanımı yapmış. İşte Carr’ın mevzusu da tam burada başlıyor. Tek bir tanım yok, olmayacak da.
"Tarih, tarihçi ile olgular arasında kesintisiz karşılıklı bir etkileşim süreci, bugün ile geçmiş arasında bitmez bir diyalogdur. Diğer bir deyişle tarih, tarihçinin belgeleri yorumlayarak o dönemin tasarımını, kurgusunu ortaya çıkarmasıdır. Tarih yoktur. Tarihçi vardır.”
Edward Hallett Carr
“Tarih geçmişin ve bugünün incelenmesidir.”
Lucien Febvre
“Tarih, zaman içinde insanların ilmidir.”
Marc Bloch
"Tarih, çevremizi saran ve bizi meşgul eden bugünün kaygı, sıkıntı ve sorunları adına geçmiş zamanların sorgulanmasından başka bir şey değildir."
Fernand Braudel
"Tarih, hakikatte meydana gelmiş olaylarla ilgilidir. Gerçeğin ne olduğu belgelerde saklıdır ve gerçek ancak belgelerin eleştirisiyle ortaya çıkar. Belge yoksa tarih de yoktur."
Leopold Von Ranke
"İnceleyeceği çağın insanının kimliğine bürünmektir."
John Tosh
"Anlatısı delillere dayanmalıdır."
Michael Stanford
“Tarih hafızaya bir yük değil, ruhun aydınlanmasıdır.”
Lord Acton
"Geçmiş, hayatın bir tekamülü olarak gelecek hakkında düşünmeyi sağlar."
Zeki Velidi Togan
“Gerçek bir tarih için kaynaklara gitmek, kaynakları iyi tenkit edip değerlendirmek gerekir.”
Halil İnalcık
"Tarih, bir olayın tarihini bilmek değil, olayları değerlendirmek ve ders almaktır.”
Ahmed Cevdet Paşa
"Sayıya dayanmayan tarih bilim niteliği taşıyamaz."
Emmanuel Le Roy Ladurie
“Görünür âlemde zuhura gelmiş olup geçen günlerin tecrübesiyle öğrenilen hadiselerin bilinmesi.”
Ahmet Vefik Paşa
“Tarih, coğrafyanın dördüncü boyutudur, ona zaman mana verir.”
Hendrik Willem Van Loon
“Tarihten alınması gereken en önemli ders, insanların tarihten pek fazla ders almadıklarıdır.”
Aldous Huxley
"Tarih, tarihçilerin yaşantısıdır. Tarihçiden başkası onu 'yapamaz': Tarihi yapmanın tek yolu, onu yazmaktır."
Michael Oakeshott
"Tarih istediğimiz her kelimeyi yazabileceğimiz, bir çocuğun harf kutusudur."
James Anthony Froude
"Tarih bir dönemin öbüründe kayda değer bulduklarının yazımıdır."
Jacob Burckhardt
“Tarih, geçmişi yargılamaktan başka bir şey değildir.”
Alain
“Herkes tarih yapabilir ancak sadece büyük bir adam tarih yazabilir.”
Oscar Wilde
“Tarih, insanın evrimlerinin ve bunların yaptıklarının anlatılmasıdır.”
Ernst Bernheim
“Tarih, başka başka insanlara ve zamanlara rastlayan vak'aların tekrarlamasından başka bir şey değildir.”
François-René de Chateaubriand
“Tarih, sayısız yaşam öyküsünün özüdür.”
Thomas Carlyle
“Tarih; çoğu hilekâr olan hükümdarlar ve çoğu ahmak olan askerlerin yol açtıkları çoğu önemsiz olan olayların çoğu asılsız olan hikâyesi.”
Ambrose Bierce
“Tarihten hiçbir şey öğrenilemeyeceğini, tarihten öğreniriz.”
Bernard Shaw
“Büyük adamlar tarihi, tarih de büyük adamların yaptıklarını süslemiştir.”
La Bruyere
"Tarih, üzerinde uzlaşılan yalanlar kümesidir."
Napoleon Bonaparte
“Tarih; okuyana, kendi gözünün görme derecesine göre, yol gösteren bir kılavuzdur.”
Jean-Jacques Rousseau
“Tarih, her şeyin tarihle doğrulanabileceğini doğrulamaktadır.”
Voltaire
“Tarih, insanların düşlerinin en aydınlık olanlarını gerçekleştirmek için giriştikleri, umutsuz bir çabadan başka bir şey değildir.”
Albert Camus
“Tarih çok az insanın yaptığı, geri kalanların da tarla sürdüğü veya su kovaları taşıdığı bir şeydir.”
Yuval Noah Harari
“Tarihi öğrenmeyenler, onu tekrar yaşamak zorunda kalırlar.”
George Santayana
“Tarih, muazzam bir erken uyarma sistemidir.”
Norman Cousins
“Tarih okumak; insanları bilge, şiiri espirili, felsefeyi derin düşünceli, ahlâkı ciddi yapar. Mantık ve belâgatta tartışma niteliği sağlar.”
İbrahim Şinasi
“Tarih insanlığın öğretmeni olmalıdır. Eğer böyle olmazsa gençlere tarih öğretenler en kabahatli olanlardır.”
Johann Friedrich Herbart
“Tarih, yüzyılların tanığı, gerçeğin ışığı, yaşamın efendisi ve geçmişin habercisidir."
Marcus Tullius Cicero
"Geçmişler geleceğe suyun suya benzemesinden daha çok benzer; Olmakta olan şeylerin sebepleri hakkında bir tahkikattır; Tarih insanın sosyal yaşamının incelenmesi, sosyal yaşamının zaman ve mekânsal sınırları içerisinde anlaşılmasıdır."
İbn-i Haldun
“Tarih, bugün var olan toplumsal ilişkileri yorumlamaya yarayan bir araçtır.”
John Dewey
“Tarih zamanların ışığı, olayların hazinesi, gerçeklerin tanığı, iyi nasihatlerin ve tedbirin kaynağı, davranışın ve adaletin kaidesidir.”
Montesquieu
“Tarih, büyük adamların değil, toplumsal sınıfların arasındaki savaşın anlatımıdır.”
Karl Marx
"Nasıl haşhaş, eroin müptelalığının ham maddesiyse, tarih de milliyetçi, etnik ya da fundamentalist ideolojilerin ham maddesidir."
Eric J. Hobsbawm
“Geçmişini bilmeyen, yani kendini tanımayan bir toplum, tıpkı hafızasını kaybetmiş, akıntıya kapılmış gibidir.”
Mübahat Kütükoğlu
"Tarih, bize önceden görme imkânı pek vermez, fakat zihnin bağımsızlığı ile ortak olduğundan bizim daha iyi görmemize yardım edebilir."
Paul Valery
“Tarih, geçmişten bize ulaşan günümüzde ortaya çıkan tenkitçi ve yorumcu bir anlayışıyla incelenen kalıntılardır.”
Frederick Jackson Turner
“Her tarih çağdaş tarihtir ve her tarih eseri bir anlamda yazıldığı zamanı anlatır."
Benedetto Croce
"Tarih, yavaş yavaş birbirleriyle rekabet eden iddia ve karşı iddialardan oluşan bir bataklık."
Peter Novick
“İnsanı insan yapan tarihe sahip olması değil, kendi tarihinden bir şeyler öğrenebilmesidir.”
Carl Friedrich von Weizsäcker
"Hafıza yoksa kimlik yoktur; kimlik yoksa ulus yoktur."
Anthony D. Smith
"Tarih bir ulusun nelere yetenekli olduğunu ve neler başarabilme gücünde olduğunu gösteren en doğru bir kılavuzdur."
Mustafa Kemal Atatürk
"Geçmişi biz ancak başkasının aracılığı sayesinde tanımaktayız."
Leon Halkin
"Tarih, kainatın vicdanıdır."
Ömer Hayyam
“Geçmişte meydana gelen olaylar hakkındaki belgelerin verileridir."
Will Durant
“İnsanların yaptıklarının zamanla sönüp gitmemesi."
Herodotos
“Tarih, bir anlamda halkların kutsal kitabıdır.”
M.İ. Karamzin
"Gerçeğin kaynağı, tarihtir; zamana denk olan, olayları saklayıp koruyan, geçmişe tanıklık, şimdiki zamana örnek teşkil eden, geleceğin habercisi tarih."
Miguel de Cervantes
"Tarih, insanın denetimi altında tuttuğunu hayal ettiği mukadder bir akıştır; Tarihi insanlar yapar, sırası geldiğinde, tarih de insanları bozar. İnsan tarihin hem faili hem nesnesi, hem icracısı hem kurbanıdır."
Emil Michel Cioran
“Tarih bir tutkudur, azaptır, kurbanları sürüyledir.”
Albert Caraco
“Tarih eski hataları tekrarlayan yeni insanlardan ibarettir.”
Sigmund Freud
“Tarih geçmişin gelecekte bıraktığı bir yankıdır.”
Victor Hugo
“Tarih, yaşamımız olan temel gerçeğin sistematik bilimidir. Dolayısıyla, içinde yaşadığımız en kesin güncelliğin bilimidir.”
José Ortega y Gasset
"Tarih, yok olanla değil bir zamanlar var olanla ilgilidir."
Cemal Kafadar
"Tarih, geçmişte neler olup bittiğini bilmek için okutulmaz. Tarih öğrencinin gelecekte, kendi milletinin hayatını sağlamak için takip edebileceği yolu öğrenmesi için öğretilir. Esas gaye budur. Tarih, bir amaca ulaşma araçlarından biridir."
Adolf Hitler
"Tarih, yargılar ortaya koymak için değil "dünyayı ve olayları anlamak" için bir araçtır. Anlamak ve anlamaya çalışmak tarihin en temel dinamiğidir."
Taha Niyazi Karaca
"Tarih bir tahriften ibarettir. Tarih, geçmişten geleceğe uzanan ve bugün gördüğümüz bir rüyadır. Bütün rüyalar gibi tarih de yorumlanabilir; ama görülürken değil."
Oğuz Atay
“Tarih ikna etmek için değil, izah etmek için yazılır.”
Lâtin Atasözü
"Tarih öğretiminin amacı:"Öğrenciyi anlayışlı, şuurlu, hislerinde hararetli ve devamlı, faaliyete ve fedakârlığa hazır yurtseverler haline getirmektir."
Schneider
“Tarih insanların anıları üzerine yazılan döngüsel bir şiirdir."
Percy Bysshe Shelley
“Tarih, tarihe hizmet etmiş olanları yaşatmakla vazifesini görür.”
Afet İnan
"Tarih, yapısı itibariyle daima tek taraflı bir tutanaktır."
Dan Brown
"Geleceği görebilmek için tarih bilmek çok önemlidir. Birey için hafıza neyse, bir ulus içinde tarih odur. Tarihini çarpıtan bir toplum nörotik bir kişi; tarihini bilmeyen bir toplum ise hafızasını kaybetmiş bir insan gibidir."
Bernard Lewis
“Tarih, tarihçinin zihni bir ürünüdür.”
R. G. Collingwood
“Tarih, insan toplumlarının zaman içinde evrimidir.”
Emile Durkheim
“Tarih yalnız devleti idare edenler için değil, herkes için lazımdır.”
Namık Kemal
“Tarih, halkları bilinçlendirmektir.”
Jules Michelet
“Tarih, birçok belgeden dağınık olguları bir araya getirmek, bir binanın bilimsel olarak inşası gibidir.”
Charles Seignobos ve Victor Langlois
“Tarih, insanlığın öğretmeni olmalıdır.”
Johann Friedrich Herbart
“Tarih, kanıtlara dayalı olarak değişimin kaydedilmesidir.”
E. P. Thompson
“Tarih, zihinsel bir etkinliktir. İnsan deneyimlerinin bireylere öğretilerek bireylerin deneyimlerini geliştiren, bugünü anlamamıza yardım eden ve geleceğe ışık tutabilecek bir alandır.”
G. R. Elton
“Tarih maksatsız bir malumat yığını değil, topluma hitap eden, cemiyetin haldeki durumuyla alakalı ve aynı zamanda istikbali de tanzimde rol oynayan başlıca bilgi şubelerinden biridir.”
İbrahim Kafesoğlu
“Tarih, vesikaların işlenmesinden ibarettir. Bir müşahade ilmi değil, muhakeme ilmidir.”
Charles Seignobos
“Tarih, büyük insanlar tarafından yaratılır.”
Plutarkhos
"İnsanın tarihi yoktur, toplumun tarihi vardır."
Auguste Comte
"Tarih birbiriyle ilişkisi ve anlamı olmayan bir yığın tesadüfî olaylar zincirinden ibarettir."
Karl Theodor Richard Lessing
“Tarih rejimi kuvvetlendirmek için kullanılan bir araçtır.”
Mustafa Satı Bey
“Tarih, her asırda kavimlerin, hükümdarların ve yöneticilerin hocası olma özelliğine sahip bir ilimdir.”
Enver Behnan Şapolyo
“Tarih her zaman çağdaş, yani politiktir.”
Enzo Traverso
“Tarih, bir yönüyle değişmeyi gösteren fakat değişmeye fazlada müdahale edilemeyeceğini ihsas eden bir disiplindir.”
İlber Ortaylı
“Tarih, sonsuz bir cehennemdir, insanlığın aynı hataları tekrar tekrar işlediği bir araf.”
Jorge Luis Borges
“Tarih tek yönlü bir yol. İleri doğru yürümeye devam etmek zorundayız. Ama her zaman ileri bakmak zorunda değiliz. Bazen de etrafa bakınıp gördüklerimizin keyfini çıkarabiliriz.”
Matt Haig
“Tarih daha çok, çoğu ne zafer kazanmış ne de yenilgiye uğramış olan hayatta kalanların anılarıdır.”
Julian Barnes
“Tarih geçmiş olayların, insanların nasıl yaşayıp öldüklerinin, yaptıkları ve söyledikleri şeylerin gerçeğe sadık bir kaydıdır.”
Robert Graves
"Geçmişini unutmayan geleceğinin efendisi olur."
Sima Qian
“Tarihçi Tanrı gibi olmalıdır, her şeyi ve herkesi sevmeli, şeytanı bile.”
Theodor Mommsen
"Tarihçiler aktörü insan olan gerçek olaylar anlatırlar; tarih gerçek bir romandır."
Paul Veyne
"Tarih insanların ve yaptıkları tercihlerin incelenmesidir."
Zachary M. Schrag
"Tarih, halk yığınlarının bir hayvan sürüsü hâlinden ya da çalışkan bir karınca yuvası şeklinden çıkarılarak, akılcı ve neşeli bir yaşam üreten milyonlarca sanatçı ve üreticiye dönüştürmenin çözümlerini, devlet hayatının nasıl güçlendirileceğini, toplumun nasıl eğitileceğini gösteren bir bilimdir."
Grigory Petrov
"Tarih, herhangi bir insan sınıfının hayatları, mülkleri ve bütün dünyevi mutluluklarının uygulayabildikleri güç ölçüsünde gerçekleşebildiğini göstererek insan doğasının acımasızlığını ortaya koyar."
John Stuart Mill
"Tarih, zafer kazananların yalanları değildir; tarih daha çok çoğu ne zafer kazanmış ne de yenilgiye uğramış olan hayatta kalanların anılarıdır."
Julian Barnes
"Tarih, gerçekten olanı aktarmaktır. Politika ise olanı belirli bir bakış açısıyla sunmak ve yutturmaya çalışmaktır. Tarih açıklar, politika haklı çıkar. Tarih perdeyi açar, politika perdeyi örter, bir tarafın hikayesini anlatır. Politikacılar, gerçek tarihten nefret eder. Gerçek tarih ise politikacıları sevmez."
Neale Donald Walsch
"Tarih, her biri kendisi, arkadaşları ve sevdikleri için düzgün bir hayat yaratmaya çalışan, kimi zaman dünyayı olduğu gibi kabul eden, kimi zaman onu değiştirmek için çırpınan, çoğu kez başarısız, kimi zaman başarılı çok sayıda erkek ve kadının eylemlerinden oluşmuştur."
Chris Harman
"Tarih bilinci, bugünü yeterince bilinçli yaşamak ve yarını da gerçekçi bakış açılarının yörüngesine oturtabilmek için geçmişle hesaplaşmak demektir."
Ahmet Cemal
“Tarihten nefret etmiyorsun, lisede sana öğretilme şeklinden nefret ediyorsun.”
Stephen E. Ambrose
Görüleceği üzere tarihin tanımı hakkında birçok farklı yorum olsa da, ‘geçmiş’ kavramının tarihin vazgeçilmez unsuru olduğu açıktır. Ancak bütün bu akademik şatafata rağmen ben meseleyi daha sade görüyorum: Tarih, kavimlerin hayatta kalma yarışında öne geçmek için dövüştükleri ve bunu da benliklerini koruyarak yapmak zorunda oldukları bir arenadır.
Peki sizin için Tarih nedir?
Rica ederim, faydalı bulmanıza sevindim. :) ‘Tarihi kimden okumalıyız?’ sorusu aslında bayağı derin; çünkü herkes kendi ideolojisine göre bir tarih yorumu yapıyor. Benim kısa cevabım şurada: #228583660
Öncelikle efenim incelemeniz çok güzel olmuş, kaleminize sağlık.
Atam yine her zamanki gibi doğru demiş🫡.
Aldous Huxley ve Bernard Shaw'in sözlerini de beğenmiş bulunmaktayım. Söyleyeceklerim bu kadar sjsjsjjs